• $7,451
  • €9,0628
  • 444.474
  • 1552.83
23 Temmuz 2011 Cumartesi

Daha dün gibi

Burhan Ayeri
Burhan Ayeri
YAZARIN SAYFASI

"aa.jpg"

İnsanların hayatında önemli günler vardır. Kimi tatlı, kimi acı. İşte bunlardan birini daha yaşıyoruz. Cenk Koray Büyüğümüzü 2000 Yılı 23 Temmuz'unda kaybetmiştik. Kayıtlara 'Kalp krizi' diye geçildi. Bu kadar basit miydi? Asla. 31 Ağustos  1996'da 19  yaşındaki oğlu Nihat'ın kollarında vefatıyla, en ağır şoka uğramıştı. Ölümüne kadar, bu zamansız kaybın sebebi olarak hep kendini gördü. Nihat'la bir tartışma ve delikanlının salon camına attığı kafa bir babaya en dramatik olayı yaşatmıştı. Boyun atardamarının kesilmesi ve vücuttaki kanın 2-3 dakika içinde boşalışını izlemeyi, Tanrı düşmanımıza göstermesin.Ve siz çaresizliğin, elinizi kolunuzu bağladığını fark ediyorsunuz.

Cenk Ağabey ile özel yakınlığımız vardı. Bu bağlantımız hiç kopmadı, ilahi tesadüf, ölümünün birinci yılında -23 Temmuz 2001- torunumuz oldu. îsmi Cenk Koray. Onun da bugün doğum günü. Adaşı nur içinde yattıkça, Küçük Cenk'e Allah uzun ömür versin. Dileriz, zeka, ve başarı ışıltıları Büyük Adaşı na benzer. Hepsinden önemlisi sağlıklı, uzun ömür sürer. Vatanına, Milletine bağlı bir fert olur.

****

Cenk Ağabey'le yollarımız ilk kez Adalet Partisi'nde kesişti. Dünya Gazetesi'nde televizyon eleştirilerine başlayınca, dostluğumuz ilerledi. Hele işe "Beşiktaş Kardeşliği" katılınca, onun ağlayan yüzüne de tanık olabildik. Kimseyle paylaşmadığı üzüntülerini, anlattığı kişiydik. Herkesle dosttu. Ancak, Müjdat Gezen, Ömür Göksel, Neco, Ahmet Çavuşoğlu ve merhum Savaş Dinçel'in yerleri her zaman başkaydı.

****

Cenk Koray Büyüğümüzün "Oğula Sesleniş"ini geçmiş yıllarda yayınlamıştık.
Hani şu satırlarla başlayan ve Evlat Acısı'nın yaktığı yürekten çıkan dizeleri: "Sizin hiç canlı canlı kolunuzu kestiler mi?
Hiç elinizi uzattınız mı ocakta yanan ateşin üzerine?
Demir tokmakları, başınıza başınıza indirdiler mi iri yarı adamlar?
Gözü dönmüş birileri kırdılar mı parmaklarınızı?
Tel örgülere takıldı mı sırtınız, yerlerde sürünürken?"

*******

Evet büyüğümüzü sadece yas gününde anımsadığımızı sanmayın. Başımızın sıkıştığı her zaman, ona iç döküyoruz. Beşiktaş'ın durumuna üzülünce yine onunla konuşuyoruz.
Bazılarına tuhaf gelecek ama "Her geçen dakikayı" büyük buluşmayı yaklaştırdığı için, daha fazla sever olduk. Geleneksel "Perşembe Yemekleri", "Kapısı açılmadık fıkra günleri" sonlandı ama o hoş anıları unutmak mümkün değil. Hele "Nurdan Torun'un sakın aleyhinde yazma" gibi uyanları hâlâ kulaklanmızda. Bunca yıl sonra Tele Kutu'yu onun gibi açtıranı ise bir türlü bulamadık. Nur içinde yat Sevgili Ağabey.

<p>İstanbul Esenyurt'ta evini büyütmesine izin vermediği komşusunun akrabaları tarafından evinde döv

İstanbul'da dehşet veren görüntü: Annemi öldürüyorlar

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

ABD'de güvenlik önlemleri arttırıldı! Askerler sokaklara indi

İran Ordusu, Umman Denizi'nde askeri tatbikat başlattı