• $9,6143
  • €11,1661
  • 558.269
  • 1492.75
10 Kasım 2014 Pazartesi

76 yıl sonra...

9 Kasım 1938, tarihe “Kristal Gece” adıyla geçti.

Berlin’de binlerce Yahudi dükkânının yağmalandığı, yüzlerce sinagogun ateşe verildiği, çok sayıda Yahudi’nin öldürüldüğü ırkçı saldırıların üzerinden tam 76 yıl geçmiş.
O ırkçı, faşist saldırılar sonrasında ara sokaklara kadar her yer cam kırıklarıyla dolu bir harabe haline döndüğünden gece bu isimle de anılır oldu.
Irkçılığın, kutsal mekânlara saldırının her türlüsünü yaşamış olanların aynı faşist muameleyi şimdi Müslümanlara reva görmesine tanık oluyoruz.
Mescid-i Aksa elbette çok hassas olduğumuz bir konudur.
Hem ilk kıblemizden söz ediyoruz; hem de biz Türklerin geçmişte özgürlük içinde yaşattığı bir toprak parçasından.
Mescid-i Aksa tüm dünya Müslümanları için kutsaldır.
Bu nedenle İsrail, Mescid-i Aksa’ya postallarla girerek, çapı Filistin’i de aşan, büyük bir provokasyona kalkışmıştır.
Temmuzda 1200 Filistinliyi katleden, 40 bin evi yıkan İsrail’in artan bu saldırganlığının nedeni bellidir.
Uluslararası alanda Ortadoğu Barış Süreci’nin ve Filistin davasının geldiği aşama İsrail’i çileden çıkartmaktadır.
2012 yılında Filistin Devleti’ne Birleşmiş Milletler’de “üye olmayan gözlemci devlet” statüsünün verilmesini öngören karar ­-Türkiye’nin de yoğun çabasıyla- Filistin’i devlet olarak tanıyan ülkelerin sayısının üzerinde bir sayıyla, 138 olumlu oyla kabul edilmişti.
Son 2 haftada ise art arda başkaca gelişmeler oldu.
İsveç Dışişleri Bakanı Margot Wallström, Filistin’i devlet olarak tanıdıklarını ve Filistin yönetimine yardım amacıyla 5 yıllık bir plan oluşturduklarını açıkladı.
Fransız Parlamentosu, Filistin’in tanınması için harekete geçti.
İngiltere’de Avam Kamarası, Filistin’in devlet olarak tanınmasına ilişkin önergeyi 274 oyla kabul etti.
İsrail en büyük müttefiki ABD ile de kriz yaşıyor.
İsrail Savunma Bakanı Moşe Yalon’a, Washington’ı ziyareti sırasında görüşme talep ettiği ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden, Dışişleri Bakanı John Kerry ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Susan Rice tarafından randevu dahi verilmedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan “Mescid-i Aksa’ya el uzatmak, Kabe-i Muazzama’ya el uzatmak kadar canicedir, alçakçadır, bir o kadar da tehlikelidir” derken, Başbakan Davutoğlu da “Kudüs bize Hz. Ömer’den, son Osmanlı askerinden emanettir” diyerek devletin de hassasiyetini açık bir biçimde ortaya koydular.
* * *
Yine 76 yıl önce, 10 Kasım 1938’de ise, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ebedi âleme uğurladık.
Rahmet diliyor, hatırası karşısında ihtiramla eğiliyoruz.
Büyük asker ve devlet adamı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu lideri Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatının üzerinden de 76 yıl geçmiş.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 10 Kasım 1938’de Dolmabahçe’de hayata gözlerini yumduktan sonra O’nun hatırasını saygıyla yaşatmak gerekirdi fakat öyle olmadı, isminin verdiği manevi ve siyasi güç birçok kesimce istismar edildi.
Hiç olmazsa bundan sonrasında O’nun aziz hatırasını siyasi menfaatlerden uzak tutabilmeliyiz.
O, “Bağımsızlık benim karakterimdir” diyordu.
Aklımızdan asla çıkarmayalım ki, “Ya istiklal ya ölüm” diyerek kurulmuş bu ülkede O’nun mirasına sahip çıkmak ve her ne sebeple olursa olsun istiklalimizi kaybetmenin esasen ölüm demek olduğunu hiçbir zaman unutmamak borcundayız.

<p class='MsoNormal'>Fatih'te arıza yapan İETT otobüsü, vatandaşlar tarafından  yaklaşık 300 metre i

İETT otobüsü arızalanınca 300 metre itildi

Az bilinen tarihi fotoğraflar ve hikayeleri

''Gıda Denetim Seferberliği'' kapsamında Trakya'da denetimler başladı

İstilacısı aslan balığı Ege'de de yayılıyor