• $8,1548
  • €9,7306
  • 456.135
  • 1376.4
27 Şubat 2021 Cumartesi

Bir darbenin filmi

Darbelerden çok çekmiş bir ülke olarak Türkiye, Ermenistan'daki darbe girişimine anında tepki veren, kınayan, tavrını net biçimde demokrasiden yana koyan ülke oldu.

İlginçtir, 15 Temmuz FETÖ'cü darbe girişimini kınamakta acele etmeyen, ABD ve Avrupa ülkeleri de Ermenistan'daki askeri hareketlenmeye tepki göstermekte gecikmedi.

Her zamanki iki yüzlü tutum...

Geçmişte ülkemizde, neredeyse her 10 yılda bir yaşanan askeri darbeler bu cennet vatana büyük travmalar yaşattı, zaman kaybettirdi.

Başbakanlar, bakanlar idam sehpasına gönderildi.

Darbeci fosiller 'bir sağdan bir soldan astık' diyerek övündüler...

28 Şubat (1997) postmodern darbesi ise inançlı kesimin ve kurumların üzerinden silindir gibi geçti.

Bitmedi...

15 Temmuz'da FETÖ'cü hainler ABD desteğini de arkalarına alarak kendi savaş uçaklarımızla kendi insanımızın kanını döktü, millet meclisini bombaladı.

Maalesef dünya bu alçak darbelerden ve darbecilerden çok çekti.

Türk sinemasında ve edebiyatında darbe ile hesaplaşan epeyce bir eser yekunu var, ancak, hiç biri Yunan yönetmen Costa Gavras'ın 1982 tarihli 'Missing/Kayıp' filmi kadar etkili olmadı.

Ne anlatılıyordu o filmde?

11 Eylül 1973'te Şili'de dehşetli bir darbe yaşandı.

Şili'nin seçimle işbaşına gelmiş başkanı Salvador Allende, Amerikan destekli bir askeri darbeyle devrildi ve yerine diktatör General Pinochet iktidara geldi.

(2013'te Mısır'da vuku bulan Sisi darbesine ne kadar da benziyor değil mi?)

Costa Gavras'ın filmografisinde önemli bir yer tutan Missing, 1982 Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye Ödülü kazandı. Aynı zamanda En İyi Senaryo Oscar'ının da sahibi oldu.

Hemen hatırlayalım, Gavras'ın Missing filmi, Cannes'daki Altın Palmiye ödülünü Yılmaz Güney-Şerif Gören imzalı Yol filmiyle paylaşmıştı, aynı festivalde aynı yıl...

Politik sinemanın önemli isimlerinden Costa Gavras'ın Altın Palmiye ödüllü filmi Kayıp, Şili'deki darbe sırasında kaybolan bir Amerikalı gazeteci, Charles Horman'ın gerçek hikayesinden beyazperdeye uyarlandı.

Filmdeki tüm olaylar ve belgeler gerçeklere dayanıyor.

Sokağa çıkma yasakları, deprem anında bile otellerde sıkışıp kalan insanlar, hareket eden her şeye ateş edilen kabus dolu günler, karartma geceleri...

Bir yanda kelle koltukta mücadele veren insanlar, öte yanda şatafatlı partilerde darbecileri alkışlayanlar... Gerçeklere dayalı bu filmde hepsi var...

Amerikalı gazetecinin ailesi, dönemin dışışleri bakanı Henry Kissenger dahil 11 hükümet görevlisi hakkında, oğullarının öldürülmesinde kişisel ihmalleri olduğu gerekçesiyle davalar açtı ancak mahkeme için gerekli kanıtlar devlet sırrı olarak ilan edildiğinden, davalar düştü.

Başbakan Adnan Menderes'i ipe götüren 1960 darbesinden 15 Temmuz 2016 darbe girişimine...

Şili'den Türkiye'ye...

Farklı ülkeler, farklı cuntalar ve Amerika Birleşik Devletleri...

Ne çok kanlı hikayenin altında imzaları var...

<p><b >'ORUÇ BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ  ZAYIFLATMAZ GÜÇLENDİRİR'<br></p><p>Orucun  bağışıklık sistemi

Koronavirüs oruç tutmaya engel mi?

Osmanlı döneminde padişahların iftar sofralarını süsleyen yemekler

Petranboard'u kapan zirveye koştu

Muş'un yüksek kesimleri beyaz örtüyle kaplandı