• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
1 Ekim 2013 Salı

Söz sırası muhalefette

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı Demokratikleşme Paketi’nin ayrıntıları dünden beri kamuoyu tarafından enine boyuna tartışılıyor. 
Açıklamanın yapıldığı, gazete ve televizyonların genel yayın yönetmenleri ile başkentteki temsilcilerinden oluşan davetlilerin, bakanların ve bazı AK Parti yöneticilerinin bulunduğu toplantıya ben de katıldım. 
Açıklama sonrasında, aramızda, ekranlarda ya da ayaküstü de olsa kabine mensuplarıyla kısa değerlendirmeler yaptık. 
Burada tekrar kulak misafiri oldum ki, öncelikle Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın çalışma temposu, neredeyse ömrü Ankara’da siyasileri takiple geçmiş bütün gazetecileri şoke ediyor. 
Kulislerde bu tempo takdir ve şaşkınlık içinde mutlaka gündeme getiriliyor. 
Nitekim salonda arada gözleri dalan meslektaşlarım oldu. 
Ancak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, önce iyi bir girizgâh ve adeta bir manifesto ile atılacak demokratikleşme adımlarının oturacağı zemini temellendirdi. 
Sonra sırasıyla yasal düzenleme gerektiren ya da idari düzenlemeler ile hayata taşınacak adımları sıraladı. 
İçeriği bir kenara bıraktığımızda, sunum tekniği açısından da etkiliydi. 
Hatırlarsanız AK Parti kurulurken, hareketin adı epey bir müddet “Yenilikçiler” olarak anılmıştı. 
On bir yıl boyunca, AK Parti bu ülke için pek çok yeniliğe imza attı. 
Ancak dünkü paket, bugüne kadar hayata taşınanların en kapsamlısıydı. 
Yenilikçiler” on bir yıl sonra bile, Türkiye’nin geleceğini en çok düşünen, bu konuda kafa yoran ve proje üretip siyaset sahnesine sunan parti olma özelliklerini, dün bir kez daha gösterdiler. 
Elbette diğer siyasi partilerden farklı eleştiriler gelecektir. 
Körün fili tarifi gibi, paketin içinde yer alan herhangi bir konudan yola çıkarak farklı yorumlar dinleyeceğiz. 
Demokrasi zaten bu demektir. 
Çoğulculuk içinde aykırı sesler de duyacağız. 
Ama dün bir kez daha ortaya çıktı ki, AK Parti “zamanın ruhunu” iyi okuyarak, toplumun taleplerini belli bir zamanlamayla gündeme taşıyor. 
Ve bunda da başarılı oluyor. 
Örneğin başörtüsü meselesi. 
Bu mesele, parti kurulduğunda bazıları için en elzem konuydu. 
Neler yaşanmadı ki? 
Bazı yaraları deşmemek için örnek vermeden geçiyorum. 
Aradan on bir yıl geçtikten sonra bu yaraya neşter vuruldu. 
Başörtüsünü sadece bir örnek olarak zikrettim. 
Diğer yenilikçi adımları zaten gazetemizde ayrıntılı olarak işledik. 
Ben bütün bu adımların ardındaki zihniyeti açıkça ortaya koyduğu için siyasi partiler ve seçimler konusunda pakette yer alanlara işaret etmek istiyorum. 
Öncelikle AK Parti toplumun taleplerini çok iyi okuduğunu her vesileyle ortaya koyuyor. 
Nitekim bu pakete toplumsal desteğin çok geniş olacağını düşünüyorum. 
Gün içinde karşılaştığım taksiciden, tezgâhtara varıncaya kadar insanımıza dokunan bir açıklama olduğuna tanık oldum. 
Bu elbette kesin bir ölçü değil; ama şurası kesin ki, her zaman olduğu gibi esasen muhalefetin seslendirmesi gereken konularda bile, aksiyon alan iktidar oluyor. 
Siyasi partilere devlet yardımı yapılması için alınması gerekli görülen oy oranının yüzde 7’den 3’e indirilmesi, esasen kimin meselesidir? 
Ya da Siyasi Partiler Yasası’nın getirdiği bir ilçede örgütlenebilmek için bağlı beldelerin en az yarısında örgütlü olma şartı AK Parti’nin gündemi olabilir mi? 
Seçim sistemi konusunda da AK Parti’nin bu paketle ortaya koyduğu öneri esasen tam bir meydan okumadır. 
Muhalefetin önüne bütün seçenekleri açıkça koyuyor. 
Daraltılmış bölgeden, dar bölge sistemine varıncaya kadar her türlü seçim sistemine açık olduğunu beyan ediyor. 
Barajın yüzde 5’e düşürülmesine de varım diyor ya da dar bölgeyle tamamen sıfıra indirilmesine de! 
Demokratikleşme Paketi’nin siyasi partiler ve seçimler ile ilgili yenilikleri, Türkiye’de esasen bir muhalefet sorunu olduğunu ortaya koyma iddiasıdır. 
Önümüzdeki günlerde muhalefetin tezlerini dinleyip böylesi bir iddianın doğru olup olmadığını göreceğiz. 
Özellikle seçim sistemi tartışmaları konusunda muhalefetin ne yapacağını açıkçası merakla bekliyorum. 

<p class='MsoNormal'>Fatih'te arıza yapan İETT otobüsü, vatandaşlar tarafından  yaklaşık 300 metre i

İETT otobüsü arızalanınca 300 metre itildi

Nesli tehlike altındaki şah kartal, Ankara'da tüfekle vuruldu

Tavşanlı Höyük'te bölgenin 'endüstrileşmiş ticaret merkezi' olduğuna dair bulgulara ulaşıldı

Kesilen ağaçtan bir anda kan akmaya başladı!