• $7,4387
  • €9,0138
  • 413.96
  • 1471.39
15 Haziran 2012 Cuma

'O zaman AB bize girsin bari' (!)...

Deprem olur, jeoloji dünyasını temsil edenler ekrandan sıra sıra görüş beyan ederler. 4+4+4 meselesi gündeme oturur; eğitim dünyasını temsil edenler bilirkişilik yapar. 'Muhafazakar sanat' tartışması açılır; doğal olarak kültür dünyasında kalem oynatanlar ne biliyorsa çıkar anlatır. Yargıda yaşanan 'izaha muhtaç' gelişmeler karşısında bu kez herkes hukukçu kesildi ve muhatapların kimliğinin birbirine karıştığı bu tuhaf 'niyet okuma' sürecinde 'hedefini arayan mesajlar' havada uçuşmaya başladı.
Yargının 'özel güç' kullanıp kullanmamasından başlayarak mesele ortasından kendiliğinden ikiye ayrılıveriyor. 'Yargı elbette 'özel güç' kullanacak' diyenler de kendi aralarında üçe beşe, 'Diğer mahkemelerin nesi var; yargının içinde ayrıcalık yapılmasın' diyenler de kendi aralarında ikiye üçe ayrılınca her birinin verdiği mesaj, boşlukta sarhoşlayarak dolanmaya başladı.
Son dönemde herkese bir 'oh!' çektiren bir tek net tavır var ortada... O da Başbakan'dan: 'Özel yetkili mahkemeler kaldırılabilir'... Mesele, özel yetkili mahkemelerin sınırlandırılıp sınırlandırılmaması sorusunu aslında çoktan aşmıştır.
Dünkü TÜSİAD toplantısında Başkan Ümit Boyner kendisine hükümet çevrelerinden getirilen 'Siz o zaman kendinize bir parti kurun' şeklindeki eleştirilere inat, konuşmasını 'ekonomi dışı konulara' (soft issues, bkz. 30 Mayıs günkü yazımız) ayıracağını belirtti. TÜSİAD üyelerinin ve Türkiye'nin ekonomisinin nasıl 'ekonomi dışı konulardan' etkilendiğini anlattı...
Mükemmel bir hatip olduğuna bir kez daha tanıklık ettiğim AB Bakanı Egemen Bağış ise başta Başbakan olmak üzere hükümetin 'ekonomi dışı' konularda ne kadar başarılı olduğunu örnekleriyle anlattı... Medeni tartışmanın medeni bir örneğini verdi.
Hele de Javier Solana'nın şu sözü bence tarihe geçecek nitelikteydi: 'Türkiye bugün için AB ülkelerinin tamamından daha önemlidir!'... Neredeyse insana, 'O zaman bizim AB'ye dahil olmamız yerine AB bize girsin' dedirtecek türden bir iddia...
Ülkemizin, hukuku, gizlenerek gömüldüğü siyasetin içinden kazıyarak (kürete ederek) siyasetüstü bir pozisyona taşıyacak politik öngörüye ihtiyacı var. Hedeflerini arayan mesajların, havai fişek gibi boşlukta gelişigüzel savrulmaktan kurtulması, siyasetin dar koridorlarındaki dedikoduların üzerini aşarak, bizzat vatandaşa ulaşması şart.

<p>Peki, önümüzdeki günlerde Paşinyan'ı neler bekliyor?  Azerbaycan-Ermenistan hattında neler yaşanı

İskender füzesi iddiasının sebebi ne?

Öğretmenlere koronavirüs aşısının yapılmaya başlandı

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar A-400M hangarını ziyaret etti

Balıkçı ağlarına bin yıllık tekne parçaları ile 13 amfora takıldı