• $ 7,8228
  • € 9,4308
  • 459.326
  • 1328.83
Reklamı Kapat

Karabağ Hikayeleri vatan savunmasıdır

Ermenistan ve diasporası, sözde ‘soykırım’ masalıyla elinin erişebildiği herkesin gözünü boyadı.

Medyayı, sinemayı, edebiyatı, sanatı da devreye sokarak, yüzyıl önce soykırıma uğradıkları yalanını yaydılar.

Buna masala inanmaya dünden razı olan kimi ülkeler, siyaseten de olsa, parlamentolarında yalana onay verdiler.

Oysa, ‘mazlum Ermeni’ algısı oluşturanların marifetlerini, dün olduğu gibi bugün de izliyoruz.

Azerbaycan şehir merkezlerine misket bombaları yağdırıyorlar.

Azerbaycan Türkleri, 20. Yüzyılın son çeyreğinde, kendi vatanları olan Dağlık Karabağ’da, dünyada eşi benzeri görülmedik bir zulümle karşılaştı.

Hocalı kasabasına baskın düzenleyerek Azerbaycanlı sivilleri katleden Ermenistan kuvvetleri bugün de aynı şekilde sivilleri hedef almayı sürdürüyor.

Bütün dünya biliyor ve kabul ediyor ki işgal altındaki Karabağ Azerbaycan toprağıdır.

Kimse Karabağ’ın Ermenistan toprağı olduğunu iddia etmiyor, ancak buna rağmen işgalci Ermenistan 30 yıldır himaye görüyor.

Güya, insanlığın ulaştığı en ileri çağda yaşayan bizler, aynı zamanda adalet duygusunun yok edildiği, vicdanların susturulduğu, zalimin mazlum sayıldığı, kurdun kuzu postuna büründüğü bir dünyada yaşıyoruz.

Gerçekler ‘algı operasyonları’yla perdeleniyor.

Günümüzde bu algı operasyonları konusunda en başarılı olanlar belki de Ermeniler ve Siyonist Yahudilerdir denilse yeridir.

Peki Hocalı katliamı ve Karabağ gerçeklerini dünyaya kim, nasıl anlatacak?

Elbette güçlü milletlerin güçlü orduları olacak.

Ancak bir ülkenin haklı davasını dünyaya anlatmada sanatçılara, edebiyatçılara da görev düşüyor.

Bu bağlamda, yakın zamanda yayınlanan ‘Azerbaycan Edebiyatı’nda Karabağ Hikayeleri’ adlı kitap, Karabağ’da yaşanan acıları daha yakından hissetmemizi sağlıyor.

Azerbaycan milletvekili Ganira Paşayeva ve İmdat Avşar’ın birlikte hazırladıkları ‘Karabağ Hikayeleri’ seçkisi, Azerbaycan’ın kudretli kalemlerinin Karabağ mezalimi etrafında şekillenmiş hikayelerini bir araya getiriyor.

Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları’nca okura sunulan kitapta Sabir Rüstemhanlı’dan Elçin Efendiyev’e, Günel Anarkızı’dan Maksat Nur’a 22 yazarın hikayeleri yer alıyor.

Kitapta yer alan ‘Cemil ile Ayçiçek’ adlı eseri okuduğunuzda, Karabağ meelesinin Çarlık Rusya’sına kadar uzandığını ve 1990’lı yıllarda Karabağ’da yaşanan facianın temellerinin 1905 yılında atıldığını göreceksiniz.

Karabağ Şikestesi’ni okuduğunuzda ise Batılı devletlerin Azerbaycan’a karşı uyguladığı çifte standardı…

Mazluma ses olan, gerçeğin ve adaletin sesini haykıran sanat ve edebiyat, vatan savunmasıdır.