• $7,4148
  • €9,035
  • 442.558
  • 1542.45
20 Kasım 2011 Pazar

Moda benim eski aşkım

Aysun Öz Kaşi
Aysun Öz Kaşi
YAZARIN SAYFASI

Herkes hemfikir ki Türkiye'nin tek bir stil ikonu var, o da Ajda Pekkan. Bu hafta 'O'nun Stili' köşesinde büyük bir mutlulukla tek ikonumuzu, Ajda Pekkan'ı ağırlıyoruz.

Aysun Öz Kaşi
aysun.oz@aksam.com.tr

Onun Stili'nde şimdiye kadar pek çok ünlüyü ağırladım. Konu stil olunca söz dönüp dolaşıp hep ikonlara geldi. Türkiye'de ikon olma mertebesine erişmiş tek bir isim söylendi, Ajda Pekkan. Stiliyle ön plana çıkmış yegane yıldızımız Pekkan, ikon olmanın meyvelerini yeni yeni topluyor. Önce Twist için bir koleksiyon hazırladı sonra kendi haute couture atölyesini kurdu. Atölye şimdilik sadece Ajda kostümleri için çalışsa da, yakında başka kadınlar için üretim yapacak. Yani Ajda, tasarımcılık işini pek sevdi. Aslında onun gönlü çok eskilerde modaya kaymış ancak kendi ifadesiyle elinden tutan olmamış. 'Yıllardır yapmayı çok arzu ettiğim bu işin, beni son derece mutlu ettiğini gördüm. Müziğe olan tutkum, tabii ki çok ayrı bir yerde ama moda benim için başka bir aşk. İhtiyaçtan değil, sadece bu işten zevk aldığım için, gençlik yıllarımdan beri hep kendi tarzım için bir şeyler yaptım. Bir anlamda hobimdi. Şimdi ise en çok vaktimi harcadığım hobim, işlerimden biri haline geldi. Kumaşlara dokunurken; girdiğim provalarda kesimlere, kuplara bakarken çok mutlu hissediyorum kendimi. Ruhum dinleniyor. Orada tamamen kendim oluyorum. Profesyonel anlamdaysa bu işin ne gibi ayrıntıları var onları en ince detayına kadar yaşıyorum.'
İlk koleksiyonun tükendiğini, vitrin mankenlerinin üzerindeki elbiselerin bile satıldığını söyleyen Pekkan, yeni koleksiyonunu daha çok sevmiş sanki. 'Kış, benim mevsimim aslında. En sevdiğim mevsimde bu kez kendim olmak istedim. Ben neleri giymekten mutlu oluyorsam onları taşıyalım istedim koleksiyona. Benim modamı yansıtsın, ruhuma dokunsun' diyor. 
Ajda'ya ne giyse yakışıyor ya da o kendisine neyin yakışacağını çok iyi biliyor. Eşofman giyip çıksa bile herkes onu konuşuyor, 'Ajda'nın eşofmanı bile bir başka' deniyor. O ise bu işin sırrını şöyle açıklıyor: 'Rahat ve mutlu hissediyor olmam benim için önemli. Giydiğim kıyafetin içinde kendimi özgür hissetmeliyim. Bir markaya özel bir bağlılığım da hiç olmadı. Moda benim için kendimi nasıl hissettiğimle çok ilgili. Kendim gibi hissediyorsam, o benim modamdır işte. Eşofmana gelince, kışın koluna kürk, yazın saten takarak partiye giderken bile giyiyorum.'
O, tam bir alışveriş tutkunu. Yurtdışına çıktığında mağaza mağaza dolaşıyor, alışveriş yapmaktan büyük keyif alıyor. Kumaşlara dokunmak, ürün giyip çıkarmak onu çok mutlu ediyor. Alışveriş yapmayı seviyor ama çılgınlık ve müsriflik boyutunda değil. Yıllar önce sınırlarını ve alışveriş gustosunu belirlemiş. 'Şöhretin ilk yıllarında benim de alışveriş çılgınlıklarım oldu tabii ama sonradan bunun çok gereksiz olduğunu anladım. Uzun zaman giyebileceğim, kaliteli ürünler alıyorum. Retro, vintage ve trendy parçaları birleştirerek giymeyi seviyorum.'
'Kış kadınıyım ben' diyor. 'Kazaklar, trikolar, parkalar vazgeçilmezlerim. Bu nedenle kış koleksiyonu hazırlamak ayrıca keyif verdi bana. Sımsıkı sarılacağım yün bir kazak içinde kendimi sıcacık ve çok rahat hissedebiliyorum.'
Marka takıntısı da yok Pekkan'ın. 'Beğeniyorsam alıyorum. Ucuz veya pahalı olmasından öte, hep dediğim gibi rahatlık benim için önemli. Rahat giyinip şık da olabilirsiniz her zaman.'

TİŞÖRT BULAMAYINCA KENDİM TASARLADIM
Aslında işin sırrı rahatlıkta saklı. Her giydiğini büyük bir rahatlık ve özgüvenle taşıyan Pekkan, ikon olmanın en önemli sırını da veriyor aslında. Kadınlara önerileri ise şöyle: 'Türk kadını bazen bizden daha cesaretli olabiliyor. Kadınlar kendi vücutlarına, tarzlarına, hayat duruşlarına göre giyinmeli. Ben hiçbir zaman dokunmak lazım, müdahale etmek lazım demiyorum. İnsanların bir de maddi olanakları var. Sokakta çok şık giyinmiş birçok kişi görüyorum. Artık uygun fiyatlara pek çok kıyafet bulunabiliyor. Amacım bu koleksiyonla pek çok stili birleştirmek.'
Ajda kazak dışında tam bir tişört delisi. Twist için hazırladığı koleksiyonda, piyasada bulamadığı, likralı olmayan ve göbeğe yapışmayan beyaz tişörtlerden bol bol yaptığını açıklıyor. 'Zaman zaman insanın vücudu şişiyor ya da sporu bıraktığınız zamanlarda hafif göbek çıkıyor, o zaman o daracık vücuda yapışan tişörtler iyi durmuyor. Ben de artık aradığım tişörtlerden bulamaz olmuştum. Oturup kendim tasarladım.'
Yurtdışına gittiğinde de bol bol tişört alıyormuş ve 'Hiç giyemezsem pijamanın üstüne giyerim' diyor. Zaten onun favori parçası pijamaymış.
Tüm stil ikonlarının olduğu gibi Ajda'nın sırlarından biri de aldıklarını olduğu gibi değil değiştirip değiştirip giymek. 'Benim evimde 25 -30 yıldır hep bir terzi var. Ne alırsam alayım aldığım gibi giyemem. Eklemeler yapıyorum.'
'Eski kıyafetlerinizi ne yapıyorsunuz' diye soruyorum, 'Hastalıklı bir tarafım var, hiçbir şeyi atamıyorum' diyor.

<p>Peki, yeni gelen aşılar nasıl uygulanacak? Toplum  Kovid-19’a karşı ne zaman bağışıklık kaz

Kısıtlamalar kalkıyor mu?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Amasya'da mamutlara ait olduğu değerlendirilen fosiller bulundu

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, yarıyıl tatili zilini çaldı