• $13,7315
  • €15,5393
  • 786.287
  • 1927.39
18 Eylül 2020 Cuma

Şöhret şiddeti ve Halil Sezai

Şarkıcı Halil Sezai 66 yaşındaki komşusunu darp etti.

Elinde odun, ‘canını sıkan’ komşusunun evine girdi.

Kalp hastası ve savunmasız adamın yüzüne defalarca yumruk attı.

Yetmedi kafa attı, diziyle burnuna…

Adamcağız can havliyle şehadet getirince ‘Ezan mı okuyorsun ulan’ diyerek bir darbe daha...

Bu şehir eşkıyalığının görüntüleri ortaya çıkınca ‘Ben bir hayvanım’ deyip özür diledi Sezai.

Şikayet üzerine şarkıcının ifadesi alındı ve serbest bırakıldı.

Şu memlekette yaşayıp da ezanla kelime-i şehadeti ayırt edemeseler bile bunlar şöhretli insanlar, sevenleri çok.

Kitleler üzerinde etkileri büyük.

Biz onları sahnedeki ‘kuzu’ halleriyle tanıyoruz.

Alabildiğine hümanist, insan sevgisiyle dolu, şiddet karşıtı, çağdaş, demokrat...

Gel gör ki cin şişeden çıkınca, aralarında ne oldum delisi olanlar, cam çerçeve dağıtıyorlar.

Bir sokak serserisinden, mafya fedaisinden farkları kalmıyor.

Daha dün Ozan Güven ‘darp’ haberleriyle gündemdeydi, bugün Halil Sezai…

Şöhret hiç kimsenin nezdinde ‘hafifletici sebep’ olmamalı.

Ortada bir şehir eşkıyalığı, bir magandalık var.

Amma ve lakin hastalıklı bir durum daha var: Siyasi parti ya da takım tutar gibi bu şöhretleri destekleyen taraftar (fun) kitlesi mevcut.

Meğer bu ‘rambo’ Halil Sezai bir konserinde ‘Atatürkçülük’ taslamış, Atatürklü bayrak açmış ve alkış almış.

Bazı hayranları işte bu videoyu pazarlayarak şarkıcının şiddetini mazur görmeye çalışıyor.

Adamsın, yumruk attıysan vardır bir sebebi’ diyerek magandalığı alkışlıyor.

Şöhreti karşılıklı olarak istismar eden bir anlayış var burda.

Sen bana şöhretinle destek ver ben de sana her şartta sahip çıkayım.

Toplum bu anlayıştan çok çekti.

Gün geldi aynı siyasi görüşe sahip olmadıkları yönetmenin elini sıkmadı bu magandalar.

Gün geldi Gezi kalkışmasında olduğu gibi sırf kendi şahsi çıkarları uğruna yangına körükle gittiler.

Gün geldi anlı şanlı yönetmenler, yazarlar, akademisyenler imza kampanyalarıyla ülkelerini ‘dış güçler’e şikayet ettiler.

Gün geldi ‘Türkiye-İran savaşa girse İran’ı tutarım’ bile dediler…

Halil Sezai’nin şiddetinden daha şen’i bir şey varsa o da şöhretin itici gücünü kalkan yapıp toplumsal huzura saldırmaktır.

Ayrıca Halil Sezai’ye kötü bir haberim var.

Otobüs durağında beklerken iki gencin konuşmasına şahit oldum.

Biri diğerine diyor ki ‘Biz yıllarca bunları adam bildik, alkışladık. Bu Halil Sezai adam değilmiş.

O iki genç kendi aralarında konuyu böyle özetledi…

<p class='MsoNormal'>Peki, bu karar neden önemliydi? Akşam Gazetesi Yazarı  Oğuzhan Bilgin tüm merak

Artık her yerde 'Türkiye'

İsrail hapishanesinden kaçan Filistinli tutuklular mahkemede darbedildi

Bir çiftçi tarafından bulundu! İçinden servet çıktı

Kedilerin en çılgın halleri