• $9,5352
  • €11,0907
  • 546.723
  • 1455.42
26 Ekim 2018 Cuma

Taklitler aslını yaşatır

Boşuna dememişler “Taklitler aslını yaşatır” diye. Bir işte iyiysen, doğruysan ve işini her anlamda profesyonel gibi yapıyorsan, mutlaka taklit edenin çıkacak, bu taklitlerle nemalanmaya çalışanların olacaktır. Neden bu konuya girdiğimi açıklayayım... Konuyla ilgili olan herkes bilir ki, Türkiye’de smokin deyince akla gelen ilk isim, benim de yakınen tanıdığım ‘Altın Makas’ Levon Kordonciyan’dır. Asırlık bir geleneği günümüze taşıyan Levon, smokinin sadece erkekler değil, kadınlar için de vazgeçilmez olabileceğini gösterecek kadar yenilikçidir... Sıla’nın konserlerde giydiği smokinlerle başlayan gelenek, Ezgi Mola’yla devam etti ve bugün davetler için ciddi bir alternatife dönüştü. Ama görüyorum ki, her başarılı işte olduğu gibi bu alanda da hemen taklitler türemeye başladı. Üstelik kimin taklidi, kimin ehlini tercih ettiği de bu küçük camiada hemen fark ediliyor. Konuşulanlara göre sahnelerde smokin akımını başlatan Sıla da bu taklit rüzgarına kapılanlardanmış. Sıla kalitesinde birine yakıştıramam ama bu duruma prim vermeyi tercih ediyorsa yapacak da bir şey yok. Ben yine de derim ki; bu camiada kalite önemlidir ve siz ancak ehil ellerde o kaliteyi bulabilirsiniz!

Hayranlardan bunalma hakkı var mıdır?

Evet! soruyorum bir sanatçının hayranlarından bunalma hakkı var mıdır? Bence bir konser çıkışındaysanız veya bir imza gününde sizi oraya görmeye, dinlemeye gelen, üstelikte bunun için para ödeyen insanları azarlama, kızma ve ‘sus be’ diye cevap verme hakkı yoktur. Bu iş sadece artık konser ve etkinlik dışı bir yerde rahatça oturmasını engelliyorsa ki burada da kabaca konuşma hakkı yoktur kimsenin. Bu konu nereden önüme geldi; Resul Dindar’ınkonser bitiminde hayranlarının fotoğraf çekilmesiyle yaşanan diyalogdan. Hep unutuyorsunuz o hayranlar o konserlere gelmeseler, şarkılarınızı dinlemeseler, albümlerinizi satın almasalar bir hiç olacağınızı.

Çok genç yaşta bu egolara sahip olursanız ileride neler yapacağınızı düşünmek bile istemiyorum. Şükür edin ki seviliyorsunuz, peşinizden gelen insanlar var. O insanlar bir gün olmadığında, o albümler satmadığında neler olur bir düşünün. Eskileri gözünüzün önüne getirin. Dersler alın. Şöhret olmak kolay değil ama hayranlardan bunalma hakkınız bu mesleği yaparken yok…

Youtuber’ların gerçek yüzleri ortaya dökülüyor

Bu Youtuber’ları defalarca yazdık, söyledik, çocuklara, gençlere hem çok kötü örnek oluyorlar, hem de hiçbir şey üretmeden para kazanmayı özendirici hale getiriyorlar diye. Görüyorum ki; hiç de yanılmamışım. Son günlerde yine bu kişilerin nasıl yayın yaptıkları gözler önüne serildi. Enes Batur öyle bir video yayımlıyor ki, amcasına ve eşine hakaretler ediyor. Hakaretleri de bir güzel kanalında paylaşıyor. Tabii ki doğal olarak tepki çekiyor. Sonrasında ne diyor: “Herkes hata yapabilir, önemli olan bunun farkına varmak.” Videoyu da siliyor. Sonra diğer kızımız Danla Bilic kendi kanalında nasıl ünlü olduğunu, sosyal medyada nasıl dikkat çektiğini anlatıyor. Futbolcuların özel mesajlarını ifşa ettim diyerek de açık sözlülükle dile getirdiğini düşünüyor. Tabii ki bu artık dürüstlük olmuyor aslında saygısızlığın başka türü oluyor. Ve bu insanların milyonlarca takipçisi olması enteresan… Bu kadar rahatça, fütursuzca her şeyi konuşup milyonlara göstermek neyin mesleği, neyin başarısı anlamak mümkün değil. Ve böyle olaylarla gerçek yüzlerinin ortaya dökülmesi an meselesi. Bunun da bir sonu var. Bakalım ne zaman?

<p>Verdiğiniz nefes aldığınız nefesle  karışmıyor. Akıllı maske telefonla kontrol ediliyor.</p><p>Ak

Akıllı maske nefes aldıracak

Güney Kore ilk yerli roketi 'Nuri'yi uzaya fırlattı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Üsküdar'da bir kafede vatandaşlarla sohbet etti

Niğde'de 20 milyon yıllık fosil bulundu