• $ 5,7708
  • € 6,398
  • 277.213
  • 95030.6
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Başbakan'ı bekleyen sınav

Geçenlerde bindiğim bir taksinin şöförüyle sohbet ederken söz kentsel dönüşümden açıldı. Konut fiyatları, yasal mevzuat, hangi ilçenin dönüşümde öncelikli olacağı vb konuları konuşa konuşa yolu tüketip taksiden inerken ülkemizin önemli önemsiz her meselesinde siyasi hesapların ve oy kaygısının en önemli belirleyici unsur olduğu sonucuna varmıştık. 

Değerli okurlar, Ekim 2014'te yerel seçimler var. Bu işin raconudur. Seçim yatırımı olarak seçmenlere iddialı taahütlerde bulunabilirsin, bazı yasakları kaldırabilirsin, yasakları kaldırmadan çiğnenmelerine göz yumabilirsin, seçmenlere doğrudan ya da dolaylı hediyeler dağıtabilirsin, akıl ve hikmetin gösterdiği doğrulardan vazgeçip popülist çözümler üretebilir, tribünlere oynayabilirsin. Bunların hepsine her konuda tamam. Ancak eğitim konusunun bu siyasi hastalıklardan bağışık olması gerekmez mi? Ülkenin geleceğini şekillendiren en önemli konu olan eğitimin oy kaygısından arınmış şekilde yönetilmesi doğrusu değil mi?

HEPİMİZ YANILDIK

2008'in son aylarında akademik çalışmalar yürütmek için İngiltere'de bulunuyordum. Tam o sıralar küresel ekonomik kriz patlak vermişti. Avrupa'nın göbeğinde krizin nasıl algılandığını gözlemlemek, televizyonlardaki yorumları dinlemek, sokaktaki insanları gözlerindeki endişeyi fark etmek benim için ilginç bir tecrübe olmuştu. O karamsar havadan ben de etkilenip, ekonomi konusunda uzman arkadaşlarımla uzun konuşmalar yaptığımızı hatırlıyorum. Ben dahil pek çok kişi krizin Türkiye'yi teğet geçeceğine inanamıyor, IMF'siz bir çözümün üretilebileceğine ihtimal vermiyordu.  Ancak hepimiz yanıldık. Hedeflerinden taviz vermeyen hükümet haklı çıktı. Akıl ve hikmet, kararlı icraatle birlikte başarıyı getirdi.
Bazılarının içerikleri konusunda hemfikir olmasam da, MEB'in son yıllarda başlattığı pek çok proje ve uygulamanın devrim niteliğinde olduğunu söylemek isterim. Sayın Ömer Dinçer döneminde on yıllardır şikayet edilen, tabu olarak görülen pek çok konunun konuşulmaya başlandığına, çözüm arayışlarına girişildiğine ve kararlılıkta icraate geçildiğine şahit olduk. Lise türlerinin azaltılması, tüm okulların eğitim kalitesi olarak eşitlenmesi, SBS-OKS-YGS gibi sınavların kaldırılması, dershanelerin kapatılması, 8 sene yerine 12 sene zorunlu eğitim ile liseye gitmenin mecburi hale gelmesi, öğretmenlik mesleğinin dönüştürülmesi, üniversitelerin öğretmenlik bölümlerinden mezun edilenlere kadro verilmesinin zorunlu olmadığı gerçeğinin cesurca söylenmesi, Fatih projesi, okullarda tek tip elbise uygulamasından vazgeçilmesi. Tüm bunlar MEB'in 2023 vizyonu çerçevesinde birbirini destekleyen entegre proje, uygulama ve söylemler ya da eskiden öyleydi mi demeliyiz? 
Son haftalarda MEB ve hükümet cephesinin açıklamaları geri adım atılacağı izlenimi veriyor. Dinçer döneminde başlatılan ve geniş bir kitlenin işine gelmeyen doğru projelerden yeni bakanla birlikte taviz verilmesi, eski bakan döneminde Sayın Başbakan'ın demeçleriyle desteklenen atılımlardan, 'Başbakan yanlış bilgilendirilmiş' diye vazgeçilmeye çalışılması, ekonomik krizi dik duruşu ve kararlılığıyla başarıyla atlatmış ülkenin hükümetine yakışmıyor. Bu bağlamda, Sayın Başbakan'ı gelecek günlerde önemli bir sınav bekliyor.

<p>Rusya Savunma Bakanlığı, S-300 Favorit hava savunma sistemini, füze saldırılarına karşı test etti

Rusya S-300´ü Füze Saldırılarına Karşı Test Etti

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Abant Gölü'nden daha büyük olacak... Doğaseverleri büyülüyor

Bir bölümü ziyarete açıldı turist akınına uğradı