• $7,3854
  • €8,9483
  • 436.499
  • 1460.98
03 Aralık 2012 Pazartesi

4+4+4 Yansımaları (2)

Bir haftalık aradan sonra bugün yine 4+4+4 konusuna geri dönüyorum.  Ancak öncelikle geçen yazımla ilgili ek bir bilgiyi sizlerle paylaşmak isterim. YÖK'ün Bulgaristan'daki öğrencileri ilgilendiren kararına değindiğim yazımın ardından Bulgaristan Türk Öğrenciler Derneği Başkanı Serdar Kızıldağ twitter üzerinden benimle irtibata geçti. Milli Eğitim Bakanlığı'nın resmi istatistiklerine göre Bulgaristan'da okuyan Türk öğrenci sayısı yaklaşık 2500 gözükürken, Kızıldağ sayının gerçekte 9000'in üzerinde olduğunu bildirdi. MEB istatistikleriyle gerçekteki verilerin nasıl olup da birbirinden farklılaşabildiği ayrı bir tartışmanın konusu. Ancak, sorunun boyutlarının sanılandan derin olabileceği anlaşılıyor. Umarız iki ülke yetkilileri arasındaki görüşmeler bir an önce sonuçlanır.

TOPLUMSAL UNUTKANLIK
Günlük yaşamın koşuşturması içinde pek çoğumuz içinde yaşadığımız toplumun ve ülkenin dinamikleri, işleyişi,  gidişatı konusunda, şöyle geriye yaslanıp, kuş bakışı değerlendirme yapma fırsatı bulamayız. Söylenenler, yapılanlar ve yaşananlar arasındaki neden-sonuç ilişkisini kuramayız. Olaylara bütünsel bakma gücünü kaybederiz. Sonunda unutkanlığı yüksek bir toplum haline geliriz. 4+4+4 konusunda da farklı bir durum yok. Devlet büyüklerinin, yetkililerin, kurumların yaptıkları açıklamaları, resmin bütününü görerek değerlendirmek lazım, ama bunu tam anlamıyla yapabildiğimizi söylemek güç.
Gelin 4+4+4 sürecini hatırlayalım: 2012'nin ilk aylarında, yasa teklifi kamuoyuyla paylaşıldığında,pek çok 'mantıksız' ve belki de 'sun”' öneri içeriyordu. Söz konusu  'spekülatif' öneriler, özellikle siyasilere çokça malzeme oldu. Bu öneriler, yasa teklifi TBMM'de tartışılırken metinden çıkartıldı, ancak sokaktaki vatandaş 4+4+4 denince hala bu spekülasyonları hatırlıyor. Kanun 30 Mart günü TBMM'de kabul edildi, 10 Nisan'da Cumhurbaşkanı tarafından onaylandı, 11 Nisan'da Resmi Gazete'de yayınlandı, yürürlüğe girdi. Sonuç olarak: Zorunlu eğitim 8 yıldan 12 yıla çıktı. Eğitim kurumları ilkokul, ortaokul (ilköğretim ikinci kademe), lise olarak yeniden tanımlandı. Okula başlama yaşı öne çekildi. Fatih Projesi için yapılacak satın alımlara özel bir serbestlik getirildi. Üniversiteye girişte kullanılan okuldan gelen puan için AOBP yerine OBP kullanılmasına karar verildi. Üniversiteye girişte kullanılan katsayılar eşitlendi. İmam Hatip Ortaokulları diye yeni bir ortaokul türü tanımlandı. Ortaokul ve liselerde isteğe bağlı 'Kur'an-ı Kerim' ve 'Peygamber Efendimizin Hayatı' dersleri konuldu. Uygulama detayları için ilgili kurumlar yönetmelik, yönerge, genelge, müfredat vb çalışmalarına başladılar. Bazıları tamamlandı, bazıları sürüyor.

2015 ADAYLARI DİKKAT
Eğitim sistemimizi sağlıklı değerlendirebilmek için makro göstergeleri de bilmek gerek. Bugün bazılarıyla başlayayım, ilerleyen yazılarda diğerlerine de değineceğim. Ülkemizdeki ilkokul, ortaokul ve lise çağındaki çocukların toplam sayısı 15 milyon seviyesinde. Projeksiyonlar bu sayının önümüzdeki yıllarda fazla değişmeyeceğini gösteriyor. Bu çocuklardan ilkokul ve ortaokul yaşındakilerin neredeyse % 100'ü okula kayıtlı. 2012-2013 öğretim yılı öncesinde liseye gitme yaşındaki her üç çocuktan ancak ikisi liseye gidiyordu. 4+4+4 kanunu ile zorunlu eğitim 12 yıla çıktığı için artık herkes liseye gitmek zorunda. Bu nedenle, üniversite sınavına girecek aday sayısında 2015 ÖSYS'de yaklaşık 150 bin kişilik artış bekleniyor.
Verilecek bilgi çok, yerimiz kısıtlı. Haftaya, MEB'in 2023'te nasıl bir eğitim sistemi görmek istediğiyle ilgili tespitlerimi sizlerle paylaşacağım.

<h3>Akşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kartoğlu, CHP'nin 'Militan' provokasyonunu AKŞAM TV

CHP neden 'Militan' provokasyonu yapıyor?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Başkan Erdoğan, AK Parti'nin Erzurum Olağan Kongresi'ne canlı bağlantı ile katıldı

Ankara'da80 yaş ve üzerindeki vatandaşlara aşı uygulanmaya başlandı