• $7,2993
  • €8,7725
  • 403.447
  • 1533.03
24 Haziran 2012 Pazar

'Xaviesta' = Zidane?

Dün Zidane'ın doğum günüydü. Fransa, İspanya'yı son kez elediğinde Zidane'ın fendi tiki-taka'yı yenmişti. Mücevherin ete kemiğe bürünüp futbolcuya dönüşmüş versiyonu Zidane, iki takım arasındaki belirleyici farktı.
Zidane sonrası ise Fransa 'Yeni Zidane'ını aramakla geçirdi. Meriem, Gourcuff vs tüm 'Eski 'Yeni Zidane'ları' saysak bizim gazeteden Marsilya'ya yol olur! Ancak Zidane sonrası Zidane kalitesine yaklaşmayı başarmış birkaç oyuncu varsa hepsi de İspanya forması giyiyor. Xavi ile Iniesta ikisi bir araya gelip 'orta saha sanatının Voltran'ı'nı oluşturduklarında 'Xaviesta' saha içinde 'Yeni Zidane' farkı yaratıyor.
Blanc da bunu farkındaydı. Bu yüzden Iniesta'nın karşısında 'çift dikişli kademe'yle başladı. Ancak Reveillere ve Debuchy'li iki sağ bekli format, Iniesta'nın Alba'yı devreye soktuğu andan itibaren mavi ekran vermeye başladı. Gol de o kanattan bir Iniesta-Alba ortaklığı sonucu geldi. O pozisyonda Alonso'nun orada olması tesadüf değil, bizzat Del Bosque dönemi İspanya'sının alametifarikası. Ne de olsa Alonso, Del Bosque İspanya'nın başına geçtiğinden beri Torres'ten çok gol attı hatta Villa'dan sonra takımın en golcü 2. ismi olmayı başardı.

PRES FARKI
Peki, Fransa'nın orta sahasındaki oyuncular İspanya'nınkilere göre bireysel yetenekler bağlamında çok mu kötü? Sanki asıl sorun aralarındaki beyinsel bağlantıların İspanya orta sahaları kadar sağlam olmaması. Fransa'nın en büyük yetenekleri takımdan çok kendileri için oynuyorlar gibi. Hele topu kaptırdıktan sonra Fransa için hiç oynamıyor gibiler. İspanya ise Fransa'nın aksine topu kaybettiği anda ve yerde geri kazanmak için amansız bir prese başlıyor. Fransa ise topu geri kazanmayı beklerken geri çekiliyor. İlk yarıda Blanc yönetimindeki Fransa ilk kez topa %50'nin altında (%35) sahip olurken aradaki belirleyici fark da bu topu kaybettiği anda İspanya'ya göre neredeyse hiç gösteremedikleri reaksiyondan kaynaklandı.
Belki Fransa ne yaparsa yapsın İspanya'ya elenecekti. Ancak ilk 11'de Menez, Nasri, Valbuena'larla başlasaydı en azından pas ve hücum pres savaşı verip çarpışa çarpışa elenirken futbolseverlere zevk verecekti. O yüzden yenilsen bile Zidane gibi taviz vermeden yenilmek daha az kötü!

<p>Türkiye, adı sonradan 'post-modern darbe' olarak konulan müdahaleyle 24 yıl önce tanıştı. Peki, b

28 Şubat bitti mi? 28 Şubat'ın dinamikleri neler?

Çorum'da 7 bin 291 litre sahte içki ele geçirildi

İstanbul'da yüzde 50 kapasiteyle kafe ve restoranlar ilk müşterilerini aldı

Yeni normalleşme süreciyle okullarda yüz yüze eğitim başlandı! İşte ilk kareler