• $8,3366
  • €10,1856
  • 501.205
  • 1463.86
06 Ocak 2014 Pazartesi

Sel gider, kum kalır...

Cumartesi günü, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Dolmabahçe’de gazeteci, yazar, sivil toplum kuruluşu yöneticileri ve akademisyenlerle bir araya geldi.
Başbakan Erdoğan’ın üslubunu bilenler için toplantıda sürpriz yoktu.
Önce zaman planlamasına bakalım, toplantı tam dört saat sürdü, hiç ara verilmedi.
Yanlış anlaşılmasın, uzamadı; zaten bu kadar sürecek bir toplantı ön görülmüştü.
Önce kısa bir açış konuşması yaptı Başbakan Erdoğan.
Sonrasında eline ya kalem aldı ya da mikrofon.
Sorulan bütün soruları dikkatle dinledi, not aldı ve sorunun hemen ardından ya kendisi cevap verdi ya da ilgili bakandan cevap vermesini istedi.
Sorulmayan kalmadı dersek yeridir.
Merak ettiğimiz her konuda tatmin edici cevaplar aldık.
Toplantı başlamadan önce, selamlaşmalar sırasındaki ağırlıklı gündem ise, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın birkaç gün önceki ‘tweter’ odaklı sözleriydi.
Nitekim kendisi de bu konudaki değerlendirme ve esprilerini sürdürdü.
Bu kadar gazetecinin olduğu bir toplantıda, konuşulanlara ‘off the record’ kaydı düşülseydi bile konu kamuoyuna zaten mal olurdu.
Yıldıray Oğur, bu toplantının dinlenip dinlenmediğine dair düşüncesini sorunca, Başbakan Erdoğan, teknolojinin bugün geldiği noktada bunun artık dışarıdan da yapılabildiğine işaret etti.
Herhangi bir şerh de konulmayınca, sorulan her soru ve verilen her cevap enine boyuna ekranlarda, sütunlarda, köşelerde yer buldu.
En çok konuşulan ise Başbakan Erdoğan’ın açıkladığı ıslak imzalı mektup oldu.
Toplantıdan sonra, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün isteğiyle Fehmi Koru’nun Fethullah Gülen Hoca’yı ziyaret ettiğini ve onun hatırlatmasıyla bir mektup yazıldığını ve Cumhurbaşkanı Gül’e ulaştırıldığını öğrenmiş olduk.
Gerek ziyaret, gerek mektup konusunda Başbakan Erdoğan’ın da bilgilendirildiği, mektubu bilgisayara aktaran kişi tarafından ifade ediliyor.
Ardından mektubun sadece muhabbet içerdiğinin delili olarak bazı paragraflar yine aynı isim tarafından kamuoyuyla paylaşıldı.
Sadece o paragraflar okunduğunda bile, ortada bir iletişimsizlik olduğu zaten açıkça anlaşılıyor.
Tartışma, bu yazının boyutlarını çok aşar.
Ama sadece bir soru sorayım:
Cumhurbaşkanı Gül ya da Başbakan Erdoğan, örneğin İstanbul Emniyet Müdürü’nün atama kararnamesinin altındaki henüz kurumamış imzalarının, Fethullah Gülen Hoca tarafından ıslak imzalı ve özel elçiyle yollanan, 21 Aralık’ta yazıldığı anlaşılan bu mektupla ağır biçimde eleştirilmesini sizce nasıl karşılamalılar?
Toplantının en çok konuşulan mektup konusunun ardından, benim bu toplantıyı nasıl okuduğuma gelince...
Başta Başbakan Erdoğan olmak üzere, hepimiz bu süreçte inanılması çok kolay olmayan bir sürü gerçekle yüzleştik.
Bir kez daha öğreten, olgunlaştıran yeni ama farklı acılar yaşandı. Dolmabahçe Toplantısı, tam da siyasi hayatımızda yeni bir dönemin başladığı günlerde yapıldı.
Yine o klişe diyebilirsiniz ama emin olun ki, bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.
Usta” artık “Devlet Adamı” olarak temayüz ediyor.
İnsani ilişkilerinde her zaman merhametiyle öne çıkan Başbakan Erdoğan, devleti yönetirken tolerans göstermeyecek, taviz vermeyecek.
Merhametten maraz doğduğunu yaşayarak öğrenmiş olarak devlet içindeki örgütlü çeteyi tasfiye edecek.
Fethullah Gülen Cemaati’nin bu yapıyla bağlarını koparacak.
Ve ilk hedefi egemenliğin sözle değil gerçek anlamda kayıtsız şartsız millette olacağı bir devlet yapısını gerçekleştirmek olacak.
İnadına demokrasi, daha çok demokrasi diyecek ve bunu yapacak.
Demokratikleşme paketleri birbiri ardına gelecek.
Türk Milleti adına karar veren ama doğrudan ya da dolaylı olarak millete hesap vermeyen yargıdaki mevcut yapı yeniden düzenlenecek.
Belli ki, AK Parti’den yeni istifalar da olacak.
Ama o her zaman olduğu gibi yoluna, yürüyüşüne devam edecek.
Her kritik kavşakta olduğu gibi, tevekkül ederek...
Ve...
Sel gider, kum kalır diyerek.

<p> </p>

İsrail'e karşı uluslararası denge nasıl sağlanır?

Filistin'de işgalci İsrail'e ait patlamamış bir füze bulundu

Belediye ekipleri Marmara Deniz'indeki deniz salyasını temizlemeye başladı

ASELSAN'ın mikro insansız hava aracı ''Saka'' kanatlandı