• $13,6446
  • €15,5211
  • 783.236
  • 2004.55
24 Temmuz 2014 Perşembe

İşkenceyi neden kaldırdık?

Ne zaman Avrupa Birliği ile ilişkilerimiz gündeme gelse, Yılmaz Erdoğan'ın o sözleri aklıma gelir.
"Madem bizi AB'ye almayacaklardı işkenceyi neden kaldırdık ki!"
AB'nin 1957'de 6 ülkeyle başlayan yolculuğu bugün 28 ülkeyle devam ediyor.
Bize gelince 2005'ten beri müzakere masasındayız.

Bugünün AB’si ile Türkiye'si yola çıktığımız 57 yıl öncesine göre çok farklılar...
Dünlerine bakarak yarınları üzerine kafa yorduğumuzda gelecekte daha da açılacak bir farktan söz ediyoruz.
Ve artık herkes biliyor ki, Avrupa Birliği Türkiye'nin önünde olmazsa olmaz tek seçenek, tek yol değildir.
O nedenle öncelikle altı çizilmesi gereken Yılmaz Erdoğan'ın sözlerinde saklı olan gerçektir.
Türkiye gelişiyor, kalkınıyor.
Eksikleri olsa da daha fazla demokrasi diyor.
Anayasasını, yönetim biçimini kısa zamanda hem de çok kısa zamanda değiştirmeyi hedefliyor.
Bölgesinin her bakımdan istikrar adası olması için üzerine düşen sorumluluğu hakkıyla taşıyor.
Bütün bunları öncelikle kendisinin ve insanının geleceği için yapıyor.
Ve çok daha fazlasını yapmaya talip, aynı zamanda bir o kadar da iddialı.
Genel çerçeveyi böyle çizdikten sonra, 2014 yılı sonuna kadar sürecek İtalya'nın dönem başkanlığını masaya yatırabiliriz.
"İtalya, Türkiye’nin AB üyelik sürecini yeniden ele alıp, hızlandırma ve güçlendirme konusunda ikna olmuş durumda ve bunun için elinden geldiğince çalışacak.
Bu konuda gerçeği söylemek gerekirse önce yavaşlayan ve sonra duran Türkiye ile AB arasındaki müzakerelere biz yeni bir ivme kazandırmak istiyoruz."

Bu sözler İtalya'nın Başbakanlık AB Politikaları Müsteşarı Sandro Gozi'ye aitti ve elbette umut vericiydi.
Hafta başında Roma'daydık.
AB Bakanı ve Başmüzakereci Mevlüt Çavuşoğlu'nun İtalya'nın dönem başkanlığında ilk resmi temaslarını bir grup meslektaşımızla yerinde izledik.
Yunanistan'ın, bize göre, sönük geçen dönem başkanlığının ardından AB'nin yeni dönem başkanı İtalya'nın Türkiye - AB ilişkilerinde daha olumlu bir döneme liderlik edeceği izlenimini edindik.
AB Bakanı ve Başmüzakereci Mevlüt Çavuşoğlu'nun İtalya Dışişleri Bakanı Federica Mogherini başta olmak üzere Sandro Gozi ve Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Fabrizio Cicchitto ile yaptığı görüşmelerin olumlu bir havada geçtiğine tanık olduk.
Ağırlıklı olarak İtalya siyasetinden isimlerin yer aldığı "Türkiye Şimdi Avrupa Birliği'nde" ismini taşıyan derneğin yöneticileriyle yapılan toplantı ise umutları daha da artırdı.
Ancak tekrar altını çizelim ki, Türkiye artık sadece beklentiler ile geçiştirilecek bir ülke değil.
İtalya açısından da artık yeni bir dönemdeyiz.
Şubat ayından itibaren 41 yaşında genç bir başbakanı var İtalya'nın...
1800'lü yıllardan bugüne İtalya'yı yöneten liderler arasında Matteo Renzi en genç olanı...
Cumhurbaşkanı Adayı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile benzer bir kariyerleri var.
Floransa belediye başkanlığından geliyor.
Onun gündeminde de "Yeni İtalya" var.
İtalya'nın yılbaşına kadar sürecek dönem başkanlığı içinde, ekim ayında AB Komisyonu'nun ilerleme raporu açıklanacak.
Komisyon, demokratik, siyasi ve ekonomik kriterlere göre Türkiye'yi değerlendirecek.
Türkiye İtalya'dan, kendi dönem başkanlıkları sırasında bazı ülkelerce müzakereleri bloke edilmiş kimi başlıkların açılması için gereken çalışmaları yapmasını isteyerek ekonomik ve parasal politikalar başlığı (17), enerji başlığı (15), yargı ve temel haklar (23) ile adalet-özgürlük-güvenlik (24) başlıkları olmak üzere, 4 müzakere başlığının açılması için destek bekleyecek.
Bütün bunları alt alta sıraladığımızda, bu dönemden Türkiye - AB ilişkileri açısından olumlu sonuçlarla çıkılacağı umut edilebilir.
Ancak aklımızdan asla çıkarmamamız gereken gerçek, yazımın başında yer alan espride saklı...
AB projesinin kendisinde bile esas olan Türkiye ve ülkemiz insanıdır.
Türkiye, hiçbir reform paketini bu esastan kopuk bir anlayış içinde değerlendiremez.
Önümüze getirilen kriterlerin, hedeflenen standartların elbette tamamı önemlidir.
Kimi analistlerin bugün 57 yılı geride bırakan AB için artık ömür biçtikleri bir dönemde, Türkiye için esas olan üyelik adına koşulsuz ve içi boş bir teslimiyet değil, bu yolculuğun ülkemize ve insanımıza kazandırdıklarıdır.

<p>Sosyal medyada birçok dizi yayınlandığı gün TT listesinde kendisine yer buluyor. Tarih dizileri g

Kasım ayının en çok izlenen ilk 10 dizisi

Ankara'nın Beypazarı ilçesinde yerlerinden kopan kayalar evlerin üzerine düştü

2021 yılında Türkiye'de en çok yapılan aramalar

Trabzon'da 4 farklı noktada orman yangını