• $ 7,8187
  • € 9,3602
  • 449.547
  • 1328.73
Reklamı Kapat

Marka değeri, Drogba ve arabesk

Türkiye Süper Ligi'ni dünyaya pazarlayamamak üstün çaba gerektiren bir başarıdır. Bu ligi satamamak ancak satmak istemeyerek mümkün olabilir.

Bu lige bu ülkede talep var mı? Var. Çok satan spor gazeteleri, çok izlenen televizyon kanalları, saha dışında futbol konuşan kamuya mal olmuş süper yıldızları var mı? Var, hem de çok var. Bu lig ülke içinde dev bir ekonomi yaratıyor mu? Tabi ki evet! Bu ülkeye her yıl Avrupa futbol kamuoyunun yakından tanıdığı isimler futbol oynamak için geliyor mu? Evet! O zaman sorun ne?

'Oynanan futbolun kalitesi' klişesine başvuracaklar ile yollarımızı ayıralım ilk önce. 

Kalite bir algı sorunudur. Pazarlamanın en cilalı lafıdır. 

Tamamen plastikten imal edilmiş bir Louis Vuitton çantaya 3 bin euro etiket koyduran halüsinasyondur. Pazarlama bir manipülasyon sanatıdır. Size ne düşünmeniz gerektiğini delege eder. O yüzden sokakta yürürken, akşam evde dizi izlerken, radyo dinlerken, gazete okurken sürekli reklamlarla karşılaşırsınız. Ertesi gün de çıkıp reklamda gördüğünüz ürünü 'denersiniz.' Pazarlamanın kuvvetinden kaçamazsınız.

Yani sevgili okur, sana birileri bir ürün için sürekli 'Bu iyidir' derse, senin algın da aynı biçimde gelişir. Bana aksini iddia etmeden önce sağına soluna bak, kullandığın telefondan giydiğin ayakkabıya kadar reklamlardan görüp etkilendiğin şeylerin listesini yap, yazıya öyle devam et.

BLOKLAR YİNE KOPUK!
Biz Türkiye Süper Ligi için ne yapıyoruz peki? Sekiz golün atıldığı bir maçtan sonra 'Bloklar arası kopukluk vardı' deyip maçı tu kaka ilan ediyoruz. Sneijder pahalı, Quaresma koşmuyor, Ortega yerine Ceyhun oynasın, bu sistemde Anelka oynamaz, Drogba yaşlı, Roberto Carlos ne verdi ki, Alex küçük maçların adamı, o adam futbolu bilmiyor, hakem ince ince Yasemince yaptı, orada deprem burada şok diyoruz sabah akşam... 

Kendimize bu lig değersiz deyip duruyoruz. Sadece düzenleme görevi olan federasyona gereğinden fazla anlam yüklüyoruz. 

Durmadan kötülüyoruz, kötü yazıyoruz. İşlerin kötü gidiyor olmasından haz alıyoruz. Biz arabesk seviyoruz, sevelim ama kavuşmayalım istiyoruz. Acı çekmeyi maharet görüp acı çekmeye son vermeyi düşünmüyoruz. Milli takım hocasını 'Egemen güçlere' seçtiriyoruz. Milli takım tökezleyince bir anda 'yerli futbolcu' yetiştiremediğimizi hatırlıyoruz. 

Bir devlet politikası olan sporcu yetiştirme sorununa kolayca çözüm buluyoruz, yabancı sınırlaması getirilsin istiyoruz. Bu ülkede yabancı oyuncu sınırlamasının, en çok 'haybeye para kazanan yerli futbolcular ve onlardan beslenen bir güruh' yarattığını unutuyoruz. Çözüm yerine yasağı seviyoruz, taraftarları deplasmana yollamıyoruz. Sürekli eleştiriyoruz, eleştiriyi normalleştiriyoruz. Kavramların içini itinayla boşaltıyoruz. Futbol 'eğlence endüstrisi' diye adlandırılır. Bir 'ürün' ortaya koyar. O üründen ekmek yiyen insanların dur durak bilmeden bunu kötülemeleri, en hafif tabiriyle bindiği dalı kesmektir.

DROGBA'NIN KEYFİNİ ÇIKARIN
Ey okuyucu, yarın öbür gün bir anda aydınlansan... Mesela 'ya televizyonlarda, gazete köşelerinde durmadan bizim lig ne kadar kalitesiz deyip duruyorlar. O zaman niye boşuna zaman harcıyorum ben bununla' desen... Bir anda maçları izlemeyi kessen, gazetelerin spor sayfalarını pas geçsen, televizyonlarda atıp tutan bizleri gördüğünde kanal değiştirsen, forma almasan... Gerçi zaten bunları yapıyorsun, öyle değil mi? 

Gazeteler satmıyor, o gündem değiştiren futbol programları raiting'lerde ilk 50'ye girmiyor. Aslında bize bir şeyler anlatmaya çalışıyorsun da, biz anlamamazlıktan geliyoruz.

Sen bize bakma, Drogba'nın, Sneijder'in, Oğuzhan'ın, Fernandes'in, Gökhan Gönül'ün, Sow'un keyfini çıkar. LuaLua diye bir adam var, Gençlerin Vleminckx'i var, Battalla var... Her anın, her mücadelenin, her golün değerini bil. Bize takılırsan en fazla Tahkim Kurulu kararlarıyla kafanı bulandırır, topçunun aldığı para üzerinden spekülasyon yaparak futbol zevkini ortadan kaldırırız. Evet, yaparız bunu!

Koronayı yenen işçiye 'virüs kaptı' dayağı: Önce alay etti sonra saldırdı

Koronayı yenen işçiye 'virüs kaptı' dayağı: Önce alay etti sonra saldırdı

Yerli corona virüs aşısının geliştirildiği laboratu

Yerli corona virüs aşısının geliştirildiği laboratuvar görüntülendi

Haftanın Fotoğrafları (20-26 Kasım)

Haftanın Fotoğrafları (20-26 Kasım)

Balın bilinmeyen faydaları! Sabah akşam mutlaka bu şekilde tüketi

Balın bilinmeyen faydaları! Sabah akşam mutlaka bu şekilde tüketin