• $8,2364
  • €10,0327
  • 484.788
  • 1441.33
16 Aralık 2013 Pazartesi

Bu iş sırayla değil...

Yıllar önce Tarık Buğra’dan okumuş olmalıyım.
Orkestranın kemancısı başkemancılığa kadar terfi ettiği halde yüzü bir türlü gülmez.
Hadi terfilerden öncesini anlıyoruz da, şimdi neden böylesin diye sorulunca...
Ama, ben keman çalmayı sevmiyorum ki der!
Yaptığınız işi sevmek, hem de iyi sevmek işin temeli, olmazsa olmazıdır.
Ve elbette oyunu kuralına göre oynayarak devam etmelisiniz.
Artık seçim sathı mailine girdik.
Üç buçuk ay sonra sandık başında olacağız.
Milletin karşısında iki taraf var.
Bir yanda, milli iradeyi hiç kimse karşısında asla diz çöktürmeyeceğini 11 yıldır defalarca ortaya koymuş bir iktidar...
Öte yanda, sadece bu konuda değil, hemen her konuda zihin bulanıklığı yaşayan bölük pörçük bir muhalefet.
Oysa karşılarındaki basit bir şans oyunu değil.
Dikkate alınması gereken yüzlerce faktör var.
Aday, iletişim, taktik, strateji, zamanlama hepsi bir diğerinden önemli.
Bir taraf oyunun bütün kuralları ile nasıl hayata geçirileceğini açıkça ortaya koyarken...
Karşısında ama, belki, acaba gibi kararsızlıklar içindeki diğer taraf var.
Anlaşılıyor ki, bu seçimde, takım oyununun bütün inceliklerini en usta biçimde seçmene gösteren bir taraf ile bazı ferdi gayretler karşı karşıya gelecek.
Bu şartlar altında kimin kazanacağını hepimiz biliyor, görüyoruz!
Elbette takım oyunu oynayan kazanacak.
Hafta sonunda AK Parti, Antalya Büyükşehir adayı olarak genel başkan yardımcısı ve milletvekili Menderes Türel’i açıkladı.
İzmir’i, Hatay’ı ve Gaziantep’i biliyorsunuz.
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım İzmir’de, Adalet Bakanı Sadullah Ergin Hatay’da, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin Gaziantep’te aday oldu.
Parti’nin İdari ve Mali İşler Başkanı Edip Uğur Balıkesir, MKYK üyesi milletvekili Hüseyin Tanrıverdi ise Manisa adayı oldular.
AK Parti milletvekilleri Galip Ensarioğlu Diyarbakır, Enver Yılmaz Ordu, Mehmet Daniş Çanakkale, Özlem Yemişçi Çorlu’da adaylar.
Kadir Topbaş ile Melih Gökçek, İstanbul ve Ankara’ya tekrar talipler.
Peki, karşı tarafın saydığım şehirlerde, ya da başka önemli yerlerde yarışa kimlerle gireceğini bilen var mı?
Ben bilmiyorum.
Ama çok daha garibini söyleyeyim ki, henüz kendileri de bilmiyorlar!
Ortada zaten önde olduğu bilinen bir parti varken diğerlerinin yapması gereken erken kalkmak, yola daha önce çıkmak değil midir?
Bu aşırı rahatlık peşin bir kabulden, çaresizlik ve teslimiyetten geliyor.
Diğerleri görüyorlar ki, bu ve bir sonraki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kendilerine ekmek yok.
Milletin tercihinin ne yönde olacağını kestiriyorlar.
O zaman, alenen ifade edemeseler de hesaplarının şu olduğu anlaşılıyor.
Önce Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Çankaya’ya bir çıksın.
Sonrasında sıra bize de gelebilir!
Bunu, Mustafa Sarıgül gibi, “Zaten o artık bir dünya lideri” diyerek ağızlarından kaçırdıkları da oluyor.
Sadece bu tavır bile diğerlerinin neden yarınlarda da müzmin muhalif kalmaya mahkum olacaklarını göstermek için yeterlidir.
Kim nasıl ikna etmiştir bilmem ama bu iş sırayla değil.
Millet önüne zaten 4-5 yılda bir gelen söz hakkını ehil gördüğüne emanet ediyor.
Emanet ediyor ve ısrarla takip ediyor ki, sahip çıkabilecek mi, bihakkın onun iradesini doğru ve yerinde kullanabilecek mi?
Yoksa korku ya da taviz karşılığında asker ya da sivil birileri ile iktidarını paylaşma yoluna sapacak mı?
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, millet nezdindeki sınavını her seferinde alnının akıyla veriyor.
Her seferinde hesabi olanı elinin tersiyle itiyor, hasbi olana yöneliyor.
Vesayet meraklılarının kim olduğunu, sonucun ne olacağını hesaplamaksızın o sadece hakka ve halka ne hesap vereceğine bakıyor.
Ve bu duruşu da ona her seferinde kazandırıyor.
Seçmen için sadece milli iradenin hakkıyla temsil edildiğini görmesi, tercihinde temel belirleyen oluyor.
Üzerine başarılı bir yönetim de eklenince, milletin tercihi çok daha keskin bir biçimde ortaya çıkıyor.
Şimdi de yeni bir seçim dönemindeyiz.
Seçmen, başkanların performanslarını yakinen biliyor.
Geç de olsa ortaya çıkınca, adayları tekrar tekrar ölçüp tartacak.
Son sözünü söylemeden, siyasi partilerin liderlerine son bir kez bakacak.
Özellikle son bir kez diyorum; zira bu seçimin en önemli sonucu şu olacak ki, bütün siyasi partiler, 2015’in Haziran ayında yapılacak XXV. Dönem Milletvekili Genel Seçimlerine yeni genel başkanlar ile girecekler.

<h3><strong>Haftanın magazin başlıklarını Akşam Gazetesi Magazin Müdürü Barış Kocaoğlu ve Eda Cabul

Kerem Bursin kafelere gidenlere 'salak' dedi, Maldivler'e gitti!

Türkiye'nin ilk silahlı insansız deniz aracı, füze atışlarına hazır

İzmir'de denizin yüzeyini 'deniz marulu' kapladı

Halk pazarları Covid-19 tedbirleriyle açıldı