• $9,4681
  • €11,0078
  • 548.666
  • 1506.75
31 Aralık 2010 Cuma

Yaprak üstüne

Reşat Nuri Güntekin'in sahneden sinemaya, oradan televizyona uyarlanmaya en uygun romanı 'Yaprak Dökümü'dür. Fakat böylesi bir 'Çekip, uzatma' hiç yaşanmamıştı. Toplam sayfa sayısı 98 olan eser, Ece Yörenç ve Melek Gençoğlu'nun olağanüstü yetenekli elleriyle 174 bölüme çıktı. Her bölüm bir saatin üstünde. Çocukluğumuzun 33 kısımlı Baytekin'lerinin, Gökler Hakimi Gordon'larının rekor denilen kayıtları, çoktan çöpe gitti. 4.5 yıl ve her hafta dile kolay. Hani Amerika'lıların Kore Savaşları'nı konu alan MASH'i onlarca senaristin kaleminden çıkmıştı. Neticede tebessüm ediyordunuz. Bizimki 'Ağla babam, ağla anam ağla'. Bu konuda yeni adayımız 'Öyle Bir Geçer Zaman ki'. Daha ilk hafta 'Bu iş tamamdır' dediğimizi hatırlıyorsunuz. Evlerinde doğrayacak soğanı kalmayanlar köfte yapmak zorundaysa, yoğurmayı bu dizide rahatlıkla halledebilir. Erkan Petekkaya, tek başına yeter.

...
Şiir dahil, edebiyatın her türünde 'Yaprak ana malzemedir'. Hemen dilimizin ucuna gelen şarkıyı söyleyelim; Yıldırım Gürses'ten 'Son Yaprak'. Sonbahar'a 'Hazan' dendiği yıllardan kalma neler var neler. Zaten bu mevsim, insan hayatında kırılmaların yoğunlaştığı dönem. Gözlerimizi Batı'ya çevirirsek aynı temada bir sürü eser buluruz. En ünlüsü kesinlikle 'O Henry'nin 'Son Yaprak'ıdır. Hani şu düşkünler evinde kalan yaşlı adamın öyküsü. Pencerenin önündeki ağaçta kalan son yaprak düşünce öleceğine şartlanmıştır. Birlikte kaldığı arkadaşı, bunu engellemek için çare arar. Kalan yaprağı yerde görünce, fırça ve boyayla yenisi yapılıp, dala bağlanır. Sonuçta bu işlemi gerçekleştiren hastalanıp, ölür. Çünkü çakma yaprağı sabitlerken çok kötü hastalanmıştır.

...
Neyse dönelim yine bize ve günümüze. Set işçilerinden, yardımcı teknik elemanlara kadar tek şikayet konuları yerli dizilerin fazla uzun olması. Bu konudaki protesto dalgası hızla yayılmakta. Zeynep Buhara'nın e-postasında belirttiği gibi 'İzleyicinin fikrini soran yok'. İlginç tespitlerinden birkaç cümleyi almak istiyoruz:
'Biz dizileri sömürdük. Artık dramın, komedinin, aksiyonun ya da gerilimin 'En olanını istiyoruz'. Yoksa, kaldırıp, arşive atıyoruz'.

Buhara'nın işaret ettiği gibi 'En'leri 45 dakikaya sığdırırsak' izlenme payı yakalanır. Onun unuttuğu ya 'Reklam verenler ne olacak?'. Asıl gerçek bu.

...
Yaprak yaprak derken bir Karadeniz türküsünün 'Geldi çattı Ramazan'ını hatırladık. Yeni sene kapıya dayandı. Yıllar önce bir gazetede 31 Aralık günü yer bulan bir karikatürü anımsadık. Kapıdan gelen tak tak sesine içeridekiler 'Kim o?' sorusunu yöneltiyordu. 'Yeni Yıl' cevabını alınca, hep beraber 'Yıldık gitti' karşılığı veriliyordu. Evet aynen bu noktadayız. Çok acılı, az tatlılı bir sene göçmekte. Biz yine de sağlık ve huzurun ön plana çıktığı 2011 umuyoruz. Gelin, '2010'un 'Son Yaprağı'nı birlikte koparalım.

<p>Yere yatırıp yumrukladılar. Polis  şiddetinin görüntüleri çevredekiler tarafından kaydedildi. Sos

Polis şiddeti tepki çekti

WhatsApp 1 Kasım'dan itibaren bu telefonlarda desteklenmeyecek

Mersin Uluslararası Limanı'nda 60 kilo 950 gram kokain ele geçirildi

Hayvancılıktan sağladıkları gelirle 35 ülke gezdiler