• $7,3105
  • €8,8441
  • 413.108
  • 1495.74
12 Kasım 2012 Pazartesi

Devlet mi, vakıf mı, özel mi?

Türkiye, geleceğini şekillendirecek bir konuda önemli bir süreçten geçiyor. Yaklaşık 30 yıldır ülkemizin yükseköğretim sistemini düzenleyen 2547 sayılı Yüksek-öğretim Kanunu'nun değişmesi yönünde çalışmalar yapılıyor. Ortaya çıkan yeni yasa taslağı, ilgili tüm paydaşlar ve kamuoyuyla bugünlerde paylaşılıyor. Ben de önümüzdeki cuma günü YÖK'te konunun üniversite genel sekreterleriyle tartışılacağı toplantıya katılacağım. Sanırım bir sonraki yazımın konusu bu toplantıdaki gözlemlerim olacaktır. Hatırlatayım, kanun tasarısına göz atmak isterseniz yeniyasa.yok.gov.tr web adresini kullanabilirsiniz.
Yeni yasayla iddialı bir kavram yaşamımıza girecek: 'Özel üniversiteler'.  Üniversite işlevini kar elde etmek amacıyla yürütecek yükseköğretim kurumlarından (ticari girişimleden) bahsediyoruz. Bilkent Üniversitesi'nin kurulduğu 1984'ten bu yana geçen onca yıla rağmen, vakıf üniversitelerinin kamuoyunda hala 'özel' üniversite gibi algılandığını düşünecek olursak, birkaç sene içinde devlet-vakıf-özel üniversite kavramlarının kafaları daha da karıştıracağını, konunun gündeme sık sık geleceğini tahmin etmek zor olmaz. Özellikle hangi vakıf üniversitesinin 'özel' statüye geçeceği sorusunun medyaya iyi malzeme sağlayacağını sanıyorum.
TOPLAMI 176'YA ULAŞTI
Özel üniversiteler henüz yaşamımıza girmemişken, vakıf üniversitelerinin yükseköğretim sistemimizdeki yerini gösteren bazı verileri sizlerle paylaşmak isterim. YÖK ve ÖSYM web sitelerinde yer alan bilgilere göre şu anda Türkiye'de 103'ü devlet, 65'i vakıf olmak üzere 168 üniversite bulunuyor. Bunlara 8 vakıf meslek yüksekokulunu eklersek, ülkemizdeki yükseköğretim kurumu sayısı 176'ya ulaşıyor.
73 (65+8) vakıf yükseköğretim kurumu 13 farklı şehire yayılmış durumda (Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Kayseri, Konya, Mersin, Nevşehir, Samsun, Trabzon). İstanbul'da 35 vakıf üniversitesi ile 6 vakıf meslek yüksekokulu varken, Ankara'da 12 vakıf üniversitesi bulunuyor. 
VAKIFLAR DEVLETİ GEÇTİ
Kontenjan bazında incelediğimizde, master ve doktora programları dışında vakıf üniversitelerinin kontenjanları 95 bini biraz aşıyor. Oransal olarak ifade edecek olursak, ülkemizdeki her 6 lisans (fakülte) kontenjanından biri ve her 10 önlisans (MYO) kontenjanından biri vakıflarda yer alıyor. Ülke genelinde vakıfların payı yüksek gözükmese de büyük şehirlerde durum oldukça farklı ve çarpıcı. İstanbul'da hem lisans hem de önlisans seviyesinde vakıf kontenjanları devlet üniversitelerini geçmiş durumda. İstanbul'da lisans kontenjanlarının %56'sı vakıfta %44'ü devlette bulunuyor. Önlisans seviyesinde durum çok daha ilginç. Her 100 MYO kontenjanının 82'si vakıflarda yer alıyor.
Ekonomik büyüklük olarak değerlendirildiğinde, vakıf üniversitelerinin kontenjanlarını%100 doldurmaları durumunda, sadece yeni öğrenci girişiyle oluşacak para girdisi ülke genelinde  1 milyar TL'yi biraz aşıyor. Bu çerçevede vakıf üniversitelerinin bir öğrenciden ortalamada 10.600 TL para beklediği anlaşılıyor. Ancak kontenjanların %100 dolmaması nedenyle, 2012 senesi için vakıf üniversitelerinin her yeni öğrenciden elde ettiği para girdisi yaklaşık 7.500-8.000 TL civarında. Bu girdi, üniversitelerin yaptığı camia, ilk tercih, ziyaret, promosyon (!) vb indirimler nedeniyle daha düşük seviyelerde kalıyor.
Bursluluk oranları, akademik kadro yeterliliği vb. konularda paylaşılacak daha pek çok istatistik var, ancak buradaki yerimizi kısıtlı. E-posta ile bana ulaşmanız durumunda, üniversitemde hazırladığımız detaylı raporu sizlere ulaştırabilirim. Esenlikle kalın.

<p>Afyonkarahisar'da sipariş ettiği çiğ köftenin acılı olduğu gerekçesiyle iş yeri çalışanı Y.K.'yı

Sosyal medyayı ayağa kaldıran olayda yeni gelişme! Çiğ köfte 'acılı' diye çalışanı tokatlayan şüpheli serbest

Safranbolu'da 606 Mehmetçik kan bağışı yaptı

Dünyaca ünlü yönetmen Guy Ritchie Ayasofya ve Topkapı Sarayı'nı ziyaret etti

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (01 Mart 2021)