• $8,4396
  • €10,0747
  • 492.239
  • 1392.91
7 Eylül 2015 Pazartesi

Telaş dışarı akıl içeri…

Hollanda ile Letonya her ne kadar çok farklı geçmişlere ve futbol güçlerine sahip olsalar da iki maçta da yapılması gereken bir olmazsa olmaz vardı. Letonya maçında 27. gol girişiminde ancak yaptığımızı dün bizzat (Arsenal’in yanı sıra) Hollanda altyapısında da yetişmiş olan Oğuzhan, birinci net pozisyonumuzda yaptı. Letonya maçındaki vuruşlarımızdan farklı olarak en büyük rakibimiz olan telaşımızı bastırdı, sabırla, doğru zamanlamayla, doğru yere vurdu, gol oldu.
Benim her zaman için daha önceki milli maç deneyimlerimden bir teorim var. Ama tamamen yaşadığımız acı-tatlı pratiklerin toplamından çıkan bir teori: “Türkiye Milli Takımı, skoru korumak istiyorsa yapacağı en doğru şey, skoru artırmaya çalışmak.”
Yıllardır bunu en iyi bilen isimlerin başında gelen ve İspanya La Liga gibi dünyanın en kaliteli futbol oynanan liginde fırtınalar estirmesine rağmen Milli Takım’la sadece 2008’de bir genç yetenekken turnuva gören Arda Turan, ikinci golümüzde gelişmiş futbol aklının yanı sıra bu birikmişlik psikolojisiyle de vurdu. Yine gol oldu. Birinci golümüzde Arda’nın yaptığı asistte de aynı böyle futbol aklı ve bir turnuvaya artık gitme hırsının şık bir birleşimini izledik.
İlk yarı boyunca De Vrij hariç ya çok çaylak ya da çok formsuz olan Hollanda savunmasının tüm zaaflarından faydalandık.
İkinci yarıya daha çok takım savunması merkezli başladık. Ancak Amsterdam’daki son 10 dakika ve üç gün önceki Letonya maçındaki gibi bilinçsiz, organize olmadan kapanmadık. Bu kez herkes adamını ve alanını iyi tarayıp, doğru pozisyonlar alırken bir gözümüz de hep kontrada oldu. Yorulanlar, yıprananlar tam zamanında çıktılar. Yerlerine girenler, oyun aklımızı güçlendirdiler.
Caner maçın sonlarında skoru korumanın bizim için en kestirme yolu olan skoru artırma konusunda çilingir niteliğinde bir performans sergiledi. Burak’ın golüyle sadece Play-Off umudumuzu sürdürmekle kalmadık aynı zamanda yine final niteliğinde olan İzlanda ve Çek maçlarında neyi yapmamız gerektiğinin 90 dakika boyunca en doğru örneklerini verdik.
Kim ne derse desin, bizim yorumculuk işinden ekmek yiyen herkes, Milli Takım’ın tökezlemesine en az futbolcular ve teknik heyet kadar üzülür. Dün geceki gibi her dakikasından akıl ve kalite fışkıran bir oyundan sonra ise bizim işten ekmek yiyen herkes en az futbolcular ve teknik heyet kadar sevinir. Ülkemizde yaşadığımız tüm olumsuzluklara rağmen, en azından iki saatliğine…

<p>4 gündür Türkiye'nin farklı illerinde yaşanan orman  yangınlarına müdahaleler devam ederken son o

Yangın nedeniyle otelden tahliye edilen Songül Karlı korku dolu anları anlattı

İki deli bir araya geldi: Adana'da Balotelli izdihamı

Bakanı Kurum, Antalya'da incelemeler yaptı

İstanbul'da tramvay raydan çıktı