• $7,3867
  • €8,984
  • 442.572
  • 1546.78
13 Mayıs 2012 Pazar

Ananın bedduası

Burhan Ayeri
Burhan Ayeri
YAZARIN SAYFASI

Annemiz tarafından hiç öpülmedik. Kucağına alıp, saçlarımızı okşadığını hatırlamayız. Hatta nesilden nesile geçen 'Kafkas gelenekleri' ile cezalandırılırdık. Evimizin iki ötesindeki sobacıda yapılmış koca demir maşadan epey yediğimizi biliriz. Daha ileri gidelim. Ufacık bir çocukken sokakta bulduğumuz 'Kağıt 50 lira'yı eve getirdiğimizde iki okkalı tokat aşkedildi. Sebebi çok basit; 'Bunun sahibi var mı?' diye üç kere bağırmamışız. O ellilik sonunda muhtara teslim edildi. Biz de suratımıza inen şamarlarla kaldık.
...
16 yaşında ve lisedeyiz. Pazar günü maçımız var. Haliç-Fener'de 4 katlı eski Rum evinden çıkarken anahtarı unuttuğumuzu anladık. Ayakkabıyı kim çıkaracak? Yöneldik tahta merdivenlere. Koca demir aleti arka cebimize düğmelerken yakalandık. Müthiş titiz annemiz bastı fırçayı; 'Kaç kere söyledik, pis ayakkabılarla içeri girmeyin'. Ardından belki de hayatının en ağır bedduasını etti 'Elin ayağın kırılsın'. Cevap vermeden fırladık.
...
Maçta ilk yarı. Röveşataya kalktık. Rakip savunmacı altımıza girip, itti. Kaaart diye ses duyuldu. Sağ kolumuz omuz altından kırıldı. Ayrıca dirsekten çıktı. Sonuçta ikisi birarada olunca epey ızdıraplı operasyon geçirdik. Eve döndüğümüzde belli ki gecikmemizden endişelenen annemiz, 'Beddualı merdivenler'de bekliyordu. Sol elle o ağır ve gösterişli kapıyı zor açmamızdan da şüphelenmişti. Gözü, hasar gören kolumuzdaki kocaman beyaz alçı ve sargılara ilişince kıyamet koptu. 'Ne oldu?' diye bağırdı. Gayet sakin '-Elin ayağın kırılsın- dedin gereğini yaptık' deyiverdik. Aynı anda olduğu yere yığılıp hüngür hüngür ağlamaya başladı. Bir yandan haykırıyor; 'Hay Allah, ağzım dilim kopaydı'. İnanır mısınız, o anda kararımızı verdik; 'Annemiz bizi gerçekten seviyor. Ama renk vermiyor'.
...
Bu olay vefatına kadar olan ana-oğul ilişkimizin miladıdır. Yine sevgi sözcükleri sarf etmedi. Bayramlarda en nefret ettiği şekilde onu öpmemize tepki verdi. 'Öööf, manda göle şey yapar gibi'leri sıraladı. Yüzünü limon kolonyasıyla silmeyi ihmal etmedi. Son rahatsızlığında hastaneye sırtımızda taşırken hiç ağırlık hissetmedik. Gecenin geç vakti, işimizi belki de ilk defa yarım bırakıp gazeteden fırladık. Güneri Cıvaoğlu 'Nereye' diye seslendiğinde 'Annemizi kaybediyoruz' karşılığını verdik. Haseki'deki odasına girdiğimiz an gözlerinden birini açtı. 'Geldin mi?' diye sordu. Bazılarına inanması zor gelecek ama aradan iki dakika geçmeden ruhunu teslim etti.
...
Bunca yıl araba kullandık. Direksiyonda sigara içtiğimiz ilk ve son olay onun vefatından sonradır. 'Selası okunurken' gözyaşı dökmemiz bizi ruhsuzlukla itham eden pek çok kişiyi şaşırttı. 'Sert görüntülü Annemiz' bizi hep içinden sevdi. Uzaktan kontrolla kol-kanat oldu. Böylesi günde ona sadece Fatiha yollayabiliyoruz. Ruhu şad olsun. Sizlere önerimiz annelerinizin yaşarken kıymetini bilmeniz. El öpmekle dudak aşınmaz. Sadece güzel kelimelerle gönlünü alabilirsiniz. Abraham Lincoln'ün şu özlüsözü aklınızdan hiç çıkmasın:
'Hayatta okuduğum En kıymetli kitap Annemdir
...
ÖZEL NOT: Bu yazımızı, geçen yıl Anneler Günü'nde yayınlamıştık. İki emekli öğretmenin ısrarlı isteği üzerine tekrarlıyoruz. Bu, ilk kez yaptığımız uygulama. Yeni okuyanların da beğeneceğini ümit ediyoruz. Biz ise yine ağladık. B.A.

<p>Fiziksel şiddetin kadının bedeni üzerinde geçici ve kalıcı hasarlar bıraktığının altını çizen Der

Kadına şiddete dur de!

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Beş asırlık Tarihi Maraş Çarşısı'nın dış cephesi yenileniyor

Dünyayı şok eden iddia! ''Yolcu uçağı lazer silahıyla vurularak düşürüldü!''