• $8,5408
  • €10,1272
  • 495.782
  • 1431.78
15 Temmuz 2020 Çarşamba

Hafızın kızı: Adalet Ağaoğlu

Hayatı Savunma Biçimleri, Fikrimin İnce Gülü, Ölmeye Yatmak, Bir Düğün Gecesi gibi önemli eserlerin yazarı Adalet Ağaoğlu 91 yaşında aramızdan ayrıldı.

Türk edebiyatına önce şiir, sonra oyun, nihayetinde deneme, öykü ve roman yazarı olarak hizmet veren Ağaoğlu, bundan iki yıl önce 64 yıllık eşi Halim Ağaoğlu’nu kaybetmişti.

Edebiyatımızın velud kalemi, eşinin vefatından sonra köşesine çekilmeyi yeğlemişti.

1996 yılında Sarıyer sahilde yürüyüş yaparken korkunç bir trafik kazası geçiren yazar, hızla gelen bir otomobilin çarpması sonucu denize yuvarlandı.

Vücudunda kırıklar oluştu, beyin kanaması geçirdi.

18 ay yatağa bağlı kaldı, ölümden döndü.

Ancak bu ağır travmaya rağmen yazmaktan geri durmadı.

Ta ki 2018 yılında eşini kaybedene kadar.

Artık kendini yarım hissediyordu.

Hem yaş hem de edebiyatımıza katkıları itibariyle günümüz yazın dünyasının en kıdemli isimlerinden olan Ağaoğlu bir dönem siyasete de göz kırptı; ÖDP’den İstanbul milletvekili adayı oldu.

1986 yılında İnsan Hakları Derneği’nin kurucuları arasında yer aldı ancak 2005 yılında ‘PKK yanlısı politikalar izliyorlar’ diyerek dernekten istifa etti.

Siyaset’ macerası bir tarafa bırakılırsa Adalet Ağaoğlu fildişi kulesinde oturup köşesinden yazan yazarlardan olmadı; Türkiye’nin güncel meseleleriyle yakından ilgilendi ve bu ilgisini eserlerine de yansıttı.

Yazarla ilk karşılaşmamız 1999 yılıydı.

Kanal 7’de bir programa davet etmiştik ve farklı dünya görüşünde olmasına rağmen ‘seve seve gelirim’ demiş, gelmişti de…

Ankaralı bir yazar olarak İstanbul’da tutunması zaman aldı Ağaoğlu’nun.

İstanbul’daki edebiyat kanonu onu ısrarla ‘oyun yazarı’ olarak görüyor ve kapılar yüzüne kapanıyordu.

Ancak o romanda, öyküde ısrar etti ve bileğinin hakkıyla kendini kabul ettirdi.

Türkiye’nin farklı dönemlerini ve sosyal koşulların yoğurduğu insan öykülerini yazdı.

Bunu yaparken, roman ve hikaye sanatını incitmedi, edebiyatın gerekli kıldığı estetik formları gözetti.

Refikimiz Erdinç Akkoyunlu’dan ödünç alarak söyleyecek olursam ‘’Her karaktere ve olaya hakkını verme çabasını hiç bırakmadı.’’

Okunan, sözüne kulak verilen yazarlardan oldu.

Siyaset konuşmaktan da, sosyoloji konuşmaktan da çekinmedi.

Fikirlerini açıklıkla dile getiren, topluma dönük, modern bir yazar olarak Türk edebiyatında iz bıraktı.

Ne ki zaman zaman, farklı yönlere çekilebilecek politik söylemleri de oldu.

Oyum falanca partiye’ kampanyalarına katıldı.

Belki tam olarak istediği bu değildi ama çevre baskısı kimi zaman usta bir yazarı bile etkisi altına alabiliyordu.

Bir röportajında anlatıyor Ağaoğlu: Babam hafızdı, Kuran'ı ezbere nameyle okuyordu. Babamın hafız olduğunu uzun süre söylemekten çekindim. Çünkü o dönemde İslam'a doğru bakılmıyordu. Çok yanlıştı bu. Hayatım boyunca sadece şiddete karşı oldum; inançlara karşı olmadım.

Anne ve babalarımızın yaşadığı dramı 30'umdan sonra anladım ben. Burada eski yazıyı bilen anne-babalarımız, aydınlarımız, yeni alfabe gelince cahil konumuna düştüler. Kökten değişim çok tehlikelidir. Alt yapısı olmadan değişim yapılmamalıydı. Yoksa dramlar yaşanıyor.

Ağaoğlu’nun bu röportajından söz etmişken, kıymetli yazar ve eleştirmen Necip Tosun önemli bir hatırlatmada bulundu.

89 yaşında yazdığı son kitabı Düşme Korkusu’ndaki (2018) “Kökten Değişim” öyküsünde, eski yazı ile yazan Mustafa Bey’in harf devrimi nedeniyle gözden düşüşünü hikâye etmesi onun nasıl dürüst bir edebiyatçı olma peşinde olduğunu göstermesi açısından ilginçtir:

Arapça, Eski Türkçe yazılıp okunan dönemde okur-yazar aydın olarak bilinen baba, ertesi gün gençlerin gözünde cahilin tekidir. O kadar gözden düşmüş. (…)

Kökten değişimin tuzakları. Çabuk değişimler, zorla yaptırmalar, yazık ki eskisinden daha iyiyi getiremiyor.

Adalet Ağaoğlu işte böyle bir neslin dramını içinde hissedebilen ve bunu itiraf edebilen bir yazardı.

İtiraf etmeyen, kendisiyle yüzleşmeyen ‘monşer’ aydınlarınsa vebali büyük.

Bir de ‘’Adalet Ağaoğlu AKP’ye destek verdi. Onu bu yüzden iyi hatırlamayacağız’’ diyen beyni prangalı garabetler var ki; karanlığın ta kendisi…

<p class='MsoNormal'>Çok Güzel Hareketler 2 programının sezon finali yapmasının  ardından soluğu Köy

Yılmaz Erdoğan, yardım malzemelerinin yangın bölgesine ulaştığını duyurdu

Iğdır'da yıkılan cezaevinin yerine yapılan sosyal yaşam alanı ilgi görüyor

Milli Güvenlik Kurulu Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplandı

Uludağ'da yangın ihtimaline karşı helikopterli denetimler artırıldı