• $8,4752
  • €10,2762
  • 508.075
  • 1454.25
08 Haziran 2021 Salı

Sezon finalinin ardından...

Psikiyatrist Gülseren Budayıcıoğlu, mesleki birikimlerinden elde ettiği tecrübeyle epeyce kitap yazdı.

Bu kitaplarda hastalarının yaşadıklarından yola çıkarak, şiddet ve diğer toplumsal, psikolojik sorunları ele aldı.

Kitapların çoğu televizyon dizisine uyarlandı.

İstanbullu Gelin, Masumlar Apartmanı, Doğduğun Ev Kaderindir, Kırmızı Oda, Camdaki Kız vs...

Söz konusu diziler, televizyon tarihinde, birey psikolojisinin gözler önüne serilmesi bakımından ilk kez bu denli sayısal fazlalığı yakaladı.

Budayıcıoğlu'nun senaryoları ve kitapları, yapımcılar için kuluçka makinesi işlevi gördü.

Reytingler de tavan yapınca, diziler ardı ardına geldi.

Ancak, bir müddet sonra, aynı zaviyeden çıkan benzer içerikler kabak tadı vermeye başladı.

Üstelik toplumun önemli bir kesiminden 'Bu diziler insanı psikopat yapar' şeklinde tepkiler geldi.

Sıradan bir seyirci olarak kendimden örnek verecek olursam, Kırmızı Oda'nın bir-iki bölümünden sonrasına tahammül edemedim; ağır geldi.

İnsanı gam yükü yapan bu dizinin ardından Masumlar Apartmanı'nı izlemeye koyuldum.

Her şeyi en az dört kere sabunlayan, bezelye tanelerini bile tek tek yıkayan temizlik hastası Safiye ve ailesinin dramatik hikayesi ilk başlarda ilginç geldi.

Lakin...

Bu dizide de olaylar bir müddet sonra aynı yerde dönmeye, sakız gibi uzatılmaya başlanınca, 'olsa da olur olmasa da' kıvamına geldi...

Doğduğun Ev Kaderindir izleme listemde hiç olmadı.

Camdaki Kız'ı Tamer Levent ve Nur Sürer'in oyunculuğunun hatırına izledim.

TRT1'in Gönül Dağı'nı baştan kaçırdığım için ortalarından diziye gönül veremedim, ancak beğeneni bol bir dizi olduğu aşikar.

Sezonun en çok konuşulan dizilerinden biri olan Uyanış Büyük Selçuklu ilk başta umut vaat etse de, dizinin yarı süresi pusu kurmaktan, adam doğramaktan ve saray entrikalarından ibaret kaldı.

Bu durum, tarihi dizi anlayışının/konseptinin yeni bir bakış açısıyla ele alınması gerektiğini düşündürttü.

Ve sonunda diziler bir bir sezon finali yaptı.

Şöyle bir hülasa yaptığımda, her bölümünü soluksuz izlediğim favori dizim TRT1'de yayınlanan Teşkilat oldu.

Hakan Kırvavaç'ın yönetmen koltuğunda oturduğu dizi, gerek teknik gerekse estetik yönleriyle Türk televizyonlarının bu sezondaki en başarılı/kaliteli dizsiydi kanımca.

Milli İstihbarat Teşkilatı mensubu bir operasyon grubunun maceralarını konu alan dizide, başarılı oyunculukların yanı sıra, Türkiye'nin istihbarat alanında geldiği noktaya dair hissettirdikleri de seyircinin kalbinin kazanılmasında önemli rol oynadı.

Son bölümdeki 'Eren' (Bülbül) göndermesi de ayrı bir güzellikti.

Yeni sezonu iple çekeceğiz.

<p class='MsoNormal'>NATO Zirvesi bugün Belçika'nın başkenti Brüksel'de gerçekleşecek.  Burada akşam

Erdoğan-Biden görüşmesinden ne çıkar?

3 günlüğüne geldikleri Türkiye'den 1,5 yıldır ayrılamadılar

Kanal İstanbul'da temelin atılacağı nokta

Ağrı'da gönüllü öğretmenler arama ve kurtarma tatbikatı yaptı