• $13,698
  • €15,5539
  • 784.85
  • 1910.41
25 Ekim 2021 Pazartesi

‘İsrail bizi yenemez çünkü...'

Fransız yönetmen Jean Luc Godard'ın hazırladığı bir belgeselde geçen şu sözler ünlü Filistinli şair Mahmud Derviş'e ait: İsrail bizi yenemez çünkü bizim şiirimiz var, onların bir şiiri yok!

Gerçekten de İsrail kurulduğundan beri Filistin için acı var, gözyaşı var, yoksunluk var, köklü bir halkın zorla yurdundan sürgün edilişi ve hürriyete susamışlığı var.

Buna mukabil, gün geldi Filistinliler için her şeyin bitti sanıldığı zamanlarda elde kalan, yürekleri yeniden harlayan şey 'şiirin gücü' oldu. Tek mermisi kelimeler olan Filistinli şairlerin 'vatan' ve 'sürgün' kavramları etrafında dalga dalga büyüyen direniş sembolü şiirleri... Filistinlilere umut aşılayan, yeniden dirilişe davet eden şiirler...

Filistin şiirinin annesi olarak anılan Fadwa Tuqan için "mısraları on suikastten daha yıkıcı" benzetmesi yapan meşhur İsrailli General Moşe Dayan'ın korkusu boşuna değildi.

Bu şiirler, öyle güçlü bir damar ki dosta güven, düşmana korku salıyordu.

Bütün bunları hatırlamamıza sebeb, 2. Kahramanmaraş Şiir ve Edebiyat Günleri'ne konuk olan Filistinli şair Ghassan Zaqtan ile Filistin şiiri üzerine yaptığımız sohbet oldu.

Türkiye'den şair ve yazarların da hazır bulunduğu bu verimli sohbetten aldığım notlara göre Filistin şiiri, İsrail'in kuruluşundan sonra 'vatan' ve 'sürgün' kavramları etrafında gelişti.

Filistin davası ve siyasetinin şekillendirdiği bu şiir evreni, 1980'lere gelindiğinde ise biraz esnedi ve özellikle gençler arasında günün moda kavramları da revaç görmeye başladı.

Ancak, Filsitin deyince ilk akla gelen direniş şairlerinden Mahmut Derviş'in arkadaşı ve yoldaşı Ghassan Zaqtan gibi çok sayıda şair için Filistin davasına şiirle hizmet etmek bugün dahi büyük önem taşıyor. İyi ki şairler var.

Ve gelelim Maraş'a..

Kahramanmaraş Şiir ve Edebiyat Günleri'ne şöyle panoramik bir bakış attığımızda 'dolu dolu geçen bir programdı' diyebiliriz.

Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen ve 18-22 Ekim tarihleri arasında gerçekleşen etkinliğe 15 ülkeden yazar ve şair konuk oldu, yedi dalda edebiyat ödülleri verildi.

Şiirden, sinemaya, kültür-sanat gazeteciliğinden sergilere kadar onlarca söyleşi ve etkinliğe, edebiyat yarışmalarına sahne olan bu kültür şöleninde, pek çok program peş peşe gerçekleştiği için katılmak isteyip te yetişemediklerimiz oldu.

Ama olsun; edebiyat alanında söz sahibi bir şehir haline gelmeyi hedefleyen Kahmramanmaraş, son zamanların belki de en yoğun kültürel faaliyetlerine ev sahipliği yaptı, bu iyi...

Hatta öyle ki iki önemli kültür faaliyeti arka arkaya sıralandı Maraş'ta.

Beş gün süren (ki hacim itibariyle çok yoğun bir programdı) Şiir ve Edebiyat Günleri biterken, Kahrmanmaraş 7. Uluslararası Kitap ve Kültür Fuarı başlıyordu.

Onlarca yayınevinin katıldığı fuar 31 Ekim'e kadar devam edecek.

Ne Mutlu Kahramanmaraş'a.

<p>Oyuncu kadrosuyla göz kamaştıran 'The French Dispatch' nihayet beyaz perdede...  Türkiye'de 'Fran

'Gazeteciliğe aşk mektubu' The French Dispatch

Bu yiyecekleri sakın buzdolabına koymayın!

Tokat'ta lise kütüphanesinde 2 el yazması Kur'an-ı Kerim bulundu

Hamzabeyli Sınır Kapısı'nda TIR kuyruğu 19 kilometreyi buldu