• $7,4045
  • €9,013
  • 442.387
  • 1551.57
15 Temmuz 2011 Cuma

Tereddüt üzerine...

Kültür ve iletişimbilimci Joseph Vogl'ın Berlin Humboldt Üniversitesi'nde gerçekleştirdiği 'Tereddüt Üzerine, Über Das Zaudern' başlıklı konferansı, aynı adla bizde de yayınlandığında ilgimi çekmiş; kitabı okuduğumda da beklediğimi bulup bulmadığımı bana sorduran tuhaf bir dilemmadan çıkış yolunu, 'tamam bu kitap hakkında yazacağım' demekte bulmuştum. İşte o yazı...
Kulağıma küpe olsun diye takacağım kıssadan hisselerden birisi de 'Tereddüt anında sollama!' şeklindeki slogandır. Bu uyarı, 1960'ların ikinci yarısında Almanya'da başarılı bir kampanyada kullanılmış ve uzunca bir süre medyada yer almıştı. Almancası da şöyle: 'Überholen im Zweifel nie!..'
Hayatın nerdeyse tüm alanlarında üzerine anlamlar bindirerek önemsediğim ve dikkate almadığımda bedel ödemek durumunda kaldığım muhteşem bir slogandır. Ben bu uyarıyı 'Herhangi bir karar anında, eğer ciddi tereddüt söz konusu varsa, tercihini aksiyonu almaktan değil almamaktan yana kullan!' şeklinde yorumladım. Ne zaman tereddüt edecek olsam bu cümleyle birlikte 'Ronin' adlı filmin o biricik sahnesi gözlerimin önüne gelir. Robert De Niro ile Jean Reno'nun unutulmaz diyaloglarından birindeki o muteşem saptama... De Niro diyordu ki: 'Şüphe varsa, gerçektir!'... Akşam'daki günlük yazılarımdan birinde çok değerli bulduğum bu iki ifadeyle ilgili olarak şöyle yazmışım:
'Deneyimlerin tornasından geçerek hayat tarafından tescillenen bu değerli iki kelamı birleştirdiniz mi, ortaya çıkan 'dünya görüşü parçası' sizi pek çok 'melanetten' korur... Sadece siyasette mi?.. Hayır. İlişki ve iletişimin tüm boyutlarında, tüm biçimlerinde..'
Kültür ve iletişimbilimci Joseph Vogl'ın Berlin Humboldt Üniversitesi'nde gerçekleştirdiği 'Tereddüt Üzerine, Über das Zaudern' başlıklı konferansı, aynı adla bizde de yayınlandığında başlık ilgimi fazlasıyla çekmiş; kitabı okuduğumda da beklediğimi bulup bulmadığımı bana sorduran tuhaf bir dilemmadan çıkış yolunu, 'tamam bu kitap hakkında yazacağım' demekte bulmuştum. Tereddüt anında direksiyonu sola kırmaktan beni alıkoyan bir karardı bu.
Joseph Vogl da 'tereddüt' söz konusu olduğunda en vurucu mısraları döktürmüş olan Shakespeare'i, Brutus'a söylettikleriyle anıyor:
'Korkunç bir şeyin yapılmasıyla / İlk adımın atılması arasında geçen zaman / Bir kabus, bir korkulu rüya gibi bir şey / Düşünce bedenin ölümlü organlarıyla / Danışıp tartışıyor sanki bu arada / Ve tek başına insan, küçük bir krallık gibi / İç savaş buhranları geçiriyor. ' (William Shakespeare-Julius Caeser)
Joseph Vogl, Brutus'un isyanını, 'tereddüdün hayalet eylem ürettiği bölge' olarak görmüş. Biraz gölge boksu yapmak gibi bir duygu olmalı... Ya da tereddüde neden olan motor gücün provasını yaptığı bölge. Karşı karşıya gelenlere bakıldığında 'prensipler ve değerler sistemi'ni görüyoruz. 'Tereddüt' diyor Vogl, 'Bu dünyayı birarada tutan dikiş yerleriyle temasa geçer'...
İstanbul Erkek Lisesi yıllarımızdan en iyi tanıdığımız iki yazardan biri Goethe ise diğeri de tereddütsüz Schiller'di ve belki de bu nedenle 'Wallenstein Üçlemesi'ne dair uzunca bir bölümü özel bir ilgiyle okudum. Schiller'in 'hem dostları hem de düşmanları için bir sır' olan, unutulmaz, mütereddit komutanı Wallenstein'ın, askeri ve siyasi gücün keskin pratiği içindeki tuhaf tereddüdünün 'stratejik bir siyasi seçenek' olarak ortaya çıkması gerçekten de ilginçtir. Schiller de kahramanı Wallenstein'a şu sözleri söyletecektir:
'Dünya dar ve beyin geniş. / Kolaydır düşüncelerin yan yana oturması / Ne var ki mekanda sert çarpışıyor meseleler / Birisi yerini aldığında öteki yana çekilmek zorunda.'
Bu noktada 'Tereddüt Üzerine' kitabından biraz koparak General Wallenstein hakkında bir ek bilgi vermekte yarar var: Schiller'in bu gerçek komutanı bir tragedya kahramanı olarak seçmesi tesadüf değildir. Protestan bir ailenin çocuğuyken yetiştirildiği Cizvit papazlar nedeniyle Katolik olan Wallenstein'ın, bu iki din dünyası arasındaki meşhur Otuz Yıl Savaşları'ndan 17'ncisini yönetmiş olması ilginçtir. Tüm başarılarına rağmen iki kez İmparator tarafından görevinden alınan ve Eger'de bir kama darbesiyle öldürülen Wallenstein için Schiller, 'Tarihteki Wallenstein büyük değildi. Edebiyattaki de büyük olamayacaktır' diyor. Schiller'in üçlemesini de hatırlayalım:                  
1) Wallenstein'ın Karargahı                 
2) Piccolomini'ler ve                             
3) Wallenstein'in Ölümü.
Doksanlı yıllarda danışmanlığını yapma onuruna erdiğim Cumhuriyete Kanat Gerenler belgesel dizisinde bir portre olarak sunduğumuz ve özellikle Alman Dili ve Edebiyatı üzerine araştırmalarıyla bilinen eğitimci Prof. Dr. Melahat Özgü'nün Wallenstein'ın neden yenildiğine dair şu üç tespitini biraz konu dışına çıkıyor olmayı göze alarak aktarmak istiyorum:
'Wallenstein niçin yenilir?                     
1) Ahlaksızca ya da vicdansızca davrandığı için değil, vicdanıyla isteklerini birbirine bağlamak istediği için yenilir.
2)Vicdanı olmadığı için değil çokça olduğu için yenilir.
3)İmparatora 'ihanet' ettiği için değil ihanete geç karar verdiği için yenilir.'
Bu üçüncü tespit,  Joseph Vogl'un 'tereddüt' bahsi çerçevesine dönmemiz için sanırım yeterlidir. Joseph Vogl'un tereddütlere ilişkin, 'irdeleme iptilası' , 'teorize etme tutkusu', 'irade felci', 'irade blokajı', 'irade  patolojisi', 'aksiyon alerjisi', 'istemekten  kendi isteğiyle vazgeçen' ve de 'hastalıklı bir kesinlik arayışı' türünden ifadelerinin altını  özellikle çizdiğimi belirtmeliyim. Yolu iletişimden geçen herkesin yakından tanık olduğu bu nitelemeler olmasa, gerçekten de 'tüm ruhuyla bir iş yapmak isteyenler'le, kaytaranlar arasındaki yaman çelişkiyi anlamakta zorlanırmışız diye düşündüm.
Joseph Vogl, sadece Schiller'in Wallenstein'ını anlatmıyor bu konferansta. Robert Musil'in 'Niteliksiz Adam'ı, Kafka'nın 'Şato'su üzerinden ilerleyerek bir 'tereddüt yöntemi'nin ipuçlarını arıyor. Bulamadığı kesin. Vogl, finaldeki notunda bu eksikliğin farkında zaten. Ancak itiraf edelim: 'Tereddüt' üzerine az mı düşündük onun sayesinde?..

<p>Türkiye'de yeni bir siyasi partiye ihtiyaç var mı?</p><p>HDP tabanı hangi olaylar sonrasında part

HDP kapatılacak mı?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Yılanların yuttukları dev canlılar

Simpsonlar yine şoke etti! Bunu da bildiler