• $8,4873
  • €10,0637
  • 494.006
  • 1413.8
26 Eylül 2015 Cumartesi

UMUT’LU MU UMUT’SUZ MU OLMAK GEREK?

Maçın başında Galatasaray’ın yediği gol % 99 sarı kırmızılı savunmanın yerleşim hatasından kaynaklandı. Rakip oyuncu sol kanatta çizgiye yakın yerden ceza alanı içine pas vermek üzereyken nedense Galatasaray’ın sağ stoperi Semih değil de sol stoperi Hakan Balta kendi savunmasının sağındaki kademeye girmeye çalıştı. Pozisyonda rakibin topunu kesmek için sağ ayağını uzatması gerekirdi ancak Hakan Balta içgüdüsel olarak dominant ayağı olan solunu rakibi savunmak için kullandı. Pozisyonda rakip, topu içeride golü atacak Muhammet’e gönderemese bile orada Hakan Balta’nın sol ayağından sekebilecek top zaten Galatasaray kalesinde tehlike yaratacaktı.

Peki, yenilen golde tek hata bu sezon şu ana kadar Galatasaray’ın en iyisi olan Hakan’da mı? Kesinlikle hayır. Çünkü ilk yarının tamamında Gaziantep 3’ü Muslera’nın koruduğu kaleye isabet eden 9 şut attı. Hâlbuki Gaziantep bu haftaya kadar kadroda eksiği yokken oynadığı 90 dakikalarda en fazla 4 isabetli şut atmıştı. Lakin Galatasaray takım savunması o kadar yanlış yerleşti ki adeta rakibe ısrarla gol davetiyeleri gönderdi.

İlk 45’te skoru 1-1’e getiren golde stoperden sağ beke devşirilen Denayer’in asistini izledik. İdeal mevkisinin dışında oynamasına rağmen Belçikalı genç yetenek mücadele gücü ve sağlam oyun karakteriyle oynatıldığı yerin gereklerini yapmak adına sahaya yüreğini koydu. Ancak Galatasaray’ın bu geri 4’lü kimyasında ofansif olarak daha çok kullanılması gereken bek soldaki Carole’dü. Ancak nedense Fransız sol bek daha çok stoperleriyle aynı çizgide kalıp ilk yarıyı sahanın en çok ikili mücadele kazanan oyuncusu olarak tamamladı.

Maçı 1-1’e getiren golde Denayer’in gayretinin yanı sıra Podolski’nin fiziksel açıdan hazırken ne kadar etkili bir takım oyuncusu olduğunu izledik. Pozisyonu hem doğuran, hem geliştiren, hem de bitiren Alman yıldız oldu. İlk yarıda attığı golün yanı sıra bir de 4 tane anahtar pas (yani pası alanlar pozisyonu gole çevirse asist olacak pas) verdi. Son Dünya Kupası şampiyonunun 10 yıldır vazgeçilmez parçası olan Podolski’nin ilk yarıda bir kendi ortasına kafa vurmadığı kaldı, Galatasaray takım hücumunu o kadar sırtında taşıdı. Çünkü Umut ilk yarıda ofansif açıdan ne kadar yapılabilecek yanlış varsa hepsini yaptı.

Galatasaray’da ilk 45’in bir başka fark yaratan ismi Bilal’di. 10 numara mevkisinde kendini 30’undan sonra geliştirip milli takıma seçilen Bilal, daha defansif bir görevde ilk yarının hem en çok koşan Galatasaray formalı oyuncusu oldu hem de 6 ikili mücadelede fark yarattı.

2. yarıda Umut gole çevirdiği karşı karşıya pozisyonu da kaçırsaydı tribünlerden yoğun tepki görmesi içten bile değildi. Golün hemen sonrasında Umut’un farkı 2’ye çıkaracak pozisyonda kaçırdığı fırsat ise yeterince manidar: Bu sezon ligde süre aldığı 233. dakikada 2. başarılı şutunda galibiyet golünü atan Umut, durmuş bir saatin günde iki kez doğru zamanı göstermesi misali mi yani?

Maçı beraber izlediğim iki Galatasaraylı arkadaşa göre öyle ama Sinan Gümüş’ü yedek bırakan Hamza hocaya da bu soruyu sormak ve cevabını dinlemek gerek.

<p class='MsoNormal'>Türkiye'nin birçok bölgesinde devam eden orman yangınlarına  müdahaleler devam

Müge Anlı'dan evleri yanan köy halkına ziyaret

Tarihi değiştiren araştırma: Machu Picchu'nun bilinenden daha eski olduğu ortaya çıktı

Kemerköy Termik Santrali'ne yaklasan yangin havadan görüntülendi

Evsel atıklar burada elektrik enerjisine dönüşüyor