• $8,1172
  • €9,7152
  • 455.298
  • 1378.37
19 Mart 2011 Cumartesi

Bir lookbook hikayesi

Aysun Öz Kaşi
Aysun Öz Kaşi
YAZARIN SAYFASI

Bir elbiseyi tasarlamak kadar doğru şekilde kombinleyip sunmak da çok önemli. O nedenle yurtdışında 'stylist' denilen bizde ise tam karşılığı olmasa da moda editörü ya da stil danışmanı denilen kişilerin önemi gün geçtikçe artıyor. Özellikle katalog çekimlerinde firmalar ürünlerini en iyi şekilde göstermek adına bu yaratıcı insanlardan çok şey bekliyor. Zira ürünü sattıracak olan katalog ya da vitrindeki kombin. Her kadının bir giysiyi askıda gördüğü anda nasıl kombinleyeceği aklına gelmeyebilir ya da böyle bir yeteneği olmayabilir. Çok iyi biliyorum ki vitrinde gördüğü kombinin aynısını, içeri girip alan çok kadın var.
Türk kadının kombin konusundaki sıkıntısına çare olmak isteyen İpekyol, üç sezondur moda editörü Mahizer Aytaş'la 300-350 parçanın birbiriyle kombinlendiği geniş bir lookbook hazırlıyor. Bir tür geniş katalog bu. Sayfaları çevirdikçe Mahizer'in öyle kombinleriyle karşılaşıyorsunuz ki 'Bunu böyle giymeyi hiç düşünmemiştim, hiç de fena olmamış' diyorsunuz. Bir de bu lookbook'un sayfalarını çevirirken mutlu oluyorsunuz zira fotoğraflardaki kadın, mutlu ve güçlü bir kadın. Zaten Mahizer'in yapmak istediği de buymuş. Kadını giysilerinin içinde rahat, mutlu ve güçlü göstermek. Tarzı için maskülenle feminenin birleşimi diyebiliriz. Çok feminen bir eteğin üzerine öyle bir parça ekliyor ki kombin tamamen duruş değiştirebiliyor.

BASKETBOLDAN MODAYA
Daha pek çok firmayla çalışan moda editörünün tarzı o kadar net ki hemen, bu kombini Mahizer yapmıştır diyebiliyorsunuz. Oysa daha çok genç, 26 yaşında ve hikayesi de çok ilginç. Mahizer Aytaş, 12 yaşında basketbol oynamaya başlamış, 15'inde profesyonel olmuş, üniversite yıllarında Fenerbahçe'de oynamış bir sporcu. Bilgi Üniversitesi'nde uluslararası ilişkiler okurken, bol bol dergi okuyarak geçirmiş boş zamanlarını. Okul bitince basketbolu da bırakmış ve London College of Fashion'a başvurmuş. Ancak bu işin kendine uygun olup olmadığını anlamak için çeşitli dergilere CV gönderip staj yapmak istediğini bildirmiş. Bir zamanlar Deniz Akkaya'nın dergisi olarak piyasaya çıkan Dishy'den olumlu yanıt alınca, kendini birden çekim yaparken bulmuş. 6 ay sonra moda editörü olmuş ve 'İş, en iyi işte öğrenilir' diyerek Londra'dan vazgeçmiş. Cosmopolitan Dergisi'nde çalışırken Fotoğrafçı Emre Ünal'la çalışmış. 'Benim dönüm noktalarımdan biridir' diyerek bahsediyor Ünal'la çalışmaya başlamasını zira ardından dergiyi de bırakıp beraber çalışmaya başlıyorlar. Hatta artık birçok moda editörünün aksine Mahizer sadece onunla çalışıyor. Çalışma arkadaşları konusunda oldukça tutucu. Aynı kuaför ve aynı makyaj artistiyle çalışıyor. Bu sektörde biraz hayretle karşılansa da o 'Benim için önce iş' diyerek parayı ikinci planda tutuğunu ve iş bitiminde setten, yine iyi bir iş yaptım rahatlığıyla ayrılmak istediğini söylüyor. Yüzlerce giysiyi kombinlediği lookbook'un hazırlık süreci oldukça meşakkatli geçiyormuş. 'İki ay sadece bununla ilgileniyoruz' diyor. Tasarım koordinatörü Hilal Tunç, fotoğrafçı Emre Ünal ve Mahizer Aytaş'a koleksiyonu anlatıyor ve askıda tek tek gösterdikten sonra çalışmalar başlıyor. Altı bölüme ayırdıkları lookbook'un her bölümüne bir 'isim' bulmalarıyla birlikte düğümün çözüldüğünü söylüyor Mahizer. Zira 550 parçadan oluşan koleksiyon, nasıl küçücük kitapçığa sığar. Verdikleri isim doğrultusunda önce bir stil tahtası hazırlıyorlar. Kombin hazırlamak üzere dört gün showroom'a kapanıyor ve ardından üç günlük bir çekim ve bir de photoshop aşaması var ki bu fotoğrafçının bir ayını alıyormuş.
Mahizer ortaya çıkan işte ekip çalışmasının önemine inananlardan 'O işi Emre çekmese öyle olmaz' diyor.

Müşteriler çok beğeniyor
İpekyol- Twist-Machka Kreatif Direktörü Hilal Tunç da üç sezondur hazırladıkları lookbook'tan çok memnun. Zira tasarımlarının hepsini gösterebiliyor. 'Dünyadaki en önemli trendleri sentezleyerek güçlü kombinler sunuyoruz' dediği lookbook'la ilgili olarak Tunç şunları ekliyor: 'Bir bluzu lookbook'umuzda üç farklı kombinle sunabiliyoruz. Zaten koleksiyonu oluştururken parçaların birbiriyle olan uyumunu mutlaka göz önünde bulunduruyoruz. Mahizer'in yorumuyla da neredeyse tüm koleksiyonu lookbook'a taşımış oluyoruz. Müşterilerimiz mağazaya geldiğinde 'Lookbook'taki bu kombini istiyorum' diyor. Bazen de lookbook'larımız beğendiği eteği nasıl kombinleyeceğini bilemeyen müşterilere yol gösteriyor. Aslında uyumsuz gibi görünen iki parçanın çok güzel uyumlu olabileceğini görüyorlar. Bugüne kadar tüm müşterilerimizden çok olumlu tepkiler aldık ve almaya devam ediyoruz. Yaptığımız işin amacına ulaştığını görmek bizi çok mutlu ediyor.'

Basit ama önemli kurallar
Moda editörü Mahizer Aytaş, üstünde durduğu noktaları şöyle sıraladı:
l Hedefim insanların baktıkları zaman mutlu olacakları, uygulayabilecekleri kombinler yapmak.
l Kıyafetle eğlenmek lazım, kıyafet en zor şey değil, almazsan kimse ölmez. Sadece eğlenmek önemli.
l Kombin konusunda kurallara inanmıyorum. Bu kendini ifade biçimi.
l İdeal kombin, çok çabalamış gibi durmayan, rahat, temiz, stil sahibi, özgün olanıdır.
l Bu yaz sezonunda 2000'lerin yepyeni bir minimalizmi var, daha feminen minimalizm bu. Hatta renkli ve çok eğlenceli.
l Her sezonda değişen akımlar var ama neyin içinde iyi hissediyorsanız onunla iyi görünürsünüz. Sırf moda oldu diye vücudunuza oturmayan ya da rahat giyemediğiniz ürünleri giymeyin.
l Çok fazla aynanın karşısında dönüp duruyorsan ve sürekli elbiseni çekiştiriyorsan olmadı demektir.

<p>Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Esen Koronavirüs'ün kalp rahatsızlığı olanlar üzerindeki etkis

Koronavirüs Kalp Krizine Yol Açar Mı?

Güvenliğin dikkati, hayatını kurtardı

Polisin ikna çalışması sonucu teslim olan terörist ailesiyle buluşturuldu

Osmanlı döneminde padişahların iftar sofralarını süsleyen yemekler