• $ 7,8228
  • € 9,4308
  • 459.326
  • 1328.83
Reklamı Kapat

Haftanın filmi: Kapan

Geçen sene bu zamanlarda Boğaziçi Film Festivali’nin yarışma bölümünde izlemiştim Kapan’ı.

Aradan geçen bir yılda (farklı ülkelerde katıldığı festivallerde) bir düzine ödül kucakladı Kapan.

Filmle ilgili yazımda ‘Kapan’la gelen yönetmen’ başlığını kullanmış ve Türk sinemasının yetenekli bir yönetmenle tanıştığına işaret etmişim.

Seyid Çolak’tan bahsediyorum.

Kısa filmlerle yola çıktı Çolak.

Ardından ilk uzun metraj filmi Kapan’ı çekti, pek çok ödül kazandı.

Kapan bugünden itibaren İstanbul, Ankara, İzmir, Edirne, Kocaeli ve Mersin’de 9 sinemada gösterime girdi.

Beyşehir Gölü’ndeki Mada Adasında yaşayan beş balıkçının dramını konu alan film korku, kıskançlık ve paranoyalarla örülü bir atmosferde geçiyor.

Çolak’ın her şeyi göstermekten kaçınan ancak hissettiren, aslında ‘ne olduğuna dair’ seyirciye hayal etme, tahmin yürütme alanı bırakan bir tarzı var.

Filmde iyi ile kötünün çarpışmasında izlenen (simgesel anlatımlarla bezeli) estetik dokunuşlar, genç yönetmenin sinemasına ‘nitelik’ katıyor.

Senayosunu Güven Adıgüzel ve Seyid Çolak’ın birlikte yazdığı filmde, arada şekerleme yapan karakterler var.

Bu uyku hali insanın en savunmasız ve masumiyet anlarını simgeliyor.

Ölü bir kelebeği yiyen karıncalar ardından Yakup’un (Onur Dilber) ayaklarına tırmanırken bizi kemiren hırslarımızı, karanlık yönlerimizi çağrıştırıyor.

Bu sembolik dil, çoğu yönetmenin onuncu filminde dahi yakalayamadığı estetik zemine yükseltiyor Kapan’ı.

Filmdeki karakter analizleri ile ilgili eleştirilerimizi saklı tutmak kaydıyla şunu söyleyebiliriz: Anlattığı hikayeden emin olan, o hikayeyi sinemanın ihtiyaç duyduğu estetik dille bezeyen bir yönetmenin elinden çıkan Kapan, bir ilk film olarak, kendine has lezzetiyle sinemaseverleri bekliyor.

Haftanın filmi olarak öneriyorum.