• $8,2364
  • €10,0327
  • 484.788
  • 1441.33
23 Aralık 2013 Pazartesi

Madalyonun iki yüzü...

Sayılı gün çabuk geçermiş.
Sadece 96 gün kaldı.
İlk sandık önümüze geliyor.
Sonrasında, isterseniz milli irade budur deyin; isterseniz hadiste buyurulduğu gibi, “çoğunluk yanılmaz” deyin.
Ama sabırla bekleyin.
Hüküm vermeden, karakter cellatlığı yapmadan, elinize bir körük kapmadan, durun ve düşünün.
Öncelikle beklenmesi gereken, mahkeme kararı ya da sandık dediğimiz o büyük jüriden çıkacak seçim sonucudur.
Sonrasında ise Cumhurbaşkanlığı seçimi var.
Türkiye Cumhuriyeti, tartışmasız tarihinin en keskin dönemecinde.
Yönetim sistemi değişiyor, başkanlık sistemine geçiyor.
Artık tek dereceli bir seçimle, başkanını doğrudan seçecek.
Bu arada olacakları teenni içinde izleyin.
Zaten başka bir yolu da yok, kalmadı.
Bu arada yaşanması gereken yaşanacaktır.
Nedir o derseniz...
Kimileri, ama diyecek olabilir.
Bu işin aması yok.
Devlet, hepimizin son ve yegâne güvencesidir.
Çoğu şeye “Amenna” diyebiliriz.
Ardından, “Bir dakika!” diyeceklerimiz gelir.
Birlikte yaşamamızın temelinde, hepimizin saygı duymamız gereken kamu düzeni geliyor.
Devlet içinde devlet olmaz.
Olamaz.
Ve bunun “aması, maması” yoktur.
“Kuzgunun leşe üşüşmesini” istemiyorsak...
“Devlet başa” diyeceğiz.
Bu milletin kültürel genlerinde var.
“Başsız börk, ilsiz (devletsiz) Türk olmaz!” atalar sözü boşuna söylenmiş değil.
O halde... Devlet kadroları, olması gerektiği gibi, işini doğru yapan, farklı hesaplar gütmeyen, umur görmüş ama mutlaka ve öncelikle, ehliyet ve liyakat sahibi isimlere emanet edilecek.
Ve onlar da asla asli işlerinin dışında bir oyunun parçası olmayacaklar.
Artık iyice anlaşıldı ki, sadece size ya da sevdiğiniz, güvendiğiniz birine sadakat yetmiyor.
Rahmetli Hoca ne diyordu?
“Siyasette tekkeye derviş aramayacaksın, bu işi yapacak ehil insan arayacaksın.”
Tuzun koktuğu yer, işte tam da burasıdır.

“Çalandan hesap sorarım”

Gelelim madalyonun diğer yüzüne...
Uçuşan iddialar tek kelimeyle vahim.
Fakat adı üstünde: İddia.
Bu toz bulutu dağılacak ve gerçek ortaya çıkacak.
Savcılığın gözaltına aldığı isimlerden 24’ü tutuklandı. Serbest bırakılanların sayısı ise, tutuklananların neredeyse üç katı.
Devlet konusunda son derece kararlı, insan haysiyeti konusunda ise olabildiğince temkinli olmak zorundayız. Rahmetli Dündar Taşer, Ziya Nur’un kaleme aldığı hatıralarında, Osmanlı Hanedanı’nın devletin bekası için kardeş katlini bile caiz bulduğu fetvayı anlatırken, devleti için bir kedi bile kurban edemeyeceklerin elbette bunu anlayamayacağını çok güzel anlatır. Madalyonun her iki yüzü de kamu vicdanını kanatıyor.
Devletin içinde devlet görmek de, rüşvet ve yolsuzluk da asla kabul edilemez.
Şimdiye kadar devletin içindeki devletin tasfiye operasyonlarını yaşadık.
17 Aralık Operasyonu, on bir yıl boyunca defalarca deşifre edildiği halde, böyle bir yapının hâlâ var olabildiğini hepimize bir kez daha gösterdi.
Aynı operasyon karşımıza rüşvet ve yolsuzluk iddialarını çıkardı.
Şimdi, bu iddiaların gerçek olup olmadığını anlayacağız. Mahkeme kararı ya da seçim, karşımıza kapı gibi bir sonuç çıkaracak. AK Parti, böyle bir durumda hiç tereddütsüz gereğini yapacaktır.
Nitekim Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Babamın oğlu olsa devletin malını çalana hesabını sorarım. Gereği ne ise yaparım” derken, “İstifa etmezsem şerefsizim” diyen Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu da bu duruşun altını en kalın biçimiyle çiziyor.

Peki, mesele yolsuzluk mu?

Büyük resme bakınca, meselenin sadece yolsuzluk olmadığı açıkça görülüyor.
Türkiye, cumhuriyet tarihinin en kritik yılına giriyor.
Düşmanları görüyor ki, çözüm süreci Türkiye’ye tutulamaz bir ivme kazandırıyor.
2014 tam anlamıyla bir dönüm yılı olacak.
Elbette, milletin kararını değiştirmek için akla hayale zor gelecek bütün yöntemler, hem de sonuna kadar kullanılacak.
Bugünün dünyasının en çıplak gerçeği olan uluslararası amansız ekonomik savaş, hemen her zaman karşımıza çıkıyor. Bazen adli bir operasyon, yeri geldiğinde masum görünen toplumsal bir tepki, biliniz ki esasen büyük resimdeki savaşın bir parçasıdır.
İddianız olduğunda, uluslararası sistemin adil olmayan paylaşımını milletiniz lehine bozmaya kalktığınızda hedefe konuluyorsunuz.
Bugün hedefteki ülke Türkiye ve hedefteki lider Recep Tayyip Erdoğan’dır. Göreceksiniz, milletin bunun -hem de- çok iyi farkında olduğunu, sandık bir kez daha gösterecek.

<h3><strong>Haftanın magazin başlıklarını Akşam Gazetesi Magazin Müdürü Barış Kocaoğlu ve Eda Cabul

Kerem Bursin kafelere gidenlere 'salak' dedi, Maldivler'e gitti!

Türkiye'nin ilk silahlı insansız deniz aracı, füze atışlarına hazır

İzmir'de denizin yüzeyini 'deniz marulu' kapladı

Halk pazarları Covid-19 tedbirleriyle açıldı