• $7,3273
  • €8,8619
  • 413.481
  • 1495.77
19 Kasım 2012 Pazartesi

4+4+4 tipi saatli bomba (1)

Oldum olası ilaçların prospektüslerini okumaya meraklıyımdır. Endikasyonlar, kontraendikasyonlar, inhibatörler, reseptörler, plasebo vb pek çok yabancı terim arasında en çok ilgimi çeken yer, yan etkilerin anlatıldığı bölümdür. Şifa bulmak için aldığınız ilacın yanlışlıkla alınması, fazla miktarda alınması, uzun süre kullanılması, alerjik bünyelerde kullanılması, tedavinin yarıda bırakılması, başka ilaçlarla birlikte alınması vb hallerde ortaya çıkabilecek istenmeyen durumlar ile olağan kullanımda görülecek yan etkiler uzun uzun anlatılır. Bazen, yan etkilerini öğrendiğim bir ilacı almaya çekindiğim bile olur ancak ilaçların piyasaya girişine izin verilmeden önce uzun süreli ve çok detaylı testlerden  geçirilmesine ve tedaviyi düzenleyen doktorun mesleki yeterliliğine güvenerek tedaviye başlarım. Sonuçta hekimlerin ilaçları hastalarına 'faydası zararından fazla olacak' şekilde verdiklerine inanırım.

AOBP YERİNE OBP
Ülkemizin eğitim sistemindeki hastalıklara şifa olması amacıyla hazırlanan ve 11 Nisan 2012'de yürürlüğe giren yaygın ismiyle  4+4+4 yasasının etki ve yan etkilerini yedi aydır yaşıyoruz, uzun bir süre de yaşamaya devam edeceğiz. Yaşadığımız ilk şok, ÖSYM'nin 2012 ÖSYS Kılavuzu'nu mayıs ayında güncellemesi ve üniversiteye girişte 'okuldan gelen puan' olarak AOBP yerine OBP'nin kullanılmasına 2012'de derhal başlanacağını ilan etmesiyle yaşanmıştı. LYS'ye birkaç hafta kala apar topar açıklanan bu karar, kamuoyunda büyük tepkilere neden olmuş, sonrasında TBMM'nin çıkardığı torba yasaya eklenen madde ve Danıştay'ın verdiği dolaylı bir karar çerçevesinde uygulama 2013'e ertelenmişti.
2013 ÖSYS'ye başvurular beş altı hafta içinde başlayacak ve AOBP-OBP konusu yeniden alevlenecek. Yasal çerçevede, AOBP'nin geri gelebileceğini düşünmüyorum. AOBP yerine OBP'nin kullanılmasına karşı olmadığımı ayrıca belirtmek isterim. Toplumun tamamını etkileyecek kararların bazı kişileri sevindirmesi bazılarını ise üzmesi doğaldır. Başarılı liselerin öğrencilerinin AOBP'nin kalkmasıyla avantajlarını yitirdikleri doğrudur ancak bu öğrencilerin sınavlarda gösterecekleri performans ile kaybı telafi etmeleri mümkündür.

EŞİTSİZLİK DOĞAR
Benim içime sinmeyen ve eğitim sistemimiz için ciddi tehlike olarak gördüğüm konu AOBP'nin OBP'ye dönmesi değil, ÖSYM'nin açıkladığı OBP'nin yeni hesaplanma yöntemidir. 2013'ten itibaren öğrencinin diploma notu 5 ile çarpılacak, bu değer doğrudan OBP olacaktır. Eskiden olduğu gibi notlar lise içinde standardize edilmeyecektir. 
Bunun başlıca sakıncası not verme disiplini farklı liselerde okuyan öğrenciler arasında akılcı ve adil kıyaslama imkanının ortadan kalkmasıdır. Disiplinli not veren liselerin öğrencileriyle bonkör not dağıtan liselerin öğrencileri arasında eşitsizlikler oluşacaktır. Öğrenci ve velinin gözünde en iyi lise bonkör not veren lise olacaktır. Ülke genelinde öğretmenler üzerinde doğrudan ve dolaylı baskılar artacak, karne ve diploma notlarında şişmeler yaşanacaktır. Öğretmenin elindeki en önemli pedagojik araçlardan olan 'not', değerini ve işlevini yitirecektir. Disiplinli liselerden bonkör liselere geçişler artacaktır. Lise yöneticileri, ilçe milli eğitim yöneticileri, il milli eğitim yöneticileri, günün sonunda kurumlarının üniversite sınav ve yerleşme performansı yüksek görünsün diye, not verme süreçlerinin esnemesine tolerans göstereceklerdir. SBS uygulamasında benzer yaklaşımın sancıları yaşanmışken, not enflasyonuna sebep veren bazı özel okullar kontrol altında tutulamazken, aynı hastalığın yükseköğretim geçiş sistemine bulaştırılması akılcı değildir.

<p>İran'ın Ankara Büyükelçisi, Türkiye'yi Irak'ın egemenliğini ihlal etmekle eleştiren ifadeler nede

Türkiye'den İran'a net mesaj!

Safranbolu'da 606 Mehmetçik kan bağışı yaptı

Dünyaca ünlü yönetmen Guy Ritchie Ayasofya ve Topkapı Sarayı'nı ziyaret etti

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (01 Mart 2021)