• $8,4705
  • €10,2921
  • 501.151
  • 1441.33
16 Aralık 2013 Pazartesi

Yok başlık maşlık!

Maçı 1-0’a getiren golde Oğuzhan’ın ara pası mı, Olcay’ın asisti mi daha güzel? “Zappa” Almeida’nın oraya yaptığı koşu mu yoksa tek vuruşu mu daha güzel? Hepsi güzel ama açık ara en güzeli, golden sonra tüm takımın Tolga’ya koşması. Maçtan önce pankarttaki annesinin resmini öpen Tolga’nın Beşiktaş’ın “yeni ruhu” olması.
Endüstriyel futbol çağında her şey sadece ruhla başarılsaydı zaten Beşiktaş son 10 yılda bu kadar az şampiyon olmazdı. Maalesef günümüz futbolunda ruh kadar doğru strateji ve kolektif futbol aklı da gerekiyor. Mesela 7. dakikada rakip yoğun bir pres yaparken orta sahanın sağında 4 Beşiktaşlı’nın kurduğu tek pas trafiği kolektif akla güzel bir futbol örneğiydi. 9. dakikada Almeida’nın Fernandes’i gol pozisyonuna soktuğu tek pas daha da başarılı bir örnekti. 25. dakikada maça sol açık başlayan Olcay’ın savunmanın hemen önünde sağ içte yaptığı kritik müdahale ise ruh ve kolektif aklın iyi bir senteziydi. Ancak o pozisyon da 16. dakikada rakibin bulduğu basit gol pozisyonu da Beşiktaş takım savunmasındaki en büyük eksikliği ortaya çıkarıyor. Beşiktaş savunması pozisyon almakta, kademe anlayışını sahaya yansıtmakta zaman zaman çok yavaş kalıyor. Ruhun akla, ayakların beyinlere yetişemediği pozisyonlarda işler sarpa sarıyor.
O yüzden tecrübeli, hızlı düşünen, savunmayı-kademeyi çabuk organize eden “kazandıran lider” karakterli bir merkez savunmacı transfer etmek şart! Yönetimin bu transferi bağıra çağıra değil de disiplinli bir sessizlikle yapması lazım. Mümkünse şartlar zorlanıp bir de sağ bek alınmalı çünkü Serdar Kurtuluş bir kez daha rakibin “en etkili” oyuncularından oldu. Fernandes’teki düşüş ise artık “uçurum safhası”na girmiş durumda.
Maç 2-1’e geldiğinde Beşiktaş 70 dakikada 79 pas hatası yapmış, Bilic gerekli oyuncu ve kurgu değişikliğinde çok geç kalmıştı. Ancak hepsi bir yana yönetimin bu sabah ilk yapması gereken, transfer edilecek isimler hakkında değil de ligde Beşiktaş aleyhine çarpıtılan kurallar üzerine yüksek sesle konuşmak olmalı. Maçın asıl kopma noktası Donk’un yaptığı dünya futbol tarihinde eşine az rastlanan anti-centilmenlikti. Tüm futbolcuları ve izleyenlerin hepsini aptal yerine koyup sadece kendisini akıllı zannetmek çirkinliğiydi.
Buradan tüm İspanya ligi futbolcularına sesleniyorum: Ronaldo ya da Messi kopup giderken alın bir top daha ayağındaki topa atın! Hakem Barış Şimşek ise çıkarıp kafalarına krampon bile atabilirsiniz. Taçları topun çıktığı yerden en az 5 metre ileriden kullanın! Nasıl olsa haksızlığa isyan edenlere kart çıkartabilir. İspanya’da, Almanya’da falan Şimşek’i korner direği olarak bile sahaya sokmazlar o ayrı! Türk futbolu ve Beşiktaş’ın asıl meselesi de bu değil mi zaten?

<p>Bedir Acar: </p><p>'Kur'an'da iki yerde geçen ve Hz. Ya'kūb'un ikinci adı veya lakabı olan İ

Vicdan öldüğünde geriye ne kalır?

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, emekli öğretmenlerle çevrim içi bayramlaştı

İşgalci İsrail, içlerinde hamile bir kadınında bulunduğu ailenin tüm fertlerini öldürdü

Mehmetçiğin dikkati Doğu Akdeniz'de faciayı önledi