• $7,4276
  • €9,0126
  • 442.908
  • 1540.21
06 Ağustos 2011 Cumartesi

Çin işi ordu (!)..

AK Parti Kütahya Milletvekili Soner Aksoy'un Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilgili getirdiği eleştiri ve yaptığı veciz tespit, siyasi iletişim tarihine geçmiştir: 'Çin ordusunda bu kadar general yok'...
Vatan Gazetesi yazarı Murat Çelik tartışma konusu general sayılarını araştırmış. Türkiye dünyadaki general sayısı sıralamasında 8. sırada yer alıyormuş.
Asker ve 1.000 askere düşen general sayıları ülkelere göre şöyle sıralanıyormuş: 1) İngiltere: 186 bin / 4.4; 2) İtalya: 180 bin / 2,3; 3) Yunanistan: 142 bin / 2,2; 4) İspanya: 129 bin / 1,97; 5) Fransa: 217 bin / 1,55; 6) Almanya: 188 bin / 1,07; 7) Polonya: 134 bin / 1,5; 8) Türkiye: 582 bin / 0,62; 9) Amerika: 1 milyon 497 bin / 0,33 10) Çin: 2 milyon 285 bin / 0,08...
Türkiye'yi medeniyet yarışında her konuda Avrupa ülkeleriyle karşılaştırma refleksimiz gelişmişken, birden kalkıp bizimle hiçbir gerçekliği benzeşmeyen Çin'le yapılacak bir kıyaslama, Kürşat Bumin'in deyişiyle 'Bir fikri değil, daha çok bir ruh halini gösteriyor' olabilir...
Şu sıra, enine boyuna düşünülmeden, tartılıp ölçülmeden edilen laflar, hükümeti ve Başbakan Tayyip Erdoğan'ı zor durumda bırakabiliyor... AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Bülent Gedikli'nin, 160 milyar dolarlık perakende sektörünün ve genel anlamda piyasaların beline vuran ve anında etkisini gösteren, 'kriz geldi geliyor, alışveriş yapmayın, dikkatli olun' türünden 'korkutucu' açıklamalarını, iletişim kazalarının, çok kısa zamanda ve olayı tamamen lehine çevirerek üstesinden gelebilen Sayın Başbakan çok iyi göğüsledi. Bakalım bu 'Çin işi ordu meselesi' unutulup gidecek mi?...

Bozcaada onu bağrına basmaya hazır
Çavuş üzümü yetiştirecekmiş... Çok sevindim...
Artık Bozcaada muhabbetleri için çok daha fazla zamanımız olacaktır... Adanın 'entelijansiyasının genel koordinatörü' diye takıldığım sevgili Haluk Şahin de herhalde bu işe benim gerekçemle sevinmiştir... Her ne kadar gazetecilik dünyasından bir yıldızın kaymış olmasına üzülsek de...
Dış politika yazarları medyanın içinde farklı bir yer tutarlar... Onların kumaşı değişiktir... Dünyayı izleme imtiyazı ve zorunluluğu onları diğer medya mensuplarından her zaman bir kat yukarı çeker... Ferai Tınç  işte o özel insanların arasında da farklı bir yere sahipti...
Onu benim eski 'silah arkadaşım' ve sevgili dostum Lütfü Tınç'ın eşi olarak tanımıştım. 80'li yılların başıydı... Ferai Tınç sadece Ertuğrul Özkök'ün dün altını çizdiği gibi mükemmel bir gazeteci değildi, Mustafa ve Mehmet adlarında iki tane aslan gibi delikanlıyı yetiştirmiş ve onca işinin arasında hiçbir zaman ailesini ihmal etmemiş, dengelerinin, huzurlarının bozulmasına hiçbir zaman müsaade etmemişti... Ferai'nin tüm yazılarında 'akıl, çalışkanlık ve şefkat' üçlüsünün yön verdiği bir sağduyunun, vicdanın izlerini bulabilirsiniz... Gündelik hayatta nasıl konuşursa,  yazılarında da öyledir. O kendine özgü, anaç ve kadınca adalet duygusundan hiç uzağa düşmeden ve ama sözünü de esirgemeden...
O tüm gazeteci arkadaşlara sadece mesleki başarısıyla değil, vakar içinde meslekten ayrılışı sırasında yayınladığı veda yazısıyla da bir mihenk taşı, nirengi noktası (benchmark) olarak kalmayı sürdürecektir...
Adada buluşmak üzere sevgili Ferai kardeşim...

<p><span>İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü Ekipleri HDP Binası'na 6 saatlik

Kandil değil HDP binası

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Mustafa Şentop'u ziyaret etti

Dünyanın en pahalı savaş jetleri hangileri? İşte dudak uçuklatan fiyatlar