• $33,1952
  • €36,0226
  • 2551
  • 11156.2
4 Temmuz 2024 Perşembe

Hayalimsin Katerina!

Fransız'ın, Rus'un, Alman'ın elinde olsa müze yapar, yedi yıldızlı otel yapar para basar ama gel gör ki Kars Sarıkamış'taki tarihi Katerina Köşkü hayvanların dışkıladığı, kendini bilmezlerin süfli duvar yazılarıyla kirlettiği metruk bir mekân halinde kurtarılacağı günü bekliyor.

Bu konuya döneceğim ama önce Ani Örenyeri...

Geçen yazımda bahsetmiştim; Kültür Sanat Muhabirleri Derneği'nin organizasyonuyla gittiğimiz Kars ve Ardahan gezisinde ilk durağımız Ani Örenyeri oldu.

Ben ilk kez gittim ama kodesteki 'Kızıl Soros' sıklıkla Ani Örenyerini arşınlıyormuş meğer.

Kimden bahsettiğimi anladınız; Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine yürüttüğü terörist faaliyetlerden dolayı hapiste bulunan Osman Kavala...

Hatta Kavala, Silivri Cezaevindeyken bile Ani'yi boş bırakmamış, Portekiz merkezli Calouste Gulbenkian adlı Ermeni vakfı ile ortak projelerde bulunmuş.

Ani, Ermenilerin ve Gürcülerin milli köklerini aradığı 'mitik' bir şehir.

Beş bin yıllık tarihi olan bu şehir o kadar çok el değiştirmiş ki şehre kim daha çok sahip çıkmış diye sorarsanız Selçuklular ve Osmanlılar denilebilir.

Ani denilince görsel hafızamızda hep şu ikonik Ermeni şapeli (Aziz Gregory) belirir ama Ani'de Selçuklu ve Osmanlı izleri gün geçtikçe daha çok ortaya çıkıyor.

Moğol'un, Bizans'ın, Rus'un, Ermeni'nin 'bana yar olmayan kimseye yar olmasın' mantığıyla yakıp yıktığı şehirde arkeolojik kazılar arttıkça Selçuklu'ya ait çarşılar, mezarlıklar, hamamlar gün yüzüne çıkıyor.

Yani, başkalarının harap ettiği şehri Selçuklu ve Osmanlı ihya etmiş.

Ani bölgesinde, Türkiye ile Ermenistan sınırını ayıran Arpaçay akarsuyu üzerindeki köprüyü de Ruslar şehri terk ederken yıkmışlar. Öncesinde ise (taşınabilir tarihi eser bakımından) götürebildikleri ne varsa götürmüşler.

Bu faslı kapattıktan sonra Kars'taki Rus işgalinden kalan ve kendine has mimarisiyle dikkatleri üzerine çeken pek çok taş bina, restore edildikten sonra, bugün otel, müze ya da çeşitli amaçlar için kullanılan mekânlara dönüştürülmüş.

Daha birkaç yıl öncesine kadar toprak altında yahut metruk halde olan kimi yapılar hızla turizmin hizmetine kazandırılmış...

Askeri amaçla oluşturulan Osmanlı tabyaları da ihya edilmeye devam ediyor.

Aslında 'tabya' denilince Erzurum aklımıza gelir ama en çok tabyanın bulunduğu şehrimizin Kars olduğunu bilmiyordum.

1734-1878 tarihleri arasında 154 yıl boyunca Kars şehrini düşman saldırılarından korumak amacıyla toplam 46 adet tabya yaptırılmış, bu tabyalar özellikle Rus saldırılarına karşı devletin doğu sınırlarının korunmasını sağlamış.

Bugün bu tabyaların bazıları restore edilip müze haline getirilmiş. Kafkas Cephesi Harp Tarihi Müzesi, Kars Peynir müzesi bunlardan bazıları...

Kars Valisi Sayın Ziya Polat anlattı; Kars'ın turizm pastasından daha çok faydalanması için son yıllarda önemli işler yapılmış kentte.

(Ama şu da var; Kars'a giden uçaklarda yer bulmak çok zor. 15-20 gün önceden rezervasyon yaptırmak gerekiyor. Şehre her gün İstanbul'dan iki, Ankara'dan bir uçuş var ve belli ki yetmiyor. Bir hal çaresi bulunmalı...)

Kış sporları, turistik Doğu Ekspresi, Çıldır Gölü, kaşar peyniri ve balı ile anılan Kars ve Ardahan illerimizin hem yaz hem kış dönemi turizm potansiyeli oldukça yüksek. Yol, ulaşım, konaklama ve alt yapının geliştirilmesi ve atıl durumda olan yapıların değerlendirilmesiyle bambaşka bir Kars ve Ardahan çıkabilir karşımıza.

Gelelim içimi sızlatan Katerina Köşkünün hikâyesine...

Çarlık Rusya'sında geçen pek çok Cüneyt Arkın filmine de ev sahipliği yapan köşk, 19. Yüzyılın sonlarında inşa edilmiş.

Rus Çarı 2. Nikolay'ın kızı olan Büyük Katerina'nın adını taşıyor.

Kars'ın Sarıkamış ilçesinde adeta saklı bir güzellik olan köşk, geçmişte pek çok gaye için kullanılmış olsa da bugün metruk bir halde.

Hayvan dışkıları ve en süflisinden duvar yazıları ile dolu. Kırmızı boya ile yazılan 'Hayalimsin Katerina' içlerinde en masumu...

Kaderine terkedilmiş bu köşk, adeta bir masaldan arta kalmış zamanların hulyası ile hayata tutunmuş, başka bir çağa ait olsa da zaman tünelinde unutulmuş, tabiat senfonisinin ortasında yapayalnız kalmış bir mahzun yapıyı andırıyor.

Kim bilir 'turizm' yatırımlarına göz kırpan Kars'taki Katerina Köşkü de bir restorasyon sayesinde yeniden hayata tutunur.

eo/mp4">
<p>Esenköy beldesinde kıyıların ve açıklarında çok sıkılıkla görülen yunuslar bu kez drone ile kamer

Yalova'da ortaya çıktılar... Görsel şölen böyle görüntülendi

Ticaret Bakanlığı ekipleri İstanbul'da market ve restoranları denetledi

Kıbrıs Barış Harekatı'nın 50'nci yılı! TCG Anadolu Gemisi geçit törenine hazır

Kastamonu'da şaşırtan olay! Söğüt ağacının gövdesinde kiraz ağacı büyüdü