• $13,7194
  • €15,5684
  • 786.53
  • 1910.41
8 Temmuz 2013 Pazartesi

AKŞAM Kahire’de

Çarşamba akşamı Mısır’ın emekleyen demokrasisi askıya alındı. Aynı gün yazdım. Asla “ama” ile başlayan bir cümle kurulamayacak açık bir darbe bu. Darbenin ilk dakikalarında televizyon kanalımız SKYTURK360 ekranlarında duruşumuzu ortaya koyduk. Varsa, Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin cezasını sandıkta seçmen vermeliydi. Görünen o ki, bu girişim akim kalacak. Eninde sonunda demokrasinin gereklerini yerine getirmeye mecbur olacaklar. Belli ki, halk ne pahasına olursa olsun demokrasi nöbetini sürdürecek ve kendi oyuna sonuna kadar sahip çıkacak. 
Perşembe akşamı TBMM’nin başkanlığına tekrar seçilen Cemil Çiçek, canlı yayında SKYTURK360’da konuğum oldu. Esasen demokrasimizin en temel kurumunda, Meclis’te konuk olan bizdik. Yayınımız; zaman, mekân ve konuk olarak son derece manidardı. Büyük ilgi gördü. Farklı kanallarda haber oldu. Sayın Başkan’ın en vurgulu mesajı ise, kuşkusuz yeni anayasa oldu. 
Cuma akşamı artık Mısır’daydık. Arkadaşlarımız Raşit Aydoğan ile Mahmut Gürer Kahire’ye varmışlardı. Telefonla konuşmaya çalıştık. Her seferinde bir başka engel çıktı. Ordu kontrolleri, çatışmaların arasında kalma, otel yerine havaalanında geceleme karşılaştıkları onca zorluktan sadece birkaçıydı. Mısır’dan size ulaşan haber ve fotoğrafları okuyorsunuz, görüyorsunuz. Çile ve zahmetle daha da anlam kazanan bu gazetecilik çalışmasından hepimiz için yerinden, doğru ve hızlı haber akıyor. 
Yeri gelmişken önemli bulduğum bir ayrıntıyı vereceğim. İlk telefon görüşmemizde Raşit Aydoğan, kendini tanıtırken, “Dün gece Meclis’te Cemil Çiçek ile yapılan yayında fotoğraflarınızı çeken bendim” dedi. İşte gazetecilik tam da bu. O yayın sırasında sessiz sedasız işini tamamlayıp haberini yetiştiriyor ve hemen ardından Kahire’nin yolunu tutuyor. 
TURKMEDYA Grubu, elindeki bu insan kaynağı ve alınacak doğru tedbirlerle göreceksiniz ki, en etkili olma iddiasını sürdürecek. İşinin gereğini Ankara’da Meclis’te ya da Kahire’de Tahrir’de sessiz sedasız ama en doğru biçimiyle yapabilenler, başkalarına da örnek olacaklar. 

YENİ ANAYASA 

İşin su götürür tarafı kalmadı. Taksim’de elinde palayla sokağa çıkan esnaf artık aklımızı başımıza toplamaya yetmeli. Protesto, işsiz-güçsüz ve sorumluluk sahibi olmayan birilerinin artık iyice suyunu çıkardığı bir eylem biçimi değildir. 
Demokrasilerde, iznini almak ve başkalarını rahatsız etmeyecek bir biçimde yapmak kaydıyla elbette her türlü demokratik eylem yapılabilir. Türkiye’nin kaybettiklerinden geçtim. Taksim’deki esnaf artık kan ağlıyor ve ne kendine, ne Türkiye’ye ne de insanlığa yakışacak bir biçimde elinde palayla, sopayla isyan ediyor. Şunu anlayın ki, bu bir cinnet halidir. İktidarı, muhalefeti, yargısı, basını hepimiz artık aklımızı başımıza toplamak zorundayız. Dün akşam TBMM’den alınan görüntüler, bu cinnet halinin hepimizi sarmaya başladığına işaret ediyor. 
Şunun şurasında sadece 7 ay kaldı. Gülse Birsel, o günlerde ironik bir biçimde ama son derece çarpıcı ifade etmişti: “Gezi Parkı’ndan sağa dönünce karşımıza sandık çıkacak.” Siyasi partiler, kozlarını paylaşmayı artık sandığa bırakmalı. Bu eylemleri kangrene dönüştürerek devam ettirmeye çalışmak ve bunu acaba siyasi sonuç alabilir miyiz diye yapmak, akılla, mantıkla, izanla asla açıklanamaz. 
Artık günü kurtaracak palyatif tedbirler bizim için yeterli değildir. Yıllar önce okuduğum, çok güzel bir tanımlama var: “Meselelerini önem sırasına dizebilmek.” Gelişmiş ülkeleri en doğru tanımlayan bir ölçüt bu. 
TBMM’de yeni yasa çalışmaları sürüyor. Neye göre yapılıyor bu yasama faaliyeti? Mevcut anayasaya göre... Peki, bütün siyasi partiler, mevcut anayasanın Türkiye için yetersiz, eksik ve yanlış maddeler içerdiği konusunda hemfikir değil mi? Evet! O halde, “gömleğin yanlış iliklenmiş ilk düğmesinden” sonra diğerlerini iliklemeye daha ne kadar devam edeceğiz? 
Yeni anayasa, yeni Türkiye için milat olacaktır. Bu, kabul etsek de, etmesek de böyledir. Meclis’teki dört siyasi partiye düşen en öncelikli görev budur. 
Yeni anayasa, Türkiye için artık herhangi bir mazeretle ertelenebilecek bir konu değildir. 
Artık hepimiz, yeni anayasanın nasıl ve ne zaman yapılacağına, elbirliğiyle doğru bir çözüm yolu bulmaya odaklanmak zorundayız. 

<p> </p>

Parasosyal etkileşimi çocuklarımıza neden anlatmalıyız?

UNESCO'nun geçici listesindeki Yesemek'te 15 heykel gün yüzüne çıkarıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan Siirt'te toplu açılış törenine katıldı

Ürdün'ün Salt kentindeki müze dünyanın en küçük Kuran-ı Kerim'ine ev sahipliği yapıyor