• $8,4456
  • €10,2006
  • 492.461
  • 1441.33
30 Aralık 2013 Pazartesi

İş başa düştü!

Türkiye, yine hayati bir sınavdan geçiyor.
Önce şunun adını koyalım: Esas olan milli iradedir.
Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir.
Başka arayışlar içinde olanlar, şimdiye kadar olduğu gibi, bugün olduğu gibi, yarın da milli iradeye çarpacaklardır.
Yanlış hesap, yine ‘sandık’tan dönecektir.
Toz bulutu dağılıyor.
Ardındaki hesap anlaşılır bir biçimde ortaya çıkıyor.
Önce, neredeyse 2 yıldır sürdürüldüğü anlaşılan 3 soruşturma dosyası için manidar bir zamanlamayla tam seçim öncesinde operasyon düğmesine basıldı.
Ardından, özellikle seçilen gazete ve televizyonlarda gizlilik kararı olan soruşturmalara ait dinleme zabıtları, bilgi ve bulgular, sayfa sayfa yer almaya başladı.
Derken, daha garip eylemlere tanık olduk.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Turan Çolakkadı’nın açıklamasından sonra, Savcı Muammer Akkaş’ın bildiri dağıtmasını bile gördük!
Hesabın nasıl kurulduğu şimdi çok daha iyi anlaşılıyor.
Hedeflenen ve beklenen 4 bakanın anında istifa etmesi, kamuoyu bunu tartışırken de Bilal Erdoğan’ın da içlerinde yer aldığı 41 kişilik listeyle 4. soruşturma için operasyona başlamaktı.
Böylece oğlu üzerinden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a ulaşılacaktı.
Bu yolla siyaseti dizayn etmek için bir çığ etkisi sağlanabilir sanıldı.
Bu olmadı.
Olan Türkiye’ye oldu.
Nasıl olduğunu anlamak için, gizlilik kararı koyanlar tarafından çiğnenen, bu soruşturmadan sadece bir rakamı ele alalım.
100 milyar dolarlık bir yolsuzluktan söz ediliyor.
Türkiye Cumhuriyeti’nin merkezi hükümet ve yerel yönetimleriyle birlikte toplam yatırım bütçesi ise, 40 milyar dolar.
Neyin kafası bu?
Bilmediğiniz konularda ahkam kesmek zorunda mısınız?
Üzerinde konuşulamayacak kadar gayriciddi ve hayali bu iddiayı geçelim.
Şimdi karşımızda gerçek, ödenmiş ve 120 milyar doların üzerinde bir fatura var.
Ve bu faturayı karşımıza 17 Aralık Operasyonu çıkardı.
Evet, Türkiye’nin bu süreçteki kaybı 120 milyar doların üzerine çıktı.
Ve çok daha vahim bir soru, umur görmüş, devlet geleneğini bilen ve asla mesnetsiz konuşmayacağını bildiğim İçişleri Bakanı Efkan Ala’dan geldi:
17 Aralık Operasyonu öncesinde kimler dolara yatırım yaptılar, dolar topladılar?
Ben bunun esasen bir soru olmadığını, gereğinin devlet mekanizması içinde olması gerektiği gibi yapılacağını biliyorum.
Ne olacak şimdi?
Buna, millete böyle kaybettirmeye ve böyle kirli bir yolla kendileri kazanmaya kimin ne hakkı var?
Cemaat’in içinde samimi, cefakâr, fedakâr çok dostum var.
Şaşkın vaziyetteler.
Yaşadıklarımıza inanamıyorlar.
Doğrusu, ben de inanamıyorum.
Daha iki ay önce yazdıklarımı tekrar hatırlıyorum.
Ama yaşanması gereken yaşanacakmış.
Roller bir diğerine karıştırılmayacakmış.
Olması gereken son derece basitmiş.
İktidar biraz muktedir olarak ya da Cemaat biraz cemaat olarak olunmuyormuş.
Belli ki, İktidar muktedir olacak, Cemaat cemaat olacak.
Millet varken, onun adına işgüzarlık yapmaya kimsenin hakkı olmayacak.
Elbette, kuvvetler ayrılığı içinde devletin yasama, yürütme ve yargı birimlerinin, bağımsız gücü ve sorumluluk alanları olacaktır.
Kuvvetler arasında, fren ve denge esaslı bir uyumun olması gereklidir.
Herhangi bir kuvvet, bundan münezzeh değildir.
Devlet yapısı içinde asla olamayacak olan ise şudur:
Siyaseti dizayn etme hakkı sadece millete aittir.
Hiç kimse ya da hiçbir kuvvet, milletin sahip olduğu hakkı farklı yöntem ya da hesaplarla kullanmaya niyet bile edemez!
Defalardır deniyoruz ama bu iş sandıkta olmuyor, diyorsanız...
O zaman, ne yapalım siz de haklısınız diyemeyiz!
Böyle düşünenler için ne yazık ki, sadece bir hatırlatma yapabiliriz.
Demokrasilerde bunun bir başka yolu yok.
Bunu sağlamanın yegâne yolu, tek ve doğru çözümü, emanetin sahibine gitmektir.
Zaten, önümüzdeki takvim de bunu gerektiriyor.
30 Mart 2014’te sandığa gideceğiz.
Milletin bu kez çok daha büyük bir iştahla beklediğini görüyorum.
İş başa düştü diyor ve bekliyor...

<p>İsrail'in Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda  şehit sayısı 14'ü kadın, 5'i çocuk olmak üzer

BMGK'nin Kudüs kararı ne olacak?

Şırnak Valisi Pehlivan, Cudi Dağı'nda konuşlu üs bölgelerinde incelemelerde bulundu

Bayram alışverişinin kalbi Eminönü ve Mısır Çarşısı sessiz

Toroslar'da baharla yeşile bürünen yaylalar görenleri kendine hayran bırakıyor