• $28,9454
  • €31,2317
  • 1864.57
  • 7913.76
1 Haziran 2023 Perşembe

Başın göğe erdi mi Merve?

'Ne oluyor' dedim kendi kendime, 'geceyi patırtıyla aydınlatan bu havai fişekler neyin nesi?'

Yoksa Kemal Kılıçdaroğlu genel başkanlıktan istifa etti de Ekrem İmamoğlu kutlama mı yapıyor!

Meğer Galatasaray taraftarlarının şampiyonluk sevinciymiş ortalığı velveleye veren.

Bendeki saflığa da bakın hele, hiç olur mu öyle şey; yenilen pehlivan güreşe doyar mı?

Hele ki Kılıçdaroğlu gibi CHP genel başkanlığından gayrı yapacak işi olmayan biri için!

Yalan mı?

Etle tırnak gibi olduğu koltuğu bugün bıraksa, kimse Sayın Kılıçdaroğlu'na iş vermez.

SSK'yı batırmış eski bir hesap uzmanı olarak, bugüne kadar yaptığı hesaplar hiç ama hiç tutmadı.

Hakkını da yemeyelim hani; sayısız mağlubiyete rağmen, her seferinde koltuğunu (biraz daha) sağlamlaştırma becerisi karşısında, değme diktatörler bile Sayın Kılıçdaroğlu'nun eline su dökemez.

Bunları düşünürken, aklıma (bir başka 'mağlup' çevrenin sakini olan) oyuncu Merve Dizdar'ın sinir bozucu 'ödül' konuşması geliyor.

Ne zamandır yazacağım da (artık) vaka-i adiye sayıldığı için önemsemedim de...

Son dönemde, 'bu coğrafyanın' yani Türkiye'nin yetiştirdiği popüler oyunculardan Merve Dizdar, Cannes Film Festivali'nde, Nuri Bilge Ceylan'ın yönettiği TRT yapımı Kuru Otlar Üstüne filmiyle 'En İyi Kadın Oyuncu' ödülüne layık görüldü.

Önemli bir platformda alınmış bu önemli ödül için gönül dolusu sevinmek istemez miyiz?

Lakin, bununla birlikte, konuşma yapmak üzere kürsüye gelen Merve'nin elindeki kâğıtta yazılanları okumakta zorlanması sinirimi bozdu.

Cannes sosyetesine rezil olduk!

Hayır, gören de Türklerin okuma yazma becerisinde biraz kıt kaldığını düşünecek!

Konuşmanın muhtevası da benzer şekilde asap bozucu.

Merve Dizdar, oynadığı karakter üzerinden mesaj vermek isterken 'yaşadığı coğrafyanın kadınlar üzerindeki baskısına' büyüteç tutuyor.

Coğrafya haliyle Türkiye oluyor.

Türkiye'yi şikâyet ettiği mekânın sahibini de görsen...

Fransa kadınlara seçme ve seçilme hakkını daha 1944'te vermiş.

Türkiye'de bu tarih 1934.

Elbette, kadın meselesinde hiçbir coğrafya dikensiz gül bahçesi değil.

Ama kardeşim, hep mi bardağın boş tarafından bakılır, hep mi 'benim güzel ve yalnız ülkem' havanda sarımsak ezer gibi dövülür.

Hele ki Türkiye'yi 'deve üstünde seyahat eden insanların ülkesi' olarak görmek isteyen Avrupa'ya 'müfettiş' payesi verip, vatanımızı gammazlamak ne büyük haksızlık!

Avrupa bizim dadımız mı!

Bir kültür elçisi olarak, hatta dış politikada yumuşak güç unsuru olarak, bir sanatçı, hiç mi ülkesinin olumlu taraflarını görmez?

Bilimde, sporda, sanatta, siyasette, iş dünyasında, teknolojide ülkemize dair övünçle kuracağımız tek bir cümlemiz yok mu?

Akdeniz'de kucağında bebekleriyle boğulmaktan kurtarılan mülteci kadınların sığındığı vicdanlı insanların ülkesi Türkiye'nin merhametli, yerli ve milli kalma mücadelesinin hiç mi değeri yok!

Dışarıda zaten vuran vurana, saldıran saldırana...

Bir de kuşatma altındaki kalenin kapısını içeriden açmaya çalışmak...

Lafı uzatmaya gerek yok.

Yaşadığı coğrafyayı ezbere küçümsemek, Türk aydınının eski ve kronik hastalığıdır.

Ne var ki 'efendiye uşaklıkta' keramet olsa, müstemlekenin başı göğe ererdi!

<p>Belediye Başkanı Av. Abdurrahman Dursun, Akşam TV Muhabiri Esma Nur Ülker'in sorularını yanıtladı

TürkMedya Ailesi Sultangazi Belediyesi'ne Misafir oldu

Taraftar bu transfere çok şaşıracak! İşte Fenerbahçe'nin stoper listesi

Yargı'nın Ceylin'i Pınar Deniz'in eski hali görenleri şaşırttı! Estetiğim yok diyordu ama...

Davinson Sanchez'den Falcao itirafı! ''Her şey söylediği gibi oldu''