• $7,3746
  • €8,9326
  • 436.21
  • 1468.45
07 Ağustos 2011 Pazar

Savcılara açık mektup

Başak Sayan
Başak Sayan
YAZARIN SAYFASI

Her gün kadın cinayetlerinin haberlerinin geldiği;
her gün en yakınları tarafından katledilen kadınların yaşadığı;
her gün onlarca çocuğun anasız kaldığı bir memlekette savcı iseniz meseleye başka bir yerden bakmanız gerek.
Birkaç gün önce yine bir cinayet haberi geldi, bu kez Bursa'dan.
Evlendiği günden beri kocasından şiddet gören zavallı Elem Ünal, ayrılmanın yollarını aradığı eşi tarafından hunharca, acımadan öldürüldü.
Acıdan konuşamayan annesi, açıklama yapıp biri yakın zaman önce olmak üzere iki defa savcılığa şikayette bulunduklarını ama kimsenin umursamadığını söyledi.
Bu nasıl bir anlayıştır şimdi böyle?
Hiç mi vicdanınız sızlamaz sizin bu haberleri okudukça?
Bu kaçıncı şiddet gördüğü için başvuran ama savcılığın hiçbir şey yapmaması yüzünden öldürülen kadın?
Daha kaç kadın öldürülecek; kaç çocuk anasız kalacak; kaç anne evlat acısı çekecek?
Bunun nasıl bir şey olduğunu ancak kendi yakınlarınızın başına gelince mi anlayacaksınız?
'Kocasıdır yapar', 'kocasıdır döver de sever de' türü çarpık anlayış hukuk sistemimizin parçası olmaktan ne zaman çıkacak?
Polis bile 'kocasıdır yapar' deyip bir yere kadar müdahale edebiliyor. Bu nasıl bir sistemdir böyle?
Bizi en yakınlarımızın işkencesinden, eziyetinden kim kurtaracak?
Tüm dünyada bu konuda son derece net, caydırıcı cezalar varken, çoğu zaman kadına yaklaşma cezası alan ve elektronik kelepçe takılarak kadına yaklaştığı an alarma geçen polis teşkilatına biz ne zaman kavuşacağız acaba?
Çok mu zor bu? Hiç sanmam...
Her konuda övünmeyi biliyoruz da bunu mu yapamayacağız?
Tek yapılması gereken biraz daha sorumluluk almak, biraz daha ciddiyetle meseleye bakmak, biraz daha elini taşın altına koymak, biraz daha erkek egemen sistemden sıyrılıp kadına 'insan' gözüyle bakmak...
Yoksa her gün bu kadın cinayetlerini okumaya devam edeceğiz.
Ve bir gün yakınlarımızdan birinin başına gelince ancak anlayabileceğiz bu acının ne demek olduğunu...
Ama iş işten geçince...

BU RAMAZAN'DA YAPILACAKLAR
1) Çoğu insanın bu sıcak günlerde oruçlu olduğu unutulmayıp, daha toleranslı, daha anlayışlı davranılacak.
2) Eski Ramazanların yerinde yeller esse de az çok Ramazan ritüelleri yapılmaya çalışılacak.
3) Aileyle daha çok bir arada olunacak.
4) Sahur ve iftar yemeklerinin şölen tadında geçmesi sağlanacak.
5) Sahura kadar oturup, çay içip keyifli sohbetler edilecek.
6) Güllaç ve pide, tadına doya doya yenecek.
7) Ramazan davulcusunun sesinin sokağın başından duyulmasıyla eski çocukluk günlerine dönüş yapılacak, eski günler yad edilecek.
8) Bu sıcakta dışarıdaki sokak hayvanları yine unutulmayacak. Kapı önünde bir tas su, hep hazır bulundurulacak.

SEVDİM...
Asker kızıyım ben.
Ama asker kızı olmam, geçen hafta tüm gazetelerin manşetini süsleyen fotoğraftan hoşlanmayacağım anlamına gelmez.
Başbakan ve kuvvet komutanlarının o fotoğrafını sevdim.
Cumhuriyetin kuruluşu sırasında gerekli olan şartların zamanla değişmesinden daha normal bir şey olamaz.
Zamanla tıpkı insanlar gibi ülkelerin de ihtiyaçları değişir.
Gerçek demokrasi şimdiki Türkiye'nin en önemli ihtiyacıdır.
Bunun için de sivilleşme en büyük adımdır.
O fotoğraf demokratik bir ülke olmanın yolunda atılmış bir adım.
Hiçbir demokratik ülkede asker hükümetten önde gelmemiştir.
Tayyip Erdoğan'ın bu konudaki başarısını görmezden gelmek kimseye bir şey kazandırmaz...

BU HAFTA ÖĞRENDİKLERİM
1) Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin işlerini çok iyi yaptığını... (Bunu bir yakınınızı kaybettiğinizde daha iyi anlıyorsunuz)
2) Asla bir sahil kasabası, deniz, güneş kum insanı olmadığımı... Güneşe hiç çıkmayan, yüzmekten hoşlanmayan birinin Bodrum, Çeşme ve bilumum yerlere gitmemesi gerektiğini...
3) En sevdiğim insanlardan bile bir haftadan fazla bir arada kalınca sıkıldığımı...
4)  Ankara'nın sıcağına dayandığımı ama İstanbul'un nemine dayanamadığımı...
5) Asla vazgeçemem sandığım şeylerden aslında kolaylıkla vazgeçebildiğimi...

HAFTANIN SÖZÜ
' Bilmediğini bilmek en iyisidir. Bilmeyip de bildiğini sanmak tehlikeli bir hastalıktır.' Lao Tzu


<h3>Akşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kartoğlu, CHP'nin 'Militan' provokasyonunu AKŞAM TV

CHP neden 'Militan' provokasyonu yapıyor?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Hayranı gibi yaklaştı önce imzasını aldı, sonra canını!

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları