• $13,6191
  • €15,2127
  • 787.356
  • 1997.69
7 Aralık 2021 Salı

Cennetin Çocukları'nı reddetmişlerdi!

İran'ın dünyaca ünlü yönetmenlerinden Majid Majidi'nin filmleri arasında unutamadıklarım vardır; Cennetin Çocukları, Serçelerin Şarkısı bu filmlerden ikisidir.

Cennetin Çocukları'nda geçen Ali ve Zehra isimli iki küçük kardeşin yoksul, duygu dolu dünyası nasıl unutulabilir.

Kız kardeşinin ayakkabılarını tamirciden getirirken kaybeden Ali'nin kendi ayakkabısını onunla ortak kullanması, çocuk doğasının saflığı, temizliği...

İran sineması deyince hepimizin aklına gelen özgün bir sinema dilidir.

İran'da rejim tarafından uygulanan belli başlı yasakların İranlı sanatçıları daha incelikli işler yapmaya sevk ettiği muhakkak.

Aynı zamanda iyi bir arşivci olan refikimiz Bünyamin Yılmaz'dan bir gazete kupürü geldi geçen...

Milli Gazete için 1999 yılında yaptığım bir haberin kupürü...

İran'ın en büyük yönetmenlerinden Abbas Kiyarüstemi İstanbul'a gelmiş, haberini yapmış, görüşlerini paylaşmışım.

İran sinemasının dünya sineması karşısındaki avantajını sormuşum, şöyle cevaplamış ünlü yönetmen: Şiddet ve cinselliğe bulanan dünya sineması karşısında, insan doğasının daha saf yanlarına açılması...

Majid Mecidi'nin bizi çocukluk evrenimize götüren Cennetin Çocukları işte bu yüzden çok sevildi; çocuk doğasının saf ve temiz yanlarıyla gönlümüzü yıkadığı için...

Mecidi ile en son 2017'de karşılaşmıştık.

Beyond The Clouds filmiyle 5. Boğaziçi Film Festivali'nin Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması'nda Türkiye prömiyerini yaparak festivalden En İyi Kurgu ve En İyi Erkek Oyuncu ödülleriyle ayrılmıştı Mecidi.

Star Gazetesi de festival çerçevesinde yabancı yönetmenlerin onuruna bir davet düzenlemişti.

Geçen hafta ise Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız'ın ev sahipliğinde verilen bir davette yeniden aynı sofra etrafında buluştuk ünlü yönetmenle.

Majidi, Balkon Film tarafından Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü destekleriyle düzenlenen 4. Uluslararası Kızılay Dostluk Kısa Film Festivali'nde sinemaseverlerle bir araya gelip Ustalık Sınıfı etkinliğinde tecrübelerini paylaştı.

Sinemadaki esas derdini şu cümlelerde ifade etti usta yönetmen: Kendi dünyamı, hayallerimi, kafamdakileri tasvir etmek ve yönetmek...

Bir şey söyleyeyim mi; benzer bir cümleyi geçen hafta Varşova Türk Filmleri Haftası'nda Nuri Bilge Ceylan'dan da duymuştum.

Ustalık böyle bir şey olmalı: İnsana dair bir şey söylenecekse bunu kendine has bir eda ve üslupla söylemek...

Kült filmi Cennetin Çocukları'nı anlatırken de 'Bütünüyle benim dünyamdı' dedi Mecidi.

Kolay olmamış bu filmi çekmek: İki yıl yapımcı aradım. Gitmediğim kapı kalmadı ve herkesin cevabı şuydu, 'bu hikayeden bir film mi çıkar?' Çok basit görerek, reddettiler.

Ama işte sonuçta sinema tarihinde iz bırakan bir film oldu Cennetin Çocukları.

Ve Mecidi'den genç meslektaşlarına bir öneri: Sizin de böyle bir derdiniz, idealiniz varsa sonuca ulaşmak için muazzam derecede savaş vermeniz lazım. Kolay bir iş değil.

Ve işin püf noktası: Çok film izleyin, hayatı da iyi bir şekilde izleyin, toplumla yakından ilişki kurarak senaryolarınızı yazın.

Müsadenizle, naçizane eklemek istiyorum...

Filmlerde, dizilerden popüler isimlerden ziyade, yeni yüzler görmek, daha önce filmlerde rol almamış birilerini izlemek beni heyecanlandırıyor.

Aynı heyecanı meğer Mecidi de paylaşıyormuş.

<p> </p>

Kamu işçisinin maaşı ne kadar artacak?

Polisleri şaşkına çeviren suçluların ilginç fotoğrafları

dünyanın en zor testi olduğu iddia edilen dikkat testi! Sosyal medyayı salladı

Limonu mikrodalgada 20 saniye ısıtırsanız... Bakın nasıl bir etkisi var