• $31,1206
  • €33,806
  • 2033.42
  • 9390.47
11 Ocak 2024 Perşembe

Hayatı bir romandı

Cumhuriyetin kuruluşuna giden yolda Büyük Millet Meclisi'nin bütçesinden basılıp dağıtılan ve Meclis kayıtlarına 'ceride-i islamiye' olarak geçen Sebilürreşad dergisi 1925 yılına gelindiğinde ise İstiklal Mahkemesi tarafından kapatılır.

Derginin başyazarı konumundaki milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy'un İstanbul'a gelişi sırasında derginin tabelasının hala indirilmediğini gören bir polis komiserinin canı fena halde sıkılır ve şu kaba sözleri sarf eder: 'Bak, indirmemişsiniz daha. Şu levhayı yanıma alayım, dışarıda parçalarım. Burayı hemen kapatacaksınız hemşehrim.'

Mehmet Akif Ersoy'un hayatı bir romanı roman kılacak unsurlarla dolu.

O roman yazıldı mı peki?

Yitiksöz dergisinin bu ay yayınlanan (Ocak 2024) sayısında, Ali Emre'nin 'Mehmet Akif' romanı üzerine bir değerlendirmeye rastladım. D. Mehmet Doğan'ın kaleme aldığı yazıyı okuyunca, söz konusu romanı ivedilikle okuma ihtiyacı hissettim.

Mehmet Akif'in fırtınalı hayatı neden başlı başına roman konusudur?

D. Mehmet Doğan'dan dinleyelim:

'Onun kendini dinine, milletine, vatanına adaması, fedakârca hayatını buna göre tanzim etmesi, buna mukabil ömrünün son yıllarını vatanından cüda olarak geçirmek zorunda kalması (ki İstiklal marşında 'Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hüdâ, etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda' diyecekti) başlı başına bir romanı besleyecek olay örgüsü veriyor.'

Ali Emre edebiyat serüvenine şiirle başladı. İlk kitabı Kıyamet Mevsimleri 1997'de yayınlandı. Daha sonra öykü, deneme ve inceleme eserlerine imza atan Emre, son yıllarda üst üste yayınladığı tarihi romanlarla dikkatleri üzerine çekti.

Bir üçleme olan Nureddin Zengi: Şark'ın Kandili (2017), Selahaddin: Şark'ın Kartalı (2018), Baybars: Şark'ın Kalkanı (2020) adlı romanlar, tarihe mâl olmuş büyük şahsiyetler etrafında Kudüs meselesini ele alan romanlardı.

Bu üçleme, yaklaşık bir asırlık Halep, Şam, Kudüs ve Mısır bölgesinin tarihini edebi bir mecradan okuma fırsatı sağlıyordu okuruna.

Son romanı 'Mehmet Akif' ile 13. yüzyıldan 20. yüzyıla geçiş yapan Ali Emre'nin romanı, D. Mehmet Doğan'a göre 'edebi bir hadise olarak görülmeli.'

Nedenini de Doğan dile getiriyor: Bugüne kadar Mehmet Akif ile ilgili pek çok biyografi kitabı yazıldı, Mithat Cemal, Hasan Basri Çantay ve Eşref Edip en yakınında bulunan şahıslar olarak hatıralarını aktardı. Fakat bütün bunlarda devrinin zorlamaları, korkuları hissedilir, aynı sebeple noksan bırakılan hususlar dikkati çeker. İşte Ali Emre bu zorlamaları ve noksanları romanın gerektirdiği anlatma unsurlarıyla tamamlamıştır.

Ali Emre zaten edebiyat dünyasının usta kalemlerinden... Üstelik kültür dünyamızın aksakallılarından D. Mehmet Doğan'ın övgüsüne mazhar olmuş bir eseri göz ardı etmek olmaz.

Geçen yıl (2023) Mehmet Akif Ersoy'un doğumunun 150. yılında Alaz Kitap'tan çıkan roman, okuma listesine alınmıştır nitekim...

<p>Kaza, akşam saatlerinde Kazımdirik Mahallesi 169 Sokak Küçükpark mevkiinde meydana geldi. İddiaya

İzmir'de korkunç kaza! Motosiklet kaldırımda yürüyenlerin arasına daldı

Türkiye'nin yerli savaş uçağı! KAAN ''görünmez'' olacak!

Atık lastikler geri dönüştürülerek ekonomiye kazandırılıyor

Türkiye büyüklüğünde buz eridi! Antarktika'daki Türk Bilim İnsanlarından yeni rapor