• $8,058
  • €9,6752
  • 460.376
  • 1408.14
17 Şubat 2014 Pazartesi

'Bir fikrin mi var?'

Bir değil çok daha fazlası olmalı.
Ve elbette fikir sahibi olabilmenin olmazsa olmazının bilgi sahibi olmak olduğu asla unutulmamalı.
Bilgi, yitik mal kabul edilip tam da öyle aranmalı.
Sadece tek bir harf öğrendiğimizin kadri kıymeti bilinmeli.
Kafamızın konforunu bozarak düşünmeli.
Kafa yormalı.
Sadece taklit ederek, takip ederek yaşanan bir hayatın rüzgârın önünde uçuşan yaprağın ömründen farklı olmadığı akıldan çıkarılmamalı.
Esas olan "iki günü bir olan aldanmıştır" sözünü sadece dil ile tekrar etmek olmamalı.
İki günün bir olmaması için, her yeni gün, yeni bir arayışın vasatı olmalı.
Geçen hafta televizyonumuz 360'ın ilgiyle izlenen 'Bir fikrin mi var' programında konuk jüri üyesiydim.
Bilim Teknoloji ve Sanayi Bakanı Fikri Işık ile Türkmedya Yönetim Kurulu Başkanı Ethem Sancak da jürinin diğer konukları arasındaydılar.
O koltukta otururken aklımdan geçenleri sıralayarak başlamak istedim bugünkü hasbıhalimize…
Elbette yeri geldiğinde taklitten de, takipten de, esinlenmeden de yararlanılacak.
Ama esas olan Üstat Necip Fazıl Kısakürek'in Çile'de anlattığı gibi, işkenceye dönüşse bile 'fikir' olacak.
"Akrep, nokta nokta rûhumu sokmuş,
Mevsimden mevsime girdim böylece.
Gördüm ki, ateşte, cımbızda yokmuş,
Fikir çilesinden büyük işkence."


Fikirler yarışsın…
İzliyorsunuz, televizyonlarda hemen her şeyin yarışması var.
Sayılarının artmasını istiyor ve bekliyor olsak da, fikir yarışması şimdilik sadece 360'ta var.
Gelecek yayın döneminde, bu programı daha de geliştirmek hedefindeyiz.
Bu yıl programa katkı sağlayan Bilim Teknoloji ve Sanayi Bakanlığı ile Aktif Bank oldu.
KOSGEB'in proje teşviklerinin yanı sıra Bakan Fikri Işık'ın sezon finalinde jüri üyesi olması ve yayında açıkça ifade ettiği yaklaşımı cesaretimizi iyice artırdı.
Türkmedya Yönetim Kurulu Başkanı Ethem Sancak, zaten fikir ve girişimin olduğu her türlü çabaya destek çıkmasıyla biliniyor.
Aktif Bank CEO'su Önder Halisdemir de desteklerinin artarak devam edeceğinin altını çizdi.
Hepimiz artık şu peşin retleri, peşin kabulleri elimizin tersiyle itelim.
Üstat Cemil Meriç'in tabiriyle sloganların, "İlkelin ideolojisi" olduğunu unutmayalım.
Mao'nun, "Yüz çiçek açsın; bin fikir yarışsın" sözünü hatırlayalım.
Necip Fazıl'ın Çile'sini tekrar tekrar okuyalım.
Yazımın içinde yer yer atıfta bulunduğum hadisleri ezbere okumaktan vazgeçerek, tam anlamıyla künhüne vakıf olalım.
Türkiye'nin komplekslerinden sıyrıldığında neler yapabildiğini son 11 yıl bütün dünyaya gösterdi.
İnanılması zor belki ama şu an dünyanın yörüngesinde ülkemize ait 5 uydu dönüyor.
Hayallerimizi sınırlamak değil, tam tersine bilgimizi, fikirlerimizi, yeteneklerimizi artırarak onlara ulaşmak hedefimiz olmalı.
Baş ağrılarımız yok mu?
Elbette var.
Türkiye'nin belini doğrulttuğu her dönemde mutlaka gerçek ya da suni birtakım ayak bağları her zaman karşısına çıkarılmıştır.
Bu, bundan sonra da aynen devam edecek.
Onlara takılmadan, geleceği düşünmek ve ona uygun hesaplar yapmak zorundayız.
Hepimize düşen, sorumlu olduğumuz alanda bunu yapabilmek olmalıdır.
Biz bunu hedefliyoruz ve buna da talibiz.
Türkmedya, emin adımlarla ilerliyor.
Artık, koca bir dünya "küçük bir köy" haline geldi.
Faaliyet alanınız ya da üretiminiz ne olursa olsun, dünya ölçeğinde düşünemiyor ya da hedeflerinizi buna göre belirleyemiyorsanız, baştan kaybetmeye mahkûmsunuz.
Siz bu satırları okurken, biz dünyanın sayılı medya devlerinden biriyle masada olacağız.
Bütün uğraşımız, daha iyi televizyonlar, radyolar, gazeteler, dergiler ve dijital ürünlerle medya sektöründe başa güreşmek için.
Gelecek için güzel fikirlerimiz var…

<p>Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias ile görüşmesinde ger

Dendias provokasyon için mi geldi?

Yerli ve milli imkanlarla geliştirildi! TSK'ya teslimatları sürüyor

Belgrad Ormanı'ndaki devasa çukur şaşkına çevirdi

Bakan Soylu, Salgınla Mücadele Değerlendirme Toplantısı'na katıldı