• $15,9183
  • €16,7856
  • 927.733
  • 2394.83
1 Aralık 2011 Perşembe

Bir bu eksikti

'Fatmagül'ün paçalı donu', 'İffet'in uzun eşek oyunu' gündemden düştü. Van'daki depremler, Dersim ve şike kurguları baş köşeye oturdu. Suriye'ye su ve elektrik dışında, ambargo başladı. Rusya ve İran'ın henüz temeli atılmamış Füze Kalkanı'nı vuracaklarını açıklaması 'Uyan Türkiye'yi hatırlattı. Yetmedi, Devletler Hukuku'ndan nasiplenmemiş Suriyeliler Şam'daki Büyükelçiliğimize saldırdılar. 'Bu işler bizim tekelimizde' diyen İranlılar İngiltere Temsilciliğini 'Papazın arka bahçesi'ne çevirdi. Yazıya oturduk ve 'Hangisine öncelik verelim' hesabına başladık. Pat, televizyonlar Sultanahmet ile Topkapı Sarayı arasından canlı yayına geçti. Habercilik yapılmıyor. Tam bir kargaşa. 'Pompalı tüfekli saldırgan' denince ilk notumuzu düştük. Akıllı işi değil. Bu kez 'Tesirsiz hale getirildi' dendi. Kısa süre sonra 'Ateş devam ediyor' lafları başladı. Ne zaman ki, bir turistin arkadan çektiği fotoğraf ekrana bindirildi kararımızı verdik; 'Ava gider gibi hazırlanmış bu şahsın akli dengesi normal olamaz'. Güme gidenler, yaraladıklarıydı. Teslim olmamakta direndi ve sonuçta bu 'Adi olay'ın sorumlusu bedeli canını vererek ödedi. Kimse alınıp, gücenmesin ama televizyonlarımızın tamamı 'Canlı habercilik' dersinden sınıfta kaldı.
...
Aktif yıllarımızda, 'Her şey tamam' deyip, çantamızı hazırlarken, pek çok defa geri döndüğümüzü hatırlarız. Manşetten, en küçük habere kadar oya gibi işlemişizdir. 'THY uçağı kaçırıldı' duyumu gelir. Haydi bakalım, silbaştan. Ya da Avustralya'da Başkonsolosumuz Şarık Arıyak'ın öldürüldüğü haberini alırız. İner sayfalar. Köşe yazarlığı da, bu kadar olmasa bile belli saate kadar haberlerin yerleştirilmesi ile benzeşiyor. Hele, olay zamanlama olarak uygun dönemde gerçekleşmişse.
***
Önceki akşama iyi başlamıştık. İç ve dış sorunların bunalttığı zamanlardaki gibi yine TRT-M'e yüklendik. Tabi” Türk Sanat Müziği programlarına. 'Nerelerdesiniz?' favorimiz. Uğur Çınar'ın konuğu İnci Çayırlı'ydı. Büyük Sanatçı değişik repertuvar sundu. Mehveş Hanım'dan vals, Fehmi Ege'den tango dahi söyledi. Çayırlı'nın konservatuardan öğrencisi Ufuk Yıldırım da gelince, anılar şarkılara karıştı.
...
Akşam Sefası'nı kayda alacağımızdan, yerimizden kalkmadık. 'Samim Şenyüz ve çocukları' -Bu benzetme bir kardeşimize ait- döktürdü. Alp Arslan anonslarda Tuğçe Pala ile Ayşen Birgör'ü karıştırdı. Şarkı sözünü unuttu. Kapanışta 'Gelecek hafta buluşuruz' diyeceğine 'Önümüzdeki akşam görüşmek üzere' şeklinde konuştu. Sonunda da 'Nazar değdi, okuyun bizi'ye sığındı. Bahadır Özüşen'in dalgınlığını da atlamadık. Ancak bütün bu eksikliklere rağmen, programa bayıldık. Çünkü canlı yayının lezzeti bambaşka.
***
İTÜ Konservatuarı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Göktan Ay'ın 'Yeni besteler varken, neden 1970'lerin tekrarı yapılıyor' başlıklı yazısını www.muzikoloji.org'da okuyabilirsiniz.
...
Ekin Ayan'ın övgülerine teşekkür ediyoruz. Bu arada Volkan Akay'ın 'Bay ifade', 5 Aralık'ta Samsun Ticaret Odası'nın davetlisi olacağını duyuralım.

<p>Earle Dickson, 1920'li yılların başında genç ve oldukça sakar bir kadınla evli olan bir şirket ça

Yara bandı nasıl icat edildi? | İcat Çıkarma #7

Perlit'e talep yağıyor! Dünyadaki rezervinin yüzde 75'i Türkiye'de

Çinliler sonunda bunu da yaptı! Kendi kendine giden yemek arabasıyla yemek hizmeti başladı

Bakan Kurum'dan Atatürk Havalimanı ile ilgili açıklama