• $13,7194
  • €15,5684
  • 786.53
  • 1910.41
25 Mart 2013 Pazartesi

ÖSYM'nin hak-adalet yanılgısı

Soruların niteliğini yorumlama gücüne inandığım birkaç değerli dostumla yaptığım görüşmenin ardından vardığımız sonuç, bu seneki soruların geçen seneki sorulardan zorluk açısından çok farklı olmadığı yönünde. Bu çerçevede 2013 Türkiye net ortalamaları ve standart sapmaları 2012'ye benzer olacaktır. Bu nedenle adayların geçen seneki veriler ile oluşturulan puan hesaplama formüllerini kullanmalarında bir sakınca görmüyorum, ancak yine de artı-eksi 5 puan güvenlik payı bırakmak yerinde olacaktır.
Dün saat 14.30'da TRT-Haber ve TRT-Okul'da ortak yayınlanan YGS 2013 Programı'nın başında ÖSYM Başkanı Prof.Dr. Ali Demir'in yaptığı açıklamaları dikkatle dinledim. ÖSYM'nin sınav güvenliği ve uygulamaları konusunda 2013'te başladığı yeniliklere vurgu yapan Sayın Demir'in sık sık hak ve adaletten bahsetmesi dikkat çekiciydi. Gerçekten de ÖSYM bu ülkede herkese eşit mesafede durmaya mecbur olan kurumların başında geliyor. 1974'te ÜSYM adıyla kurulduğu ilk günden bu yana ÖSYM'nin bu gereği hakkıyla yerine getirdiğine ben şahsen inanıyorum. Her ne kadar sık sık eleştiriliyor olsa da ÖSYM ülkemizin kendi alanında bilgi birikimi ve uygulama tecrübesi açısından en donanımlı kurumudur.
Sayın Demir'in vurgu yaptığı hak-adalet  kavramlarına ÖSYM tarafından samimiyetle sahip çıkıldığına inanarak, ülke olarak içine düşmek üzere olduğumuz ciddi bir hataya yeniden değinmek istiyorum. Bu hata hak ve adalet kavramlarıyla uzaktan yakından örtüşmüyor.  Hatanın konusu OBP, yani Ortaöğretim Başarı Puanı. Yanlış anlaşılmaması için baştan belirtmek isterim, karşı olduğum AOBP'nin OBP'ye dönmesi değil, OBP'nin hesaplanma yöntemi. 2013 ÖSYS kılavuzunda ilan edildiği şekliyle OBP diploma notunun 5 ile çarpılmasıyla belirlenecek. Bu basit hatta "bakkal hesabı" olarak nitelendirilebilecek formülün hangi bilimsel ya da ampirik varsayıma dayandığını merak ediyorum. Benim bildiğim kadarıyla iki farklı veri setini birbiriyle kıyaslayabilmek için normalizasyondan geçirmek gerekir. Bir diğer deyişle Armut Lisesi'nde alınan 70 ile Elma Lisesi'nde alınan 70 diploma notunu birbiriyle "hak-adalet" içinde kıyaslayabilmek için bu liselerdeki not dağılımlarına bir göz atmak ve standardizasyon yapmak gerekir. Bahsetmiş oluğum konu, istatistik biliminin ABC'lerinden biridir ve üniversitelerde okutulan istatistik derslerinde bu temel adımı öğrenemeyen öğrencilerin dersten geçmeleri mümkün değildir.
Yineliyorum. Eğer bu şekliyle devam edilecek olursa disiplinli not veren liselerin öğrencileriyle bonkör not dağıtan liselerin öğrencileri arasında eşitsizlikler oluşacaktır. Öğrenci ve velinin gözünde en iyi lise bonkör not veren lise olacaktır. Ülke genelinde öğretmenler üzerinde doğrudan ve dolaylı baskılar artacak, karne ve diploma notlarında şişmeler yaşanacaktır. Disiplinli liselerden bonkör liselere geçişler artacaktır. SBS uygulamasında benzer yaklaşımın sancıları yaşanmışken, not enflasyonuna sebep olan bazı özel okullar kontrol altında tutulamazken, aynı hastalığın yükseköğretim geçiş sistemine bulaştırılması akılcı değildir.
Kendisi de öğrencilik yaşamında büyük olaslıkla istatistik dersi almış Sayın Prof. Dr. Ali Demir'in ÖSYS sürecini bu temel istatistik hatasından arındıracağına inanmak istiyorum. Aksi halde TV canlı yayınında hak-adalet kavramlarını dile getirmiş olmasının anlam ve inandırıcılığı kalmayacak.

<p> </p>

Parasosyal etkileşimi çocuklarımıza neden anlatmalıyız?

UNESCO'nun geçici listesindeki Yesemek'te 15 heykel gün yüzüne çıkarıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan Siirt'te toplu açılış törenine katıldı

Ürdün'ün Salt kentindeki müze dünyanın en küçük Kuran-ı Kerim'ine ev sahipliği yapıyor