• $7,5345
  • €8,9837
  • 411.286
  • 1541.98
15 Aralık 2014 Pazartesi

12 EYLÜL 1980... 17 ARALIK 2013...

17 Aralık 2013 Darbe Girişimi'ni, ilk gününden itibaren bu köşede ve 360 ekranlarında defalarca yazdım, anlattım.

Bana göre, darbenin her türlüsüne, elbette ustaca yolsuzluk iddialarıyla kılıflananı da dâhil olmak üzere karşı durmak şarttır.
Durdum.
Söz konusu darbe ise, tavır sadece bu olmalı.
12 Eylül 1980 Darbesi'ni yurtdışında yaşadım.
Beni ülkemden 7 yıl koparan istihbarat kayıtları orada duruyor.
O gün de, darbenin ordu eliyle yapılanına, hem de pasaportumu kendilerine ibraz ederek, kapkara bir çelengi Rotterdam Başkonsolosluğu'nun kapısına asarak karşı çıktım.
Bu iki darbenin iki önemli farkı vardı.
İlkini, onların "Genelkurmay'daki ve Medya'daki Çocukları" planladı ve gerçekleştirmeyi becerdi.
Rahmetli Mehmet Ali Birand'ın 12 Eylül Saat 04.00 kitabında ayrıntılarıyla anlattığı gibi, o günlerde CIA'in Ankara'daki İstasyon Şefi Paul Henze, darbeyi, "Bizim çocuklar başardı" mesajıyla haber almış ve bilgi Başkan Jimmy Carter'a iletilmişti.
İkincisini ise, yine onların ama bu kez "Yargı'daki, Emniyet'teki ve Medya'daki Çocukları" planladı ve fakat beceremedi!
Planı bozan, seçilme usulü dolayısıyla esasen Devlet Başkanı olarak kabul etmemiz gereken 12. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dik duruşu oldu.
Hemen ardından, Yerel Seçimlerde seçmenin % 47'si, Cumhurbaşkanı Seçimi’nde seçmenin % 52'si "irademizi kimse ipotek altına alamaz" dedi.
Millet, milli irade ile yolsuzluk ya da yolsuzluğa ilişkin iddiaları bir diğerine hiç karıştırmadı.
Bu iki sonuç da, milletimizin karşımıza çıkarılan her badirede ortaya koyduğu "arif" tavır ve duruşunun son örnekleri olarak demokrasi tarihimize geçti.
Paralel Yapı, başarısız darbe girişiminin hemen sonrasında, belki farklı birlikteliklerle sonuç alırım hayaliyle, bu kez muhalefet ile yeni işbirlikleri denedi.
Muhalefet ise, AK Parti'nin yaşadıklarından hiç ders almadı.
Bırakın dersi, bugün bile durumun vahametini anlamaktan uzaklar.
İnanılır gibi değil ama Paralel Yapı'nın ham hayallerine ortak oldular, hâlâ da oluyorlar!
Şimdilerde ise, eden buluyor, işler tersine dönüyor.
Yine uykusuz geceler geçiriyoruz.
Hatırlayın, o günlerde "esas meselenin dershane olduğu" yaveleriyle hepimizi oyalıyorlardı.
Şimdi neyin ne olduğu hem de kendi beyanlarıyla artık açık seçik ortaya çıkıyor.
Fethullah Gülen, Alman Süddeutsche Zeitung'a konuşmuş.
Artık mızrak çuvala sığmaz oldu.
Sadece bu söyleşi bile, Türkiye'nin karşısındaki tehlikeyi anlamaya, anlatmaya yetecektir.
Birisi Fethullah Gülen'e anlatsın.
Ortada çizme falan kalmadı.
Aş-tı-nız!
Söyleşide söylediği şu ki, biz sandıkla işi olmayan ama tepeden tırnağa siyasi ve fakat millet reyine gitmeyi gereksiz gören, gideni ve seçileni ise adam yerine koymayan, dolayısıyla milletle de işi olmayan bir hareketiz!
Beyler, böylesi bir duruşun demokrasilerde asla siyasi karşılığı olmaz.
Ama hukuk devletinde mutlaka cezai karşılığı olur!
Gün gelir ö-de-tir-ler.
En küçüğünden, en büyüğüne hiçbir organizasyonda böylesi paralel girişimler kısa süreli, keyfi maceralar dışında sür-dü-rü-le-mez.
Sadece Türkiye Cumhuriyeti değil, dünya üzerinde hiçbir devlet sandıktan aldığı yetkiyi; yasama, yürütme ya da yargı erkini Pensilvanya üzerinden bir yerlere karşı sorumlu ama seçilmişlerden çok daha fazla yetki kullanma hırsında tavizsiz olan bir yapıyla pay-laş-maz.
Dün ne güzel olmuştu diyerek, heva ve hevesinize uymaktan hiç olmazsa bundan sonrası için artık vazgeçin.
Bizden söylemesi...

<p>Samsun'da eski eşi E.M.'yi sokak ortasında 5 yaşındaki kızlarının önünde öldüresiye döven İbrahim

Samsun'daki caninin ifadesi ortaya çıktı: Bir anda gözüm döndü ve sinir krizi geçirdim

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Iğdır'da esnaf ziyareti yaptı

Mavi Vatan 2021 Tatbikatı'nın Seçkin Gözlemci Günü başladı

Başkan Erdoğan, Mavi Vatan 2021 Taktik Tatbikatı'na canlı bağlantıyla katıldı