• $7,4162
  • €8,9846
  • 437.497
  • 1467
14 Ekim 2012 Pazar

Barselona'da 30 saat

Geçen yıl Türk Hava Yolları Basın Müşaviri Ali Genç beni aramış ve Barceleno-Real Madrid maçına davet etmişti. Ben de o sıradaki gündem yoğunluğundan üzülerek de olsa bu geziye katılamamıştım. El Clasico'yu yerinde izleyememek içimde ukde kalmıştı, bunu bilen sevgili Ali Genç de beni arayarak Özkan Tamirak, Mehmet Ayan ve beni Pazar günü maçı seyretmek için Barselona'ya davet etti. Ben de AKŞAM Gazetesi İstihbarat Müdürü arkadaşım Özkan'la Pazar sabahı havalimanında buluştum ve THY uçağıyla yola koyulduk. İkimizi de daha yolda El Clasico heyecanı sardı. Bizi orada THY Barselona Müdürü Serdar Külçür karşıladı. Bulunduğumuz süre boyunca bizi hiç yalnız bırakmayan Serdar Bey sayesinde çok güzel bir 30 saat geçirdik. Otelimiz Nou Camp'a yürüyerek 3 dakika mesafedeydi. Maç dolayısıyla konakladığımız Princesa Sofia yoğunluktan ötürü ancak akşam üzeri girebildik.
Maçı Barcelona takımının ulaşım sponsoru olan THY locasında izledik. Neredeyse stadın her tarafı THY logolarıyla doluydu. Nou Camp'ın her tarafında Türk Hava Yolları logolarını görmek gerçekten insanı gururlandırıyor. Serdar Bey'e sponsorluk sonrası İspanyolların seyahatlerinde bizim uçaklarımızı kullanmasında bir artış olup olmadığını sordum. Kendisi de bu işte en karlı olanının THY olduğunu, Barselonalıların THY'yi çok sahiplendiklerini anlattı. THY'nin futbol kulübüne ve oyuncularına bir hizmet verdiği için takımın diğer sponsorlarından daha çok sevildiklerini söyledi.
Maça gelince açıkça söyleyeyim ki bir Fenerbahçe-Galatasaray derbisinin heyecanı yoktu. Sanırım taraftar, takımlarının başarısına çok alıştığı için heyecanlanmıyor. Birkaç pozisyon dışında hiçbir taraftar ayağa bile kalkmadı. Bizim için en güzel olan ise 2-2 biten maçta toplam 4 gol görmemiz oldu.
Ertesi sabah Nou Camb Stadı'na tekrar gidip Barselona Müzesi'ni gezdik. Burada bizim futbol takımlarımızla F.C Barcelona arasındaki fark ortaya çıktı. Müzede hemen hemen her şey teknolojiyle senkronize olmuş durumda. Bir masanın etrafındaki tabletlerden istediğiniz futbolcunun golünü seçip seyredebiliyor ya da dev ekrana yansıtabiliyorsunuz. Rakip takım soyunma odalarını görebiliyor, sahanın içini panaromik bir görüntüyle gezebiliyorsunuz. Gezi sonu yönlendirildiğiniz ürünlerin satıldığı mağazayı anlatmıyorum bile. Bu gezi için ise 24 euro ödüyorsunuz.  Bu takım şehir için her şey demek. Büyük bir ekonomik krizde olan Barselona şu an resmen takımın turizme katkısı sayesinde ayakta duruyor. Her şey paraya dönüştürülüyor... Bütün oteller maç günü dolu oluyor, restoranlarda yer bulmak neredeyse imkansız, gittiğiniz zaman mutlaka sıra bekliyorsunuz. Bütün bu insan kalabalığının arasında sokaklarda ve statta dikkatimi sarı kırmızı bayraklar ve formalar çekti. Katalan olan Barselona halkı artık takımın Katalonya bayraklarının rengi olan sarı- kırmızı formaları giymesini istiyormuş. Takım yönetimi bunu istemese de önümüzdeki yıl halkın bu baskısı yüzünden Barselona'nın forma renginin değiştirileceği söyleniyor.  Haftaya görüşmek üzere.

<h3>Akşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kartoğlu, CHP'nin 'Militan' provokasyonunu AKŞAM TV

CHP neden 'Militan' provokasyonu yapıyor?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Tırnağınıza diş macunu sürüp bekleyin! Faydalarını öğrenince şaşıracaksınız

Ankara'da80 yaş ve üzerindeki vatandaşlara aşı uygulanmaya başlandı