• $ 7,8228
  • € 9,4308
  • 459.326
  • 1328.83
Reklamı Kapat

Otizme ‘Sadece Farklı' bakış

Elveda Katya ve Trileçe filmlerinden tanıdığımız yönetmen Ahmet Sönmez’in üçüncü filmi ‘Sadece Farklı’, Türkiye prömiyerini Boğaziçi Film Festivali’nde 25 Ekim Pazar akşamı saat 21:00’de Beyoğlu Sineması’nda yapacak.

Bu yıl 8’incisi düzenlenen festivalin hem ulusal hem de uluslararası yarışma bölümünde yer alan filmin seyirciyle ikinci randevusu ise 26 Ekim Pazartesi günü saat 15:30’da Kadıköy Sineması’nda…

Ahmet Sönmez’in daha önceki iki filmine bakarak, toplumsal konulara duyarlı bir yönetmenle karşı karşıya olduğumuzu söyleyebiliriz.

Elveda Katya’da yetim bir kızın öyküsünü beyazperdeye taşıyan Sönmez, Trileçe’de, ailesini yangında kaybettikten sonra akrabalarının izini süren bir çocuğun hikayesine odaklanıyordu.

Sadece Farklı’nın merkezinde ise otizmli bir adam ve ailesin öyküsü var.

Filmde Ömer Akgüllü, otizmli "Fikret" karakterini canlandırırken, Vildan Atasever Fikret'in eşi "Ayşe", Aybars Kartal Özson da oğlu "Kerem" rolüyle kadroda yer alıyor.

Bir dönem oğluna (yanlışlıkla) otizm teşhisi konulan yönetmen Sönmez’in şahsi hikayesinden de izler taşıyan filmin senaryosu Nalan Merter Savaş tarafından kaleme alınımış.

‘Otistik baba’ karakterine ajitasyondan uzak, soğukkanlı bir yaklaşım getiren film, iki saat boyunca sade bir anlatım ve kurguyla yol alıyor.

Ev içinde kendine farklı bir evren kuran (uzaya meraklı, ansiklopedik bilgilerle dolu), kuralcı, titiz, hassas, dakik ve kendi rutinleri olan, biraz da bencil bir babayı canlandıran Ömer Akgüllü filmde son derece başarılı bir oyunculuk sergiliyor.

Kocasıyla birlikte hiçbir sosyal hayatı bulunmayan, özel hayatta dahi sınırlı bir iletişim kurabilen Ayşe karakterini oynayan Vildan Atasever de doğal oyunculuğuyla filme çok şey katıyor.

Babasına bağlı, onun özel durumuna karşı son derece duyarlı bir cocuğa canlandıran Aybars Kartal Özsan da öyle…

Aile içindeki iletişimsizlik, sosyal hayattan yalıtılmışlık ve sadece kendi kurallarına göre yaşayan bir koca...

Nihayetinde, Ayşe’nin artık bu yükü daha fazla taşıyamayacağına karar vermesi üzerine boşanma davası açmasıyla çekirdek ailede büyük bir çöküş meydana gelir.

Ve... Adına ‘yuva’ dediğimiz şeyin, ‘annesiz’ kaldığında güneşi sönmüş bir gezegene dönüşüne şahit oluruz.

Yumurta kırmayı dahi bilmeyen bir koca, kalbi ikiye bölünmüş bir çocuk...

Bu açıdan bakıldığında, kadının aile ve toplumdaki yerini daha iyi takdir etmemizi sağlıyor film.

Ortada özenle çalışılmış, samimi bir eser var; yalnızca renk seçimleri bile, filmin psikolojik etkisini artıran bir etkiye sahip.

‘Sadece Farklı’ senaryodaki yalınlık ve bütünlüklü hikayesinin yanısra seyirciye geçirdiği sahicilik duygusuyla da izlenmeyi hak eden bir film.