• $13,6288
  • €15,2425
  • 794.532
  • 1964
1 Aralık 2021 Çarşamba

Varşova'nın Sesi

Bir ülke düşünün ki pek çok kez işgal edilmiş, üç defa haritadan silinmiş ama her seferinde küllerinden yeniden doğmasını bilmiş ve bugün Avrupa Birliği'nin en büyük altıncı ekonomisi konumuna gelmiş.

Anlatılanlara göre 2.Dünya Savaşı sırasında Alman ve Rus ateşi arasında kalan Polonya, tam kırk defa işgal edilmiş. Hatta küçük kalkışmalar ve savaşlarla birlikte bu sayının 140 civarında olduğu söyleniyor.

Soğuk savaş yıllarında bir yandan Almanların bir yandan Rusların gazabına uğrayan başkent Varşova'nın neredeyse yüzde sekseni yok edilmiş. Aynı anda 700 bombanın atıldığı bir şehir burası. Ancak Polonyalılar çalışkan insanlar. Savaş dönemi öncesine ait fotoğraflardan hatta klasik ressamların eserlerinden hareketle eski Polonya'yı adeta tuğla tuğla yeniden inşa etmişler ve bugün kendine has mimarisiyle göz okşayan, mağrur bir Varşova ile karşı karşıyayız.

İstanbul'da mevsim normalleri üzerinde seyreden sıcaklıktan Varşova'nın soğuk kış gününe denk gelince bir günde iki mevsimi yaşadık; üşüdük, ancak keskin soğuğa rağmen insan kendinin Varşova'nın temiz, düzenli ve sakin sokaklarında dolaşmaktan alamıyor.

Yunus Emre Enstitüsü (YEE) ve Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü'nün iş birliğinde düzenlenen Varşova Türk Film Haftasını izlemek üzere buradayız. Bir grup basın mensubuyla birlikte Nuri Bilge Ceylan, Ebru Ceylan ve yönetmen Cem Özay da ekibe eşlik ediyor.

Önceki akşam Varşova'nın en büyük sinema salonlarından biri olan Multikino'da düzenlenen gala gecesinde Ceylan'ın Ahlat Ağacı filminin gösterimiyle başladı etkinlik.

Varşova Büyükelçimiz Cengiz Kamil Fırat ile birlikte Azerbaycan Büyükelçisi Nergiz Kurbanova da açılışa katılan önemli isimler arasındaydı.

Hem Varşovalılar hem de burada yaşayan Türklerin yoğun ilgi gösterdiği gecede YEE Varşova direktörü Fahri Akdoğan'dan öğrendiğimize göre tüm filmlerin biletleri tükenmiş durumda.

Hafta çerçevesinde Ahlat Ağacı'ndan başka Bizim İçin Şampiyon, Af, İşe Yarar Bir Şey, Omar ve Biz, Tamam mıyız ve Türk sinemasının klasiklerinden Selvi Boylum Al Yazmalım, 2 Aralık'a kadar Varşovalı sinemaseverlerin izlenimine sunulacak.

Açılış programının ardından Türkiye'den gelen konukları Büyükelçilik Konutunda ağırlayan Varşova Büyükelçimiz Cengiz Kamil Fırat tüm misafirperverliğiyle hem sofrasını hem de gönlünü açtı bizlere. Osmanlı ile Polonya (Lehistan) arasında tarihsel süreç içinde gelişen önemli ve stratejik ilişkilere değinen Fırat, Polonya Millî Müzesi'nde bulunan Osmanlı eserlerinin kataloğunun yapılmasının önemli bir kazanım olacağını dile getirdi.

Yine Fırat'tan öğrendiğimize göre Polonya'da 13-14 bin civarında Türk yaşıyor. Bunların yarısını öğrenciler diğer yarısını da iş insanları oluşturuyor. Öğrenciler özellikle Erasmus programları çerçevesinde Polonya'yı tercih ediyor.

38 milyonluk orta ölçekli nüfusuna oranla Polonya ile ekonomik ilişkilerimiz bir hayli gelişmiş durumda; yıllık 6 milyar dolarlık bir ticaretimiz söz konusu.

Bu yıl 450-500 bin civarında Polonyalı turist Türkiye'ye gelmiş, gelecek yıllardaki hedef ise 1 milyon ziyaretçi.

Başta da dediğim gibi Polonya çalışkanlığıyla küllerinden yeniden doğmuş mağrur insanların ülkesi. Türkiye ve Polonya birbirini daha yakından tanımayı, kaynaşmayı hak eden iki ülke. Osmanlı-Lehistan ilişkilerini unutmadan, savaşlardan kaçan Polonyalıların Türkiye'de yaşadıkları Polonezköy'ün hikâyesini unutmadan anlamlı birlikteliklere yelken açılabilir.

Kim bilir Osmanlı topraklarına yerleşen ve İstanbul'da (26 Kasım 1855 tarihinde kolera yüzünden) İstanbul'da ölen Polonyalı ünlü şair Adama Mickiewicza'nın hikâyesi yönetmenlere ilham kaynağı olur da Türkiye-Polonya ortak yapımı bir film bile çıkar ortaya.

Şu söz ölüm döşeğindeki Mickiewicza'ya ait: İstanbul'da koleradan öleceğimi bilseydim yine buraya gelirdim. Çünkü bu benim görevimdi. Ben Fransa'da bir ilim akademisinin umumi kâtibi olmaktansa bir Türk taburunun kâtibi olmayı tercih ederim.

Mickiewicza'ya bu sözleri söyleten neydi acaba, merak edilmez olur mu hiç?

<p> </p>

İBB karla mücadelede neden sınıfta kaldı?

Limonu mikrodalgada 20 saniye ısıtırsanız... Bakın nasıl bir etkisi var

Ezilen yüzük usta ellerde bakın ne hale geldi

Japonların geliştirdiği gizli silahlar! İşte özellikleri