• $7,4627
  • €9,024
  • 437.81
  • 1524.49
12 Mayıs 2012 Cumartesi

Saygıya davet

Burhan Ayeri
Burhan Ayeri
YAZARIN SAYFASI

Bazen kilitleniriz. Gerek yokken, kimi şeyleri izlemekte ısrar ederiz. Bu yüzden sinirlerimizin bozulduğu olur. Son örneği NTV'de yaşadık. Konunun kanalla ilgisi yok. Bülent Arınç, son seçim bölgesi Bursa'nın televizyonuna demeç veriyor. Konudan konuya geçtiği bu beyanı, NTV tekrarlayıp durdu. Başbakan Yardımcısı'nın Başkanlık Sistemi ve adayı Erdoğan'a övgülerine lafımız olamaz. 'Civan gibi delikanlı'sını Çankaya'ya geniş yetkilerle yollamak istemesi doğal. Belki, böylece başbakanlık yolu açılabilir. Hani derler ya 'Herkesin gönlünde bir arslan yatar'. Arınç'ın böylesi amacı olabilir. Çocukluğumuzun fallı karamelli sakız satıcısının tekerlemesi gibi;
'Abdülvahit Turan, kader kısmet, beşi beş kuruş'.
...
Arınç'a zaman zaman sinirleniyoruz. Konuyu 28 Şubat'a getiriyor. Umurumuzda değil. Ne zaman olayı 'Demirel'e sallama'ya dönüştürüyor itiraf ediyoruz, bozuluyoruz. Şimdi sarf ettiği şu cümleyi dikkatle okuyalım:
'Süleyman Demirel'in savcı ve hakim karşısına çıkmasını istemeyiz. Ancak o tarihte olanları açıkça anlatmalı. Böylece bu millete bir faydası olur.'
Buyurun bakalım. Yardımcısı, Başbakan'ının 'Otur, oturduğun yerde bey desinler' bindirmesini daha ileri götürdü. Arınç'a ilk cevabı biz vermek istiyoruz. Hukukçu olduğunu iddia eden birisi 'Eski cumhurbaşkanına, rızası dışında nasıl ifade verdirecek'. Asıl acıtan cümlesi; 'Bu millete bir faydası olsun'. Demirel, görev süresince yapılan 216 barajın 196'sına imza attı. Hem de, kazma-kürekle. Bugünkü teknolojiye sahip olsa Türkiye aya gitmişti. Arınç'a tavsiyemiz Erbakan'a gösterdiği saygının dörtte birini Demirel'e ayırması. Makamlar gelip geçici. Herkes günü gelip, emekliye ayrılacak. Kaldı ki örf ve ananelerimiz, büyüklere, hele hizmeti geçmişlere, hakareti men eder.
***
Bu akşam Saracoğlu'nda 'Dananın kuyruğu kopacak'. Sağolsunlar, tahminlerimize önem verirler. Bu yüzden tüm eş, dost ve yakınlarımızdan 'Sonuç ne olur?' sıkıştırmalarına muhatabız. Kafamızdakini yazıya aktarıp, 'İleride alnımıza çakılacak belge'ye dönüştürme niyetinde değiliz. Pek umudumuz olmasa da, klasik söylevle yetineceğiz; 'Dostluk, kardeşlik vs...'
...
Hüseyin Movit'in yolladığı bir e-postayı bugün yayınlamak istiyoruz. 'Ali Uras'la Bir Anı'yı herkes okumalı:
'1950'li yıllar. Spor ve Sergi Sarayı'nda kıyasıya bir şampiyonluk mücadelesi. Galatasaray ve Fenerbahçe kozlarını paylaşmakta. Maç esnasında Fenerbahçeli ya Sacit Seldüz ya da Altan Dinçer sakatlanmış ve oyun durmuştur. Galatasaray'ın Kaptanı Ali Uras, o zamanlarda da ünlü cerrahtır. Olaya hemen müdahale ederek rakip basketbolcunun oyuna devam etmesini sağlamıştır. Sonuçta Fenerbahçe maçı kazanarak şampiyonluğu alır. Böyle bir olayı bugün düşünebiliyor musunuz? Maazallah.'
***
Esra Kazancıbaşı Öztekin, medyamızda sağlık muhabirlerinin duayeni konumuna geldi. Hatta, bu konuda yayın yapan bir kuruluşu hizmete soktu. 'Sorular ve Yanıtlarla GÖZ HASTALIKLARI' son derleme. 16 uzman, konuyla ilgili görüş ve önerilerini sunmakta. Bunlara 'Tavsiyeler' demek daha doğru. Üç kez göz ameliyatı olan biriyiz. Bu yüzden ilgimizi çektiğini itiraf ediyoruz.

<p>Okurlarından gelen 'Kullanmış olduğunuz dil, çoğu kez 'ağdalı ve anlaşılması güç' noktasında gele

'Türkçenin inceliklerini kullanmazsak yok olup gidecek'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

İstanbul'da Pkk'ya şafak operasyonu

Haftanın Fotoğrafları (08-14 Ocak)