• $7,3606
  • €8,9526
  • 436.792
  • 1536.11
07 Mayıs 2011 Cumartesi

Bin Ladin'e siper olan kadın

ABD'nin, 'Her şeyi yapmaya muktedir' olduğunu düşünenlere itirazları pekiştiren hatalar yaptığını dün Deniz Ülke Arıboğan hocam da yazıyordu. 'Geronimo'yu harekatın ismi olarak mı, yoksa Bin Ladin'i kodlamak için mi kullandıkları pek belli olmasa da Apaçiler, tarihi şeflerinin adının kullanılmasını Obama'ya bir mektup yazarak protesto etmişler. Bu operasyonun iletişimiyle ilgili küçük gibi görünen bir hatayı da ben tespit etmiş olayım:
 Sen efsane olmasının önüne geçmek için ardında mezarı kalmasın diye ölüsünü denize at; ondan sonra da tut, 'işte böyle güçlü bir operasyondu' demek için dünyaya yaydığın simülasyonda, Bin Ladin'in beş karısından en genci olan Emel Al-Sadah'ı, 'efsane kadın' haline getir. Emel Al-Sadah, öylesine zarif bir beden diliyle 'kendini kocasına siper eden fedakar kadın' olarak yansıtılmış ki, ABD'li iletişim uzmanlarının hizmet verdikleri istihbarat örgütlerini yönlendirme konusunda etkisiz kaldıklarını düşünmeden edemiyorsunuz.

Sen çok yaşa Erol!
Bir keresinde Sezen Aksu demişti ki, 'Bir ev hanımı düşün... Parçayı ilk kez dinledi... Hadi diyelim ikinci kez de dinledi. Hemen ardından mutfakta patlıcan kızartırken o parçayı mırıldanabiliyorsa, hiç korkma o 'hit' olacak demektir...'
Son derece yalın, ancak bir o kadar da karmaşık bir 'popüler kültür' tespiti... Patlıcan kızartan ev kadının yanına ne kadar çok kitle ekleyebilirseniz, ticari başarınız da o kadar fazla oluyor... Siyasi iletişim de öyle değil midir? İki soru yöneltin çevrenize:

1. Hangi parti ne vaat ediyor? (Somut ve soyut... Esenlik odaklı...)
2. Hangi partinin vaatlerini gerçekleştireceğine inanıyorsunuz?

Sonra yanıtların ne kadar çabuk ve ne kadar yalın olduklarına bir bakın... En hızlı ve yalın yanıt aldığınız parti, siyasi iletişimi diğerlerine oranla daha iyi yönetiyor demektir...
Erol Evgin'in son albümünü dinlerken, durumu bu iki soruyla hemen tespit ettik: Bu albümden en az 4 tane hit çıkar! Bunların en az ikisi, popüler kültürde en zor olan şeyi başarır. Yani, pop klasiği haline gelir...
Albüme adı verilmiş olan bir 'Gözbebeğim Sen Çok Yaşa!' var ki... İnanılmaz bir kitle etkisi yaratmaya namzet... Alın, gözünüz kapalı bir şekilde dilediğiniz siyasi partiye, futbol kulübüne, liseye, şirkete 'kurumsal şarkı yapın'... Sonsuza dek unutulmasın... En az bizim İstanbul Lisesi'nin (onun da Silahlı Kuvvetler'den adapte olduğu söylenir) 'Uğrundan oymağın her zinde ferdi' diye başlayan marşı kadar uzun ömürlü olur...
Parçanın müziği, sözlerin büyük kısmı ve düzenlemesi Murat Evgin'e ait.
Nazım Hikmet'in de kullandığı diyalektiğin ünlü sözü 'Babamdan ilerideyim, oğlumdan geri' sanki burada da hükmünü sürdürüyor... Erol'un bir de torunları geliyor ki, sormayın... Çağdaşı olmaktan onur duyduğum, 50 yıllık sevgili dostum Erol Evgin'in toplumumuzdaki yeri hep özel olacaktır, diyalektiğin yasalarını zorlarcasına...
Bu aile boyu işte ilk parçanın bir de yavaş (ninni tarzında) versiyonu var. 12. Parça... İşte o benim ve eşimin favorisi... 'Gözbebeğim senin uğruna katlanırım ben hayata' satırına gelince, içimiz bir tuhaf oluyor her defasında...
İşte diğer favorilerimiz: 3. Parça 'Anılarla Yaşamak' (Müzik: Murat Evgin, Söz: Aysel Gürel), 4. 'Kalbimi Kırdın da Gönül Almadın' (Söz ve Müzik: Erol Evgin); 5. 'Ne Hazandayım Ne Bahardayım' (Müzik: Erol Evgin, Söz: Aysel Gürel), 6. 'Gel Otur Yanıma' (Söz: Erol Evgin Müzik: Murat Evgin)...
Bizimkiler statlarda takımlarına... 'Söyle senden başka kimim var benim!', 'Ölmeye, gömmeye geldik!' diye bağıracaklarına, keşke 'Gözbebeğim sen çok yaşa!' diye seslenebilseler... Ya da siyasi partiler... Bir gün bu kadar duyarlı bir rekabet ortamı yaratabilecek miyiz dersiniz?..

<p>Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella, hükümet krizini aşmak için yarından itibaren parlamentoda temsil

İtalya'da hükümet krizi... Conte gitti, şimdi ne olacak?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Muğla'da tarım alanları su altında kaldı

Diyarbakır'ın ''çılgın projesi''ndeki ilerleme üreticiyi sevindirdi