• $7,4653
  • €9,063
  • 441.247
  • 1565.01
17 Aralık 2012 Pazartesi

4+4+4 yansımaları (4) devlet okulları

Geçen hafta 2023 vizyonunda özel okulların eğitim sistemimizde üstleneceği  işlevi sizlerle paylaşmıştım. Bu hafta ise devlet okullarına biçilen format ve bu okulların geleceğine yoğunlaşmak istiyorum.
Eğitim hizmeti, sağlık ve güvenlikle birlikte, sosyal devletin tüm vatandaşlarına eşit seviyede sunmakla yükümlü olduğu temel hizmetlerden. Bu çerçevede, bakanlık on yıllardır Edirne'den Kars'a ülkedeki tüm çocuklara (devlet okullarında) eşit eğitim sağlanması temel ilkesiyle çalışıyor. Atılan tüm adımlarda, yürütülen tüm projelerde bu ilkeye bağlılık hissediliyor. Eşit olanak demek, tüm okulların birbirine denk olması, farklılıkların ve aykırılıkların ortadan kaldırılması demek.
6 Mayıs 2010'da Bakan Nimet Çubukçu imzasıyla yayımlanan genelgede düz liselerin  2012-2013 eğitim yılı sonuna kadar Anadolu lisesine dönüştürülmesi, bu dönüşümü gerçekleştiremeyenlerin meslek lisesi olarak yollarına devam etmeleri yönünde  plan yapılması emredilmişti. O tarihten bu yana pek çok düz lise (düz lise ifadesi MEB camiasında çok sevilmez, bundan böyle genel lise diyelim) Anadolu lisesine dönüştü. Belki sizler de oturduğunuz mahallede yıllardır genel lise olarak bildiğiniz lisenin üzerindeki tabelanın bir gün aniden çıkarıldığını ve yerine Anadolu lisesi tabelasının asıldığını fark ettiniz. Henüz bu gerçekleşmediyse 2012-2013 eğitim-öğretim yılı sonunda buna tanık olmanız büyük ihtimaldir.
BEĞENMEYEN ÖZELE
Değerli okurlar; domates almak için semt pazarına gittiğinizde önünüze çıkan ilk tezgahtan domates almazsınız. En iyi domatesi en ucuza almak için pazarı dolaşırsınız. Bir tezgahın önünde durup domates seçerken bile domatesleri birbiriyle kıyaslarsınız. Daha iyisini aramak, seçmek ve elemek insanın doğasında vardır. Şimdi bir pazar düşünün, tüm domates tezgahları birbirinin aynısı olsun. Bir domatesin diğerinden hiç mi hiç farkı olmasın. Ne renk, ne koku, ne tat, ne de fiyat. Seçmek ne kolay olurdu. Evinize en yakın tezgahtan alacağınız kadar domatesi alıp hemen evinize dönerdiniz. İşte Bakanlık'ın 2023 için hedeflediği eğitim sistemi bu kurguya dayanıyor. 
Ülkemizdeki tüm okulların birbirine denk olduğunu hayal edin. Edirne'den Kars'a kadar bütün okullarda aynı nitelikte eğitim verebilen bir Türkiye düşünün. Vatandaşlar çocuklarını 'daha iyi' bir okula  göndermek için arayış içide değiller. Herkes gönül rahatlığıyla çocuğunu mahalle okuluna yazdırıyor. Yarış yok, sınav yok, özel ders yok, dershane yok. Öğrenciler kendilerini yarış atı gibi hissetmiyorlar. İlkokulu bitiren öğrenci, dilerse mahallesindeki akademik ortaokula, dilerse imam-hatip ortaokuluna gidiyor. Ortaokuldan mezun olduğunda yine mahallesindeki akademik lise, meslek lisesi ya da imam-hatip lisesinden birine devam ediyor. Bakanlık'ın devlet öğretim kurumlarında vatandaşına sunmayı planladığı gelecek işte bu. Bu şartlar herkese uyar mı, Bakanlık için çok da önemli değil. Zira devletin şartlarını beğenen beğenir, beğenmeyen çocuğunu özel okula gönderir. Özel okullar öğrencilerini sınavla mı seçerler, sınavsız mı? Yönetmelikler çerçevesinde kaldığı sürece bu Bakanlık'ı bozmaz. Nasılsa devlet okulları için sınav artık kalkmış ve vatandaşa verilmiş söz tutulmuş durumdadır.
YILDIZLAR SÖNMESİN
Devletin tüm okullarını denk hale getirmesi ve herkese eşit kalitede eğitim sunma hedefini heyecan verici buluyor, saygıyla karşılıyorum. Ancak, okulları birbirine denk yaparken izlenecek yol zayıf okulları iyileştirmek olmalı. Bu arada, yıldız devlet okullarının (Kabataş, İstanbul, Atatürk Fen vb) yıldızını söndürmek ülke için büyük bir hata olacaktır.

<p><strong>'Reformlar kamuoyuna sunma aşamasına geldi'</strong></p><p><strong>BAŞKAN ERDOĞAN'DAN ÖNE

19 Ocak 2021 Güncel Haberler

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Gediz Deltası'nda kış kuşları kayıt altına alınıyor

Yurt genelindeki 90 yaş ve üstü evlerinde aşılanıyor