• $ 7,981
  • € 9,4616
  • 487.538
  • 1190.63
Haber Hattı
Haber hattı
0530 708 54 54
Bip""/
Haber hattı
0530 708 54 54
Reklamı Kapat

TRT'nin ‘Uyanış'ı

TRT1’de başlayan ‘Uyanış: Büyük Selçuklu’ dizisi ekranların yeni gözdesi…

Geçen pazartesi günü ilk bölümü yayınlanan dev prodüksiyon, büyük izleyici kitlesi yakaladı.

Kamera arkası ve önünde yüzlerce kişinin emeğiyle kotarılan diziyi asıl önemli kılan ise, Büyük Selçuklu Devleti ve döneminin ilk kez bir televizyon dizisi olarak ele alınıyor olması.

Türklere Anadolu’nun kapılarını açan Malazgirt Meydan Muharebesi (1071) öncesi ve sonrasıyla geniş bir coğrafyayı etkileyen olaylarla dolu bir dönemi kapsıyor.

Selçukluların geniş topraklara yayılması, Fatimilere karşı verilen mücadele, coğrafyada etkin bir rol oynayan Batıni mezhebi ve Hasan Sabbah, Nizamiye Medreselerinin kurucusu ve Siyasetname’nin yazarı, Selçuklu’nun Veziri Azam’ı, kudretli devlet adamı Nizamülmülk gibi bir şahsiyetin aynı döneme denk gelmesi diziyi daha da önemli kılıyor.

Uyanış’tan beklenen, acele etmeden, her bir karakterin ve olayın hakkını vererek ekranlara taşıması.

İlk bölüm, televizyon tarihinin belki de en uzun savaş sahnesiyle başladı.

Yakın dövüş planlarında son derece başarılı olan bu uzun açılış sekansının önemli bir kusuru, Sultan Alparslan, oğlu Melikşah ve veziri Niamülmülk’ün ön cephede yer aldığı bir savaşta karşı tarafın komutanının ya da önde gelen şahsiyetlerinin kim ya da kimler olduğunu göstermeyişiydi.

Üzerinde günlerce çalışılmış giriş sahnesinde atlanmaması gereken bir detay...

Öte yandan dizi yedi yaş ve üzeri uyarısıyla saat sekizde yayına girdi.

Henüz çoluk çocuğun ayakta olduğu bir saatte alabildiğine şiddet ve kan içeren görüntülerin ekrana yansımış olması da ayrı bir mevzu.

Bir de yeni doğan bebeklerin etrafı farketmeleri genelde birkaç günü alır ancak dizilerdeki yenidoğanlar her ne hikmetse (altı aylık bebek gibi) dikkatli gözlerle etrafı süzmeye başlıyor.

Uyanış’ta da böyle oldu.

Dönemin mimari atmosferini yansıtabilmek için devasa stüdyolar kurulan, gerektiğinde sanat tarihçileriyle çalışılan bir diziden bu detaylara da dikkat etmesi beklenir.

Neyse ki bunlar halledilmesi kolay konular.

Aslolan şu: TRT bu diziler sayesinde geniş kitleler nezdinde tarihimize aşinalığı artırıyor.

Okullarda verilen kuru tarih bilgilerinin ötesinde, sinema sanatının göstermeci yapısından ötürü ete kemiğe bürünmüş bir etki alanı oluşuyor.

Elbette diziler belgesel değil, kurmaca…

Ancak yine de ilgi çekici hikayeler etrafında sunulan temel bilgiler sayesinde belli bir formasyon sağlanıyor.

Öte yandan bu diziler için kurulan devasa setler, kalıcı olduğu sürece, gelecek dönem filmlerinin yapımını daha da kolaylaştıracak.

Bununla birlikte, TRT son dönemde pek çok sinema filmine ortak yapımcı olarak destek sağlıyor.

Denilebilir ki Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan sonra Türk sinemasının en büyük destekçisi TRT.

Bir yandan dev prodüksiyonlu dönem dizileri bir yandan sinemaya verdiği desteklerle TRT alkışı hakediyor.

Mamafih, Anadolu’da hikaye bitmez...

Çünkü anlatılanlardan çok anlatılmamış hikayelerimiz var.

Daha yapılacak çok iş var.

Kağıthane'de 4 katlı iş merkezinde yangın çıktı

Kağıthane'de 4 katlı iş merkezinde yangın çıktı

İstanbul'daki sis havadan görüntülendi

İstanbul'daki sis havadan görüntülendi