• $8,71
  • €10,3756
  • 499.81
  • 1414.15
29 Mayıs 2021 Cumartesi

Promete'ye Taksim Cami mesajı

Kendini Promete (mitolojiye göre uygarlığın öncüsü) sanan Avrupalı, halihazırda kendini insanlığın 'kalpgâhı' sayıyor.

Diğer tüm medeniyetler birer tali yol!..

Demokrasi, insan hakları, inanç özgürlüğü gibi kavramların ihracatçısı konumunda olan Avrupa, bu kulak okşayan masalları aslında kendisinden olmayana, hiç de layık görmüşe benzemiyor.

Şayet öyle olsaydı, Parisli'nin canı yandığında üzüldüğü kadar, Ruandalı'nın, Filistinli'nin canı yandığında da üzülürdü.

Kendisini, İlk Çağ Batı uygarlığının temsilcisi/mirasçısı olarak gören Yunan idaresi, 'uygar' olma vasfını giderek geliştireceği yerde, göçmenleri Ege denizinde ölüme terk ederek iddiasını boşa çıkarıyor.

Avrupa'nın, ABD'nin 'öteki'ne tahammülsüzlüğü, gün oluyor cami saldırısına dönüşüyor, gün oluyor en üst perdeden ırkçılığa...

Koyun postuna bürünen kurt misali kavramlarla, kelimelerle, hayat tarzıyla, ekonomik siyasi ve askeri manevralarla kendinden olmayanları hizaya getirmeye çalışan Batı karşısında 'Anadolu kalesi' ise dün olduğu gibi bugün de bir panzehir görevi üstleniyor.

İbadete açılan Taksim Cami ve çevresine bir bakalım...

Cami, kilise ve sinagog aynı meydanda, İstanbul'un kalbinde buluşmuş.

Bu sadece bugün değil, dün de böyleydi.

Osmanlı, tarih boyunca 'milletler topluluğu' olarak, bir arada ve adalet üzere yaşadı.

Dünden tevarüs 'Anadolu panzehiri' Batı'nın hoşuna gitmiyor.

Türkiye'nin küresel haksızlıklar karşısındaki 'adil' duruşundan, 'Dünya beşten büyüktür' söyleminden rahatsız olan Batı, elbette bir önlem olarak 'kaleyi içten fethetmek' için tarih boyunca çok sayıda 'oyun ve tuzak' kurguladı.

Bu oyunlarını ekonomik saldırılarla ve en şen'i darbelerle sahneledi...

Yetmedi, kendileri gibi düşünen gönüllü mankurtlara yatırım yaparak 'fitne tohumlarını' içeride yeşertme gayreti güttü.

Öyle ki 'gericilik, laiklik düşmanlığı' gibi yaftalarla Taksim Cami'ni bugüne kadar engelleyenler bu 'ezberci mankurtlardan'dan başkası değildi.

Batı, kendi iddiasından vuruldu; son birkaç yüzyıldır bayraklaştırdığı özgür düşünce, demokrasi, aydınlanma, insan hak ve hürriyetleri, din ve vicdan özgürlüğü dersinden her seferinde sınıfta kaldı.

Öyle olmasa Avrupa'da her yıl onlarca cami kundaklanmaz, Müslümanlar fişlenmez, kutsalına el uzatılmazdı.

Öyle olmasa Almanya, İngiltere, ABD ve benzeri 'kocabaşlar', Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi tarafından alınan, İsrail'in Gazze'ye yönelik son saldırıları ile Filistin ve İsrail toprakları içindeki "sistematik" insan hakları ihlallerine ilişkin uluslararası soruşturma başlatma kararını üzüntüyle karşılamazlardı.

Öyle olmasa, Taksim'de cami ile opera binasını, kilise ile havrayı aynı meydanda yan yana getiren modern Türkiye gıptayla bakar, AB'nin parçası olarak görmekte ayak diretmezlerdi.

Sadece onlar mı; Batı havarisi Türk aydını da ülkesiyle gurur duyardı.

Ama nerde, alem kuzu postuna bürünmüş sırtlan dolu.

<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu, yüzde 19 olan politika faizini d

Merkez Bankası'nın yüzde 19 olan politika faiz oranı değişmedi

Ankara'da muhteşem 'yarım ay' manzarası

Yalova kıyılarından 9 günde 1478 metreküp müsilaj toplandı

İstanbul'da ''Yeditepe Huzur Uygulaması'' gerçekleştirildi